Kategoriler
Fotoğraflar

Yeni Renault CLİO Bursa’da üretilecek

Dünya Gazetesi’nde yer alan habere göre, Oyak Renault Genel Müdürü Antoine Aoun, yeni Clio’nun Bursa fabrikasında üretime başlayacağını söyledi.

Aoun, “2019’un en önemli atılımı bebeğimiz, yeni Clio, çok yakında fabrikamızda üretilmeye başlayacak. Mart ayının ilk haftasından itibaren Cenevre Fuarı’nda yeni Clio’muz görücüye çıkacak” dedi.

Aoun ayrıca, Oyak Renault’nun ihracat ağırlıklı çalışması nedeniyle otomobil satışlarında yaşanan düşüşün kendilerini etkilemediğini söyledi. (Reuters)

Kategoriler
Manşet

Otomobilinizin kışlık bakımlarına dikkat 10 bin lira zarar edebilirsiniz

Kış aylarının gelmesiyle birlikte, araç sürücülerinin yaptırması gereken ‘kışlık bakımların’ yapılmadığı takdirde, motorda ciddi sıkıntıların meydana gelebileceği belirtildi. Yapılmayan kışlık bakım, 10 bin liralık zarara yol açabilir.

 

Türkiye’de 23 milyona yaklaşan kayıtlı araç sayısı, yaz aylarında olduğu kadar kış aylarında da kullanılıyor. Sürücüler, günlük aktif olarak kullandıklarını araçlarının bakımını aksatmamaya özen gösterirken, bazıları ise araç bozulmadan servislerin ve tamircilerin yolunu tutmuyor. Özellikle kış aylarında araçlarda uygulanması gereken bazı püf noktalar, hem araçların ömrünü uzatıyor, hem de zamanla oluşabilecek zararların önüne geçiyor.
Kış aylarında araçlarda yapılması gereken uygulamaların en başında kış lastiklerini taktırmak gelirken, araçların motor sıvısına konulması gereken antifriz de bir o kadar hayati önem taşıyor. Termometrelerin sıfırın altına düşmesi ile antifriz olmadığı için donan motor sıvıları, motor bu şekilde çalıştırıldığı takdirde yaklaşık 10 bin TL’ye kadar masrafa yol açabiliyor. Aracın marka ve modeline göre fiyatları değişen kışlık bakımlar ise, hem motorun ömrünü hem de ilerleyen zamanlarda oluşabilecek yüksek maliyetlerin önüne geçiyor.

oto-bakim2

KIŞIN ANTİFRİZİN ÖNEMİ

Ordu eski sanayi sitesinde yağ değişim ve periyodik bakım ustası Ersan Akyürek, özellikle antifrizin öneminden bahsetti. Kışlık bakımların motor performansını da arttırdığını ileri süren Akyürek, “Antifriz kış aylarında çok önemli, aracın suyunun donmasını engeller. Soğuk havalarda aracın daha rahat ve kolay çalışmasını sağlar. Yağın kilometresi dolduğu zaman yağ incelir ve motor yağı yanar. Ancak değiştiği takdirde motorun çalışması daha rahat olur. Bunların yanı sıra aracın filtreleri de değiştiği zaman aracın performansı da artar” dedi.

KIŞLIK BAKIM YAPILMADIĞI TAKDİRDE MOTORDO ZARAR MEYDANA GELEBİLİR

Kış aylarında araçlara yapılması gereken işlemler hakkında sürücülere uyarılarda da bulunan Akyürek, “Araçlara antifriz koyulmadığı takdirde zaman içerisinde motor içinde paslanmalar meydana gelir. Sudan kaynaklı paslanma olduğu zaman, araca antifriz eklenince kanallarda patlama ve sızıntı meydana gelebiliyor. Kış aylarında antifriz olmadığı için motor suyu donarsa, aracın radyatörüne ve borularına zarar verir. Sürücüler, kışlık bakımdan kaçarken daha büyük külfetle karşılaşabilir. Aracın motorunun blok patlamasına kadar gidebilir” şeklinde konuştu.


ZARAR GÖRE ARACIN MASRAFI 10 BİN TL’YE KADAR ÇIKABİLİR

Ortalama bir aracın kışlık bakımının 350-400 TL arasında yapıldığını ifade eden Akyürek, “Kışlık bakımların yapılmadığı takdirde araçların masrafı 10 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Bu yüzden araçlarda kışlık bakımların yapılması şart” ifadelerine yer verdi.

 

 

KAYNAK:İHA

Kategoriler
Manşet

Skoda Fabia 1.0 Tsi Dsg Style Paket detaylı inceleme

Değerli okuyucularım,

Yaklaşık üç haftadır kapsamlı olarak denediğim Skoda Fabia 1.0 tsi dsg 110 beygir 200 nm torklu motora sahip Fabia hakkındaki gözlemlerimi size aktaracağım,

Performans,

arkadaşlar araşta 1.0 litre 3 silindirli turbo bir motor bulunmakta aynı motor seat vw audi markalarının bir kaç modelinde daha bulunmakta bildiğiniz eski 1.2 tsi motorun revizyon görmüş ve geliştirilmiş olanı olarak düşünebilirsiniz.

Skoda Fabia 3 Fabia 2 ye göre daha stabil olmakla beraber aktarma organları ve dsg nin uyumu gerçekten zirvede diyebilirim sarsıntısız geçişlerle beraber çok sessiz bir motor çok iyi kombin sağlamış.

araç 0-100 km hıza 9,4 saniyede çıkıyor ve sport mod seçeneğinde 200nm torku hissedebiliyorsunuz 3 silindirin çalışma sesi de gayet tatminkar.

uzun yolda 100 km mesafede 4 litre yakıt tüketmekte ( 70-90 km hız aralığında)

aynı mesafe yolu git gel olarak aynı sürüş tekniği ile denedim sonuç değişmedi ve şaşırtmadı

akşam gittiğim yolu sabah geldim ve aynı yakıt oranı ile yolculuğumu tamamladım.

sabit hızlarda araç gerçekten az yakıyor.

70-90 km aralığında 4 litre

90-120 km aralığında 5 litre

110-130 kmh aralığında 5,5 litre

tüketiyor 200 kmh sabit hızda ise 9 litre yakmaktadır

donanım ve konfor nasıl diyorsanız

araç donanım olarak epey dolu ve kullanışlı şekilde sunulmuş zaten gördüğünüzde anlayacaksınız çok fazla detay isterseniz yorum olarak yazarsanız konuya gözlemlerimi tecrübelerimi ekleyebilirim.

bunun yanında konfor olarak koltuklar gayet iyi ve sarıyor sizi torpido ve araç içi sizi boğmuyor tavan boyu yüksek ön cam görüş alanı açık arka koltuk diz mesafesi gayet yerinde bagaj kısmındaki poşetlikler şemsiye koyma alanı ve yan saklama alanları sizin için büyük nimet olacaktır emin olabilirsiniz.

lastik olarak benim araçta kumho marka lastikler vardı bazı araçlar nexen ile geliyor ama lastik seçme imkanınız varsa kumho olarak aracınızı almanızı öneririm.

 

araç performansını biraz daha yükseltmek için chip tuning düşünürseniz bu işte uzman bir firmanın ülkemizde olduğunu unutmayın aracınızın günü 135 beygir ve 240 nm tork seviyelerine çıkarabilirsiniz.

ekonomi ve performansı bir arada yaşayabilirsiniz.

kutu içi K&N filtre ile bu güç 139 beygir civarına çıkıyor.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

2019 Volvo V60 Cenevre Otomobil Fuarı’nda ortaya çıktı

Volvo’nun en yeni modeli gün yüzüne çıktı. Station karoserli V60, ağabeyi V90’dan izler taşıyor. İsveçli marka Volvo ise bu fuara önemli bir modelle geliyor. Markanın station karosere sahip modeli V60… Yeni nesline kavuşan model tıpkı ağabeyi V90’a benziyor.

2019 Volvo V60 Cenevre Otomobil Fuarı'nda ortaya çıktı

Oldukça teknolojik görünen otomobilde XC90 ve S90 ile başlayan ve zamanla diğer modellere de entegre edilen tasarım anlayışı göze çarpıyor.

2019 Volvo V60 Cenevre Otomobil Fuarı'nda ortaya çıktı

Thor’un Çekici’nden esinlenerek tasarlanan T formundaki LED’ler ön tarafta dikkat çekerken, arka bölümde ise yine LED’li stop grubu öne çıkıyor.

2019 Volvo V60 Cenevre Otomobil Fuarı'nda ortaya çıktı

Volvo’nun SPA altyapısı üzerine inşa edilen otomobil İsveçli marka için iki hibrit motor seçeneğiyle Avrupa’ya adımını atacak ilk model olma özelliği de taşıyor.

2019 Volvo V60 Cenevre Otomobil Fuarı'nda ortaya çıktı

Bir station otomobilden beklendiği gibi Volvo V60 da bolca yaşam alanı sunuyor.

2019 Volvo V60 Cenevre Otomobil Fuarı'nda ortaya çıktı

Selefine göre 100 kg artışla artık 841 litrelik bir hacme sahip olacak otomobilin arka koltukları katlandığında ise bu hacim 1364 litreye kadar çıkartılabiliyor. V60, 4761 mm uzunluüu, 2872 mm aks mesafesi ve 1427 mm yüksekliğiyle yolculara da bolca yaşam alanı sunacak.

2019 Volvo V60 Cenevre Otomobil Fuarı'nda ortaya çıktı
Ailenin diğer üyeleriyle benzer bir iç mekana sahip otomobilde 9 inçlik ve en son nesil akıllı telefonlarla uyumlu bir multimedya ekranı sunuluyor. Bunun yanı sıra diğer teknolojik özellikler de kardeşleriyle aynı.
V60’da otomatik acil frenleme, yaya, hayvan ve bisiklet sürücülerini algılama, şeritte tutma, sürücü yorgunluk uyarısı, 360 derece kamera, geri bölge trafik asistanı gibi yüksek seviye yardımcı elemanlar görev yapıyor.
Aracın kaputunun altında ise benzinli dizel ve hibrit olmak üzere üç farklı seçenekle satın alınabilecek. Aracın hibrit versiyonu ise önümüzdeki yıl yollara çıkacak.

kaynak:ahaber

 

 

 

 

 

Kategoriler
Manşet Motor

Yamaha yenilenen ürün gamı ile sektörü hareketlendirecek

Motosiklet severlerin ilgiyle beklediği Motobike İstanbul Fuarında Yamaha Motor, yenilenen modelleri ve geniş ürün gamı ile yine iddialı…

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl yenilenen ürün gamı ile merakla beklenen Yamaha, 2018 sezonunun modellerini 22-25 Şubat tarihleri arasında Motobike İstanbul’da meraklıları ile buluşturacak. Marka, yenilikçi dizaynları ve vazgeçilmez modelleri ile sektörde bu yıl da istikrarlı büyümesini sürdürecek. Yamaha, özellikle MAX Ailesi ve MT Serisinin yenilenen modelleri ile hayranlarının bağlılığını en üst seviyelere çıkaracak. Yine markanın en çok beğenilen modelleri arasına giren XSR 700 ve XSR 900 yeni renkleri ile fuarda motosiklet severlerin karşısında olacak.

2018 yılına yeni modellerin yanı sıra yeni yönetim yapılanması ile giren Yamaha Motor Türkiye’de, bir ilke imza atılarak bir Türk Genel Müdür göreve getirildi. Türkiye pazarında faaliyet göstermeye başladığı 2010 yılından bu yana yönetimi Japon Genel Müdürler ile yürüten marka, tüm operasyonu, 15 yıllık tecrübesi ile birçok departmanda başarılı görevler üstlenen Bora Cansever’e devretti. Cansever, Motobike İstanbul öncesi hem sektörün hem de markanın 2018 yılını nasıl geçireceği hakkında bilgi verdi. Cansever yeni yapılanma ile 2018 yılında büyümeye devam edeceklerini ifade etti. Motosiklet sektörüne geçtiğimiz yılın sonuna doğru yüzde 20 ithalat vergisinin damga vurduğunu söyleyen Bora Cansever, “Çoğunluğu ithal olan ürünlerden oluşan sektör, bu vergilerden ciddi anlamda etkilenecektir.2017 yılında ülkemizde yaklaşık 150 bin adet motosiklet satıldı. Ek gümrük vergisinin etkisi henüz tam olarak görülmedi ancak 2018 yılında motosiklet pazarının 2017’ye göre yüzde 10-20 aralığında daralacağını ön görüyoruz. Bu daralmaya rağmen, genç nüfus yoğunluğu, yeni kullanıcılar ve motosiklete olan ilginin sürekli artması pazarı hareketlendirecektir. Biz de yeni modellerimiz, gerçekleştireceğimiz kampanyalar ve sunacağımız yeni hizmetler ile daralan pazarda payımızı arttırmayı hedefliyoruz.” dedi.

Türkiye’ye özel 250 cc hacimli motor üretimi…

Sektöre yeni ve eşsiz modeller sunarak ve satış sonrası hizmetlerde fark yaratarak pazarı domine etmeye devam edeceklerini ifade eden Yamaha Motor Türkiye Genel Müdürü Bora Berker Cansever“Satış sonrası hizmetlerdeki beklentisi artan tüketici, kaliteli ürünlere yöneliyor ve iyi servis hizmeti veren markaları tercih ediyor.  Yamaha, ürün gamındaki yatırımlarının yanı sıra, bayi standartları ve müşterilerine sunduğu satış sonrası hizmetleri geliştirmeye devam ediyor. Türkiye genelinde 60 bayimizin tamamında 3S (satış, servis ve yedek parça) hizmeti veriyoruz. Yamaha Motor, Avrupa motosiklet pazarında olduğu gibi Türkiye’de de benzersiz bir marka olarak konumlandırılıyor. 2018 yılında sektörde zorlu şartlar devam edecek gibi görünse de benzersiz ‘Yamaha yaşam felsefesini’ sergilemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 15.000 adet satış gerçekleştiren Yamaha’nın pazar payı yaklaşık yüzde 10… Bora Cansever “Türkiye, genç nüfusu ile sürekli gelişen ve büyüyen dinamik bir pazar. Bu da önümüzdeki 10    yıl boyunca artan çalışan nüfusun etkisi ile Türkiye’deki motosiklet kullanıcı sayısının istikrarlı olarak artacağı anlamına geliyor. Yamaha Motor Japonya bu gelişimi görerek ülkemizin demografik şartlarına ve vergi uygulamalarına göre özellikle yüzde 8 ÖTV’nin geçerli olduğu 250cc altı ürünlerde Euro 4 normlarına uyumlu modeller sunuyor. Markanın bölgesel yaklaşımı sayesinde daha efektif satış rakamlarına ulaşıyoruz.diyor.

Her iki orta segment motosiklet kullanıcısından biri Yamaha markasını tercih ediyor.

Trafik sıkışıklığının yaşandığı İstanbul ve diğer büyük şehirlerde kusursuz ulaşım arayanlara hitap eden 125-250cc aralığındaki orta segment ürünlerinin satışı sürekli artış gösteriyor. Bu eğilime en iyi cevap veren Yamaha, ürün gamındaki YZF-R25, MT-25, NMAX ve XMAX modelleri yoğun ilgi görüyor.

Yamaha’nın Türkiye orta segment motosiklet pazarında payı yüzde 46, hobby segmentinde ki payı ise yüzde 25… Bu da gösteriyor ki her iki orta segment motosiklet kullanıcısından biri ve her dört hobby segment motosiklet kullanıcısından biri Yamaha markasını tercih ediyor. Yamaha’nın orta segmentteki oldukça başarılı satış grafiği çizen aktörlerinden biri YZF-R25… 2015’te piyasaya giriş yapmasına rağmen tüm rakiplerini geçerek yüzde 46 pazar payına ulaştı.

Piyasaya sürülmesinden itibaren büyük ilgi gören MAX Ailesi yenilenen birçok modeli ile Motobike İstanbul 2018’de yer alacak. Yamaha’nın şehir içi yaşam şartlarına en mükemmel uyum sağlayan XMAX 250 ve XMAX 300, piyasaya çıktığı yıldan bu yana Avrupa’da 130 bin satış adedine ulaşırken, bu segmentte 2017 yılında Avrupa’da yüzde 27.5 pay ile en çok satan maxi scooter oldu.  2018 yılında MAX Ailesi, XMAX 250, XMAX 300, XMAX 400 ve son derece başarılı bir scooter olan XMAX 125’in dahil edilmesiyle daha da büyüdü. Bu popüler model gurubu, NMAX 125, NMAX 155 gibi diğer üyeleriyle mükemmel bir uyum yakalayan en yüksek kaliteyi scooter severlerle buluşturuyor. 2018 yılında bu modeller yenilenen tasarımları ve yeni renk seçenekleri ile satışa sunulacak.  Şehir içi ulaşımda en eğlenceli yol arkadaşı Tricity 155 ve en hafif 125cc scooter olan D’elight 125 de yeni renkleriyle sevenleriyle buluşacak.

Yeni MT serisi ile Hyper Naked Segmenti büyümeye devam edecek…

MT serisi, her yıl yenilenerek büyümeye devam ediyor. Bu yıl MT serisine eklenen yeni MT-09 SP ile  Yamaha, bu segmenti tercih eden kullanıcılara sunduğu alternatifleri çoğaltıyor. MT-09 SP yanı sıra MT serisinin başarısı kanıtlanmış modelleri olan MT-25, MT-07, MT-09 ve MT-10 da yenilenen özellikleri ile 2018’de rekorlar kırmaya devam edecek.

Uzun mesafeli seyahatler için Tracer 900  ve Tracer 900 GT konforu …

Yamaha’nın uzun yol seyahatlerini de seven kullanıcıları için tasarladığı Tracer 900, tamamen yenilenen şasi ve sürüş özellikleri ile hayranları ile buluşacak.  Bu yıl Yamaha’nın Sport Touring ürün yelpazesine

katılan Tracer 900 GT, standart premium özellikler ile birlikte gelen yeni bir model. Tracer 900 ve Tracer 900 GT, Sport Touring severlere en üst düzey seyahat konforunu sunacak şekilde tasarlandı.

Konsept Motosikletler gerçeğe dönüşüyor.

Geleceği şekillendirmek isteyen motosiklet tutkunları tarafından büyük ilgi gören ve ilk kez 2017 yılında EICMA fuarında motosiklet kullanıcıları ile buluşan 3 tekerlekli tasarım NIKEN, 2018 yılının ikici yarısında Yamaha Motor Türkiye internet sitesi üzerinden online rezervasyon sistemi üzerinden ön satışa sunulacak. Yamaha’nın ikonik Adventure modellerinden ilham alınarak geliştirilen ve tasarlanan T7 de yakın zamanda macera tutkunları ile buluşacak. Yamaha’nın Adventure ürün gamında yer alacak olan T7, yol ve arazi sürüşü arasında mükemmel bir denge sunmak için tasarlanmış, tamamen işlevsel ve çok yönlü bir motosiklettir.

Bunker Custom MT-25’i kişiselleştirdi…                      

Türkiye’de kişiselleştirmeyi yaygınlaştırmak adına geçtiğimiz yıl Bunker Custom ile işbirliğine giden ve Tracker Tarzı XSR700’ü farklı bir yorumla kullanıcı karşısına çıkaran Yamaha Motor Türkiye, klişelerin ötesine geçebildiğini göstererek bu yıl da MT-25’i Bunker Custom yorumuna bıraktı. Bunker Custom’ın ellerinden farklı bir yorumla ortaya çıkan MT-25, ilk kez Motobike İstanbul’da meraklılarıyla bir araya gelecek.

kaynak: motoaktuel

Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

Gerilim iyice arttı

KARŞILAŞTIRMA BMW 320d, MERCEDES C 250 d
Makyajlı BMW 3 Serisi, formunun zirvesindeki Mercedes C Serisi’ne meydan okuyor. Motorlarsa güçlü dizeller.

BMW’nin bir konuda hakkını vermek lazım: Kesinlikle cesur bir marka. Ancak bunun sebebi 3 Serisi’nin makyajında tamamen farklı bir şey yapmaları değil, farklılıkların sadece aracı iyi tanıyanların fark edebileceği kadar sınırlı olması. Markanın en önemli modelini hayatının ikinci evresine hazırlamak için, yeni far ve stoplarla sağa sola serpiştirilmiş birkaç krom dekorasyonun yeterli olacağı düşünülmüş. Peki ama bu makyaj, fırından yeni çıkan Mercedes C Serisi’nin karşısında yeterli olabilecek mi?

rakiplerBMW’NİN İÇ MEKANI MERCEDES’TEN DAHA GENİŞ
Önce içsel değerlerle başlayalım. Dış tasarımda olduğu gibi 3 Serisi’nin iç mekanında da fazla bir değişiklik yok: Daha iyi malzemeler ve birkaç iyileştirme. Yazık, çünkü iç mekandaki atmosfer, bu yüksek fiyat klasmanına pek yakışmıyor. Başka bir deyişle: C Serisi, ağabeyi S’in küçük kardeşi gibi görünürken, 3 Serisi ise 1 Serisi’nin ağabeyi gibi duruyor. Neyse ki BMW, multimedya sisteminin kontrollerinde avantajlı: Hem iDrive’in bastırmalı-çevirmeli düğmesini kullanmak daha rahat, hem de mönü yapılandırması daha basit. Arka sıradaki iç mekan genişlikleri konusunda BMW, Mercedes’ten yarım beden daha geniş. C Serisi’nin özellikle arka koltukları çok kısıtlı ve küçük bagaj kapağı da yüklemeleri zorlaştırıyor. Ancak burada, BMW’nin de iç mekan konusunda çok yetenekli olmadığını hatırlatmak gerekiyor.

BMW 320d
Makyaj sırasında BMW, iç mekanı iyileştirme konusundaki şansını geri tepti: Malzeme ve işçilik kaliteleri Mercedes’in yüksek seviyesinin gerisinde kalıyor. Diğer taraftan 3 Serisi, arka koltuklarda hissedilir derecede daha geniş. Ayrıca süspansiyonu da oldukça dinamik. Konfor olumsuz etkilendiğinden bu sertliği sevmek gerekiyor.

MERCEDES C 250 d
Sadece görsel olarak küçük bir S Serisi gibi durmakla kalmıyor, kaliteli kokpiti ve mükemmel işçiliğiyle de ağabeyini hatırlatıyor. Bu otomobil rahatlıkla lüks sınıfta yer alabilirmiş. Arka koltuklarda iç mekan kısıtlı, süspansiyonda Sport+ moduna gerek yok, konfor yüksek.

karsilastirma

karsilastirma2İKİ FARKLI ÜST DÜZEY TARZ
VW Passat ve diğer rakiplerinden farklı olarak 3 Serisi ve C Serisi’nin tercih edilme nedenleri pratik özellikleri değil. Müşteriler onları, karakter sahibi tipler oldukları, rakiplerinden daha iyi gittikleri ve yüksek fiyatlarının karşılığını bu şekilde verdikleri için satın alıyor.

Gerçekten de ne BMW ne de Mercedes, sürücülerinde en küçük bir hayal kırıklığı bile yaratmıyor. İşte tam bu noktada, BMW’deki makyajın sürüş özelliklerinde çok daha etkili olduğu fark ediliyor. Mühendisler tarafından tamamen yeniden ayarlanan süspansiyon, artık hissedilir derecede daha dinamik bir karakter sunuyor. Hassas direksiyon ise sürücünün aklını okuyormuş gibi hissettiriyor. Sonuç olarak 3 Serisi, virajlarda kendi karakterini konuşturuyor. Virajları hafif bir arkadan kayma ile nötr bir şekilde alan araç, hissedilir bir yana yatma eğilimi de sergilemiyor. Durum böyle olunca 2.0 lt’lik dizel motor bile gerçek bir keyif makinesi haline geliyor.

Puan tablosuna bakıp, durum böyleyse, sürüş dinamikleri bölümünü Mercedes’in nasıl kazandığını merak edebilirsiniz. Bunun sebebi BMW’nin daha kötü çıkan fren ölçümleri. Sıcak frenlerle 3 Serisi, 100 km/s hızda C Serisi’nden 1.40 m sonra durabiliyor. Bu fark günlük kullanımda, çarpmakla çarpmamak arasında belirleyici bir rakam. Bunlara madalyonun diğer yüzü de ekleniyor: Dinamik ayarlar nedeniyle süspansiyon konforu öncüsünden belirgin derecede daha zayıf. Özellikle kıza zemin darbeleri iç mekanda hoş olmayan vuruntulara neden oluyor.

C Serisi ise daha farklı bir karaktere sahip. En azından test aracımızdaki gibi havalı süspansiyona sahip olduğunda… Konfor modu seçildiğinde Mercedes, her türlü zemin bozukluğunu ütülüyor ve S Serisi gibi hissettiriyor. Geçmişin aksine Mercedes, artık dirketlikten uzak ve sallantılı bir araç değil. Hatta tam tersine viraj dinamizmi 3 Serisi ile neredeyse aynı. Tek fark ön tekerlekleri üzerinde biraz daha fazla kayması.

Benzer bir manzara motor için de geçerli. 14 HP daha zayıf olmasına rağmen 320d, gaz komutlarına daha dinamik tepkiler veriyor ve uyumlu çalışan, 8 ileri oranlı otomatik şanzımanın başarılı karakteri sayesinde tam bir rüya otomobiline dönüşüyor. 3 Serisi’nde BMW, artık sessiz ve sarsıntısız çalışan yeni motor kuşağına yer veriyor. Mercedes de motor ve otomatik şanzımanla ilgili eleştirileri dikkate almış gibi görünüyor. 4 silindirli motorun homurtulu çalışma sesleri artık daha az duyuluyor ve 7 ileri otomatik şanzıman da olması gerektiği gibi, sarsıntısız çalışıyor. Diğer taraftan bu iki otomobil birbirinden kesinlikle çok farklı. Aynı elit seviyede tamamen farklı karakterler… Bu nedenle burada belirleyici olan kişisel tercihler olacaktır. Sonuç olarak Mercedes, puan tablomuzda birkaç puan fazlasını toplamayı başarıyor.

FİYAT OLARAK İKİ RAKİP DE ORTA SINIFIN ÜST SIRALARINDA
BMW 320d’nin ülkemizdeki başlangıç fiyatı 173 bin 778 TL olarak açıklanıyor. Bu da yüksek kalite ve imaj için yüksek bir bedel ödenmesi gerektiğinin bir kanıtı. Ne yazık ki Mercedec C 250 d ülkemizde şanssız bir konumda. Çünkü 2.2 lt’lik motor hacmi nedeniyle bir üst vergi dilimine giriyor. Bu da 325 bin 700 TL’lik (!) başlangıç fiyatı anlamına geliyor. Almanya fiyatlarındaysa farklar daha sınırlı: 320d’nin 37 bin 250 Euro’luk fiyatı C 205 d’den sadece 7 bin Euro düşük.

BAĞLANABİLİRLİK HARİKA
BMW 320d ve Mercedes C 250 d’nin bağlanabilirlik kabiliyetleri o kadar iyi ki, yolculuk sırasında internette gezinmek, elektronik postaları kontrol etmek veya eşzamanlı trafik verilerini kullanarak trafik sıkışıklıklarından kaçmak sanki normalmiş gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Bu konuda BMW bir zamanlar avantajlıydı. Şimdiyse Mercedes ile eşitlik söz konusu. Hem de çok yüksek seviyede bir eşitlik: Adaylar neredeyse tüm disiplinlerde en yüksek puanları aldılar. Diğer taraftan C Serisi, asistan sistemler konusunda avantajlı. Örneğin 60 km/s’ye kadar hızlarda aracı otonom olarak yönlendirme de yapıp hareket ettirebilen ve öndeki araçla aradaki mesafeyi koruyan sistem satın alınabiliyor. Ancak bağlanabilirlikle ilgili bazı donanımların maliyetleri oldukça yüksek.

karsilastirma3

karsilastirma4

 

SONUÇ
STEFAN VOSWINKEL VE HENNING KLIPP
BMW de Mercedes de orta sınıf modellerinde kendi erdemlerine odaklanmış. Bir tarafta belirgin bir dinamizme sahip 3 Serisi, diğer tarafta sakin ve konforlu Mercedes. Bu üst düzey karşılaştırmada iki kazanan birden var. Yani kararı kişisel tercihler belirleyecek.

 

kaynak: autoshow.com.tr

Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

İlk yerli otomobil “Devrim”e kapsamlı bakım

Eskişehir’de kurulu Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii AŞ’de (TÜLOMSAŞ) sergilenen Türkiye’nin ilk yerli otomobili Devrim, 57 yıllık süreçte ilk kez kapsamlı bakımdan geçirildi.

İlk yerli otomobil Devrime kapsamlı bakım

AA’nın TÜLOMSAŞ yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Türkiye’nin ilk yerli otomobili olma özelliğini taşıyan ve 1961 yılında TÜLOMSAŞ tesislerinde Türk mühendis ve işçileri tarafından zor şartlarda üretilen Devrim’de 5 Eylül 2017’de başlatılan bakım çalışmaları tamamlandı.

İlk yerli otomobil Devrime kapsamlı bakım

Fabrikada görevli 5 işçi ve 10 mühendis tarafından yaklaşık 5 ay süren bakım ve onarım çalışmalarının ardından Devrim otomobili, ziyaretçilerin izlenimine sunuldu.

İlk yerli otomobil Devrime kapsamlı bakım

İlk günkü orijinal görünümüne kavuşan Devrim’in servis bakım işlemleri, TÜLOMSAŞ imkan ve kabiliyetleriyle, uzman personel tarafından gerçekleştirildi.

İlk yerli otomobil Devrime kapsamlı bakım

Yılda yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiği Devrim otomobili, 57 yıl aradan sonra, detaylı ekspertiz, demonte işlemleri, motor ve şanzıman tadilatı, iç kabin tadilatı, gövde, boya tadilatı ve montaj olmak üzere altı aşamada gerçekleştirildi.

İlk yerli otomobil Devrime kapsamlı bakım

Otomobil, TÜLOMSAŞ yerleşkesinde yapımı tamamlanan, içinde demiryollarını anlatan objelerin de bulunduğu yeni müzede hafta içi 10.00-16.00 ve hafta sonu 09.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

İlk yerli otomobil

DEVRİM OTOMOBİLİ

Eskişehir Demiryolu Fabrikaları’nda Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla üretilen 4 “Devrim” otomobili, 1961 yılında trenle Ankara’ya götürüldü. Demiryolu kanunları gereği deposuna az akaryakıt konulan Devrim, Gürsel’in test amacıyla kullandığı sırada benzini bitip durdu. Bunun ardından trenle Ankara’dan Eskişehir’e getirilen Devrim, bir süre fabrika içinde kullanıldı.

İlk yerli otomobil

TÜLOMSAŞ’ta sergilenen 0002 şasi ve 0002 motor numaralı Devrim, lastikleri ile ön ve arka camı dışında tamamen yerli olarak 4,5 ayda üretildi.

İlk yerli otomobil

Uzun ve kısa farları ayakla çalışan, kontak anahtarı ve manuel olarak da çalıştırılabilen Devrim, bu özellikleriyle de dikkati çekiyor.

İlk yerli otomobil

Bin 250 kilogram ağırlığında ve saatte maksimum 140 kilometre hız göstergesine sahip Devrim’e güvenlik gerekçesiyle benzin konulmuyor, otomobilin aküsü sökülüyor.

kaynak:ahaber

 

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Fiat 124 Spider S-Design Cenevre Otomobil Fuarı’nda görücüye çıktı

Fiat 124 Spider S-Design, Cenevre Otomobil Fuarı’nda sürpriz bir yenilikle otomobil tutkunlarının karşısına çıktı.

Fiat‘tan yapılan açıklamaya göre, ilk neslin ruhuna atıfta bulunan yeni tasarım detayları ve 1,4 litrelik 140 HP gücündeki turbo beslemeli MultiAir benzinli motoru ile dikkati çeken Fiat 124 Spider S-Design‘ın, Türkiye’de sipariş üzerine satışa sunulması planlanıyor.

Fiat’ın dinamik roadster modeli Fiat 124 Spider, Cenevre Otomobil Fuarı’nda sürpriz bir yenilikle bu yıl da adından söz ettirmeye devam ediyor. Yeni 124 Spider S-Design, modele özgü tasarım detaylarıyla daha dinamik bir görünüme kavuşurken, ilk neslin İtalyan ruhunu da perçinliyor.

Türkiye’de sipariş üzerine satışa sunulması planlanan 124 Spider’ın S-Design versiyonunda; yeni tasarımlı 17 inç büyüklüğündeki alüminyum alaşım jantlar ile A sütunu ve ayna kapaklarında da parlatılmış çelik renkli kaplamalara yer veriliyor.

Marşpiyel üzerinde tüm gövde boyunca kırmızı şeritlerle klasik modele gönderme yapan otomobilin bagaj kapağında yer verilen yeni İtalyan bayrağı rozeti de S-Design’ı diğer modellerden ayırıyor.

Fiat 124 Spider S-Design’da 1,4 litrelik 140 HP gücündeki turbo beslemeli benzinli MultiAir motora yer veriliyor. 6 ileri vitesli manuel şanzımana sahip olan; gelişmiş yol tutuş özellikleri ve çok alçak olan ağırlık merkeziyle yüksek sürüş keyfini garantileyen 124 Spider S-Design, çift bağlantılı arka süspansiyon sistemi, akustik ön cam ve kumaş tentesiyle üst düzey konfor vadediyor.

Kaynak: ahaber

Kategoriler
Manşet Motor

Super Soco Motobike 2018’de Tanıtıldı

Motobike 2018’de motosiklet sektörünün öncü markalarından Kuralkan Motorlu Araçlar, yeni markası yüzde 100 elektrikli Super Soco ile yerini aldı. Yüksek teknoloji ile üretilen ve kapsamı itibariyle Türkiye’de satışına başlanacak ilk elektrikli motosiklet olan “Süper Soco’nun” TS ve TC modellerinin Türkiye lansmanı Motobike 2018’de gerçekleştirildi. Super Soco’nun TS 2400 modeli 11 bin 400 TL, TC 3000 modeli ise 12 bin 900 TL’lik fiyat ile 15 Mart tarihinden itibaren Türkiye’de satışa sunulacak.

Yeni nesil lityum iyon pillerden oluşan çift batarya ile 160 km’ye, tek batarya ile de 80 km’ye kadar yol yapabilen Super Soco motosikletleri, 17 inçlik arka tekeri içine entegre edilmiş Bosch marka elektrik motoru ve LG, Panasonic ve Samsung marka yüksek teknolojili bataryalar ile 2400 W güç üretiyor.

“B Tipi Ehliyetle de Kullanılabilecek”

Kuralkan Holding Satış ve Pazarlama Müdürü Ekrem Ata, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Motobike 2018’deki Super Soco lansmanında yaptığı açıklamada elektrikli motosikletlerin başta İstanbul olmak üzere yoğun trafiğin yaşandığı büyük kentlerde çevreci ve ekonomik özellikleriyle ideal bir ulaşım aracı olacağına dikkat çekerek “Biz elektrikli motosikletleri pazara sunarak geleceğe yatırım yapıyoruz. Günde 50-60 km. yol yapanlar için her açıdan uygun olan Super Soco motosikletlerimizin bakım maliyetleri de neredeyse sıfıra yakın. İleri teknoloji ile üretilen bu motosikletler otomobil ehliyeti ile de kullanılabilecek. Bunu da bir avantaj olarak görüyoruz” dedi.

Ata, hızla yükseliş trendi gösteren Türkiye motosiklet pazarına diğer modellerin yanında elektrikli Super Soco ile de yeni bir soluk getireceklerini de sözlerine ekleyerek “Super Soco’yu internet üzerinden satışın yanında, ilk etapta 20 teslimat noktasında da satışa sunacağız. İlk yıl için 750-1000 adet aralığında bir satış hedefimiz bulunuyor. Batarya dahil tüm parçaları2 yıl garanti kapsamında olan Super Soco modellerinin hedef kitlesi, hız konusunda iddiası olmayan, keyifli ve kısa mesafeli gezileri tercih edenler ve trafik sorununa çözüm arayanlar olacak” şeklinde konuştu.

Motosikletlerde de “0” Emisyon Hedefi

Çevre koruması için dizel gibi fosil yakıtlarla çalışan araçların satışına kısıtlama ve yasaklar getirilmeye başlandığının da altını çizen Kuralkan Holding Satış ve Pazarlama Müdürü Ekrem Ata, motosiklet sektöründe de özellikle son yıllarda elektrikli motorlara büyük bir rağbet olduğunun görüldüğünü kaydederek şunları söyledi;

“Emisyon değerleri her normda değişiklik göstermekle beraber motosikletlerde de sıfır emisyon hedefine doğru bir gidiş görülüyor. Şu anda tüm dünyada en büyük sorun bataryaların ömrünün uzatılması ve dolu şarj ile uzun süre kullanılabilmesi. Ar-Ge yatırımları bu alanda yoğun şekilde devam ediyor. Bugün Türkiye’de kullanılan elektrikli scooter’ların da en büyük sorunu çoğu zaman garanti kapsamı dışında tutulan aküler ve bunların kısa ömürleri. Birçok gelişmiş batı ülkesinde benzinli ve dizel araçlara 2040 yılına kadar sınırlama getirilecek. Bu ülkelerde satılan her otomobilin elektrikli motora sahip olması gerektiği şart koşulacak. Bu açıdan baktığımızda da Kuralkan olarak yine öncü olduk. İleri teknoloji ürünü bataryalar ve bosch marka motor ile tüketicilerin beklentilerine uygun bir ürün sunduk.”

Taşınabilir Bataryasıyla 6 Saatte Evde Şarj İmkanı

Elektrikli motosikletin bataryası istenildiği takdirde yerinden çıkarılıp ev veya işyerlerinde 6 saatte şarj edilebiliyor. Süper Soco’daki BMS Akıllı Pil Yönetimi Sistemi ile yüksek performans ve enerji tasarrufu sağlanırken pil bilgileri de anlık olarak takip de edilebiliyor. Şık tasarımının yanında güvenlikten de taviz vermeyen Süper Soco güvenli ve verimli bir fren imkanı sağlıyor. LED farlar, gece ve gündüz kolaylıkla görünüm sağlıyor. Arka stop lambası 270 derece görüş açısına sahip.

Sarmal LED Lamba gece Sürüşlerini daha güvenli hale getiriyor. Foto iletken teknolojisi kullanılan LED farlar enerji tüketimini de minimuma indiriyor. Konfor detayları ile de dikkat çeken Süper Coco, uzun sürüşlerde dahi kullanıcıyı yormayan, yüksek gidon açısı ve daha konforlu bir hale getirilen sele ile altın oran oturuş pozisyonu sağlıyor. Retro Stili ve teknolojinin ustalıkla bir araya geldiği klasik hatlara sahip LCD elektronik gösterge paneli, gece ve gündüz kolaylıkla fark edilebiliyor. Standart olarak sunulan arka yolcu tutacağı, artçı yolcu için daha konforlu ve güvenli bir sürüş pozisyonu sağlıyor. Süper Soco’da konfor-ekonomi-çevre-teknoloji kavramları bakım ihtiyacı olmayacak şekilde bir bütün halinde sunuluyor.

SUPER SOCO TS MODELİ

Maksimum hız: 65 km/s
Menzil: 160 km (iki bataryayla)
Ağırlık: 78 kg
Maksimum güç: 2400 Watt
Maksimum tork: 120 Nm
Aks aralığı: 1320 mm
Uzunluk: 1889 mm
Genişlik: 702mm
Yükseklik: 1300 mm
Jantlar: 17 inç
Şarj süresi: 6 saat
LED ön, arka farlar ve sinyallar
LCD gösterge ekranı
Bluetooth bağlantı özelliği

SUPER SOCO TC MODELİ

Maksimum hız: 65 km/s
Menzil: 160 km (iki bataryayla)
Ağırlık: 84 kg
Maksimum güç: 3000 Watt
Maksimum tork: 150 Nm
Aks aralığı: 1320 mm
Uzunluk: 1929 mm
Genişlik: 710mm
Yükseklik: 1100 mm
Jantlar: 17 inç
Şarj süresi: 6 saat
LED ön, arka farlar ve sinyallar
LCD gösterge ekranı
Bluetooth bağlantı özelliği

kaynak: motoaktuel

Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

Jaguar şimdi de orta sınıfa saldırıyor

İngilizlerin vahşi kedisi yabancı topraklarda: XE büyük rekabetin olduğu makam aracı sınıfına cesurca girdi. Bakalım Jaguar orta sınıfta avlanabilecek mi?
Jaguar kendisini yeniden tanımlıyor. İngiliz marka, vahşi kedilerinin üzerindeki nostalji tozlarını tamamen temizledi. Bundan böyle Jaguar, orta sınıfta da boy gösterecek. Lüks sınıftan aşağıya doğru yapılan ve yıllardır süren geçişin son örneği XE oldu. XE, Mercedes C Serisi gibi çok güçlü rakiplerin olduğu bir pazarda rekabet etmek ve teknolojileriyle de müşterileri etkilemek zorunda. Sınıftaki diğer bir önemli rakip ise, ileri teknoloji konusunda tam bir egzotik olan Infiniti Q50.

ALIŞILMADIK DERECEDE SIRADAN 
Geleneksel düşünceye sahip olanlar hala şikayet etse de XE, bir Jaguar için alışılmadık derecede dikkat çekicilikten uzak bir model. Kuzu postuna bürünüp ava çıkmak akıllıca bir hareket. Neticede modellerin hatırı sayılır bir kısmı makam otomobili olarak görev yapan orta sınıfta Jaguar, fazla dikkat çekip “sivrilmek” istemiyor. Jaguar’ın tek hedefi buradan iyi para kazanmak. Ancak bunun için gündeme alınan bazı tasarruf önlemleri, gayet rahatsızlık verici olabiliyor.

Direksiyona geçip elit bir atmosferin keyfini sürmeyi bekleyenler, etkileyici deri koltukların dışında hayal kırıklığına uğrayacaktır: İçleri boşmuş gibi hissettiren sert plastik yüzeyler, yerlerine sağlam oturtulmamış birbirine temiz bir şekilde eklenememiş döşeme parçaları, kenarlarında keskin çapaklar kalmış parçalar ve kapatılmamış boşluklar… Pardon ama, bu tür zayıflıkları çok daha uygun fiyatlı bir otomobilde eleştirirdik. Bu nedenle bu zayıflıklar Jaguar’da daha fazla göze batıyor. Özellikle de rakiplerinin kalite konusunda eleştiri almadıkları düşünüldüğünde…

Mercedes ise kalite konusunda neredeyse ışıldıyor. C Serisi’nin kokpiti gözler ve parmak uçlarınız için bir şölen gibi. Bu deri, cila ve kromdan oluşturulmuş ortamda bir kalite sorunu görebilmek büyüteçle bakıldığında bile zor. Parça birleşim noktaları arasındaki uyum ve malzeme kalitesi gerçekten çok iyi. Peki ya yüksek fiyat? Fiyatı belki yüksek ama bunun karşılığını metal çerçeveli şalterlerden muhteşem ekran grafiklerine kadar her yerde alıyorsunuz.

Infiniti de yüksek fiyatıyla dikkat çekiyor. Hatta teste konuk olduğu süslü Sport Tech versiyonun 51 bin 350 Euro’luk fiyatı, karşılaştırmanın en yüksek rakamı. Nissan’ın premium markasının detayları hem Mercedes’teki kadar mükemmel, hem de Avrupalı tüketicinin beğenisi için pek uygun değil. Kokpitteki renkli karmaşayı gerçekten sevmek gerekiyor. Diğer taraftan premium hissettirmekle ilgili herhangi bir sorunu yok.

GÜÇ CANAVARI DİZEL 
Jaguar en azından iyi gitmeyi başarabiliyor mu? Cevap açık bir evet! Hatta harika gidiyor! XE’nin 180 HP güç üreten, derinden gelen ama asla gürültülü olmayan seslerle çalışan dizel motoru tam bir güç canavarı. Ayrıca gaz komutlarına canlı tepkiler veriyor ve ZF’in 8 ileri oranlı otomatik şanzımanıyla uyum içinde çalışıyor. Yani teknolojileri harika! Şanzıman gaz pedalına sert basıldığında biraz sert bir şekilde vites düşürse de, hemen üst viteslere geçiyor. Bu da hızlı yolculuklarda devir seviyesini düşürerek konfor seviyesini artırıyor. Örneğin 200 km/s hızla ilerlerken devir sayacında okunan rakam sadece 2800 d/d. XE fren konusunda da etkileyici: 100 km/s hızda frene sonuna kadar basıldığında araç, 35 m’den daha kısa bir sürede durabiliyor. Burada Mercedes bile bu kadar etkili frenlere sahip değil.
Tekniktest

ETKİSİZ HAFİF ÜRETİM
C Serisi ağırlıklı olarak çelikten üretilmiş ve az miktarda alüminyum kullanılmış olmasına rağmen Jaguar, 1648 kg ile sadece 11 kg daha hafif. Burada insan şu soruyu sormadan edemiyor: Hafif metal karosere bu kadar yatırım yapmak niye? Aslında çelik karoser kullanılsa Jaguar, Infiniti kadar ağır bir otomobil olabilirmiş. 1788 kg’lık yüksek ağırlığının etkisiyle Infiniti hem fazla yakıt tüketiyor, hem de performans verilerinde gerilerde kalıyor. Jaguar ise çok daha tutumlu ve hızlı. Ancak 10 HP güç avantajına rağmen Mercedes’i geride bırakamıyor.

TABLOLAR1
Diğer taraftan İngiliz temsilci, bir “tık” daha atak sürüş özellikleri sunuyor. Direkt çalışan ve başarılı bir yönlendirme kabiliyeti sağlayan direksiyon sistemi sayesinde XE, virajları keyifle ve izine çok sadık bir şekilde alıyor ve viraj çıkışlarında etkili bir şekilde hızlanıyor. Sert tutulmuş ana ayarlarına rağmen XE, konfordan fazla ödün vermemeyi de başarıyor. Diğer taraftan sporcu F-Type’tan alınan ön aks, kısa darbeleri emme konusunda Mercedes’in havalı süspansiyonu kadar iyi olamıyor. Uzun zemin dalgalarında ise Jaguar büyük bir rahatlıkla ilerliyor ve yeterli konforu sunabiliyor.

Infiniti bu konuda geride kalıyor. Pek direkt çalışmayan dijital kontrollü direksiyon, hızlı yön değiştirmelerde fazla sertleşiyor. Sert süspansiyon ise kaba zemin darbelerinde limitlerine ulaşarak vuruntuya neden oluyor.

Mercedes ise bu disiplinde tam bir huzur abidesi. Opsiyonel Airmatic süspansiyon hangi sürüş modu seçilirse seçilsin her şeyi doğru yapıyor. Comfort adlı mod ise uzun ve rahat yolculuklar için ideal. Bol virajlı yollardaysa en doğru seçim Sport mod olacaktır. Çünkü bu modda süspansiyon sertleşirken, yuvarlanma kalitesinde herhangi bir zayıflama olmuyor. Direksiyonun sakin karakteri de büyük beğeni topluyor ve insanın C Serisi’nin içinde bir Mercedes’te olması gerektiği gibi hissetmesine yardımcı oluyor: Rahat, konforlu ve güvenli.

Ölçüleri daha küçük olsa da C Serisi, arka koltuklarda Infiniti ve Jaguar’dan daha geniş bir iç mekan sunuyor. Jaguar’da iç mekan darlığına, kısıtlı diz mesafeleri, dar bagaj yükleme ağzı ve yükselen bagaj zemini de ekleniyor.

Sonuç olarak Jaguar, kalite konusu dışında gayet başarılı sonuçlara imza atıyor. Ancak bunlar C Serisi’nin karşısında kazanması için yeterli değil. Ancak bir gerçeği de göz ardı edemeyiz: XE ile Jaguar, orta sınıfta orta noktayı bulmuş durumda.

H_Klipp_KWE_01_kM_Puthz_SHA_10SONUÇ
Martin PUTHZ ve Henning KLIPP
KORKUTUCU BİR RAKİP DEĞİL AMA GERÇEK BİR ALTERNATİF

Yeni “küçük” Jaguar, Alman rakiplerini korkutabilecek bir otomobil değil ama yine de varlığını göz ardı etmemeleri gereken bir araç. Tutumlu ve atak bir model olan XE, markasının güçlü imajını da iyi kullanıyor. Ayrıca çok pahalı da değil. Yani makam aracı pazarında da dikkate alınabilecek bir alternatif. Ancak kalite konusunda iyileştirmeler yapılmalı.

kaynak: autoshow.com.tr

Kategoriler
Manşet Oto Haber

2019 Mazda 6 Wagon

Makyajlı Mazda6 Wagon bir dizi gelişme ile Cenevre Otomobil Fuarı’nda duyuruldu.

2019 Mazda 6 Wagon

Yeni makyajlanan sedan versiyonun izinden giden Mazda6 Wagon yeni bir ön ızgara, LED sinyaller ile geliyor.

2019 Mazda 6 Wagon

Ek gövde rengi seçenekleri ve yeni tasarlanan 17 ve 19 inçlik alüminyum jantlar da dış tasarımda diğer yenilikler olarak dikkat çekiyor.

2019 Mazda 6 Wagon

Aracın iç mekânında ise yeni teknolojiler ve daha kaliteli malzemelere odaklanılmış. İlk olarak daha kalın dolgu ve daha geniş yastıkları olan yeni koltuklar eklenmiş.

2019 Mazda 6 Wagon

Model ayrıca 8 inçlik bilgi eğlence sistemine, güncellenmiş gösterge tablolarına ve yenilenmiş kapı kaplamalarına da kavuşmuş durumda.

2019 Mazda 6 Wagon

Üst donanım paketlerinde Mazda6, 7 inçlik dijital göstergelere ve sürüş bilgilerini ön cama yansıtan Aktif Sürüş Gösterge sistemlerine sahip oluyor.

2019 Mazda 6 Wagon

Yine donanım paketine göre soğutmalı ön koltuklar, Nappa deri kaplamalar ve ahşap kaplamalar da araca eklenebiliyor.

2019 Mazda 6 Wagon

Japon mühendisler aracı performans konusunda da geliştirmeyi ihmal etmemiş. 2.0 litrelik SKYACTIV motorun 145 ve 165 HP’lik iki versiyonu sunulacak. Daha fazla güç isteyen müşteriler için 2.5 litrelik 194 HP’lik bir seçenek de olacak.

2019 Mazda 6 Wagon

Dizel cephesinde ise 2.2 litrelik SKYACTIV-D motor 150 HP güç ve 380 Nm tork veya 184 HP güç ve 445 Nm tork üreten seçenekler mevcut olacak.

2019 Mazda 6 Wagon

Markanın mühendisleri güncelleme konusunda sadece motorla yetinmemiş.

2019 Mazda 6 Wagon

Mazda6’nın süspansiyon sistemi elden geçirilirken, sürüş konforunu arttırmak adına gövdenin önemli kısımları güçlendirilmiş ve daha kalın kapı panelleri kullanılmış.

2019 Mazda 6 Wagon

Ayrıca şaft tüneline titreşim emici malzemeler eklenirken kabin tavanının içyapısı da değiştirilmiş.

Kaynak: ahaber

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategoriler
Manşet Motor

Yeni Honda Modellerinin Fiyatları Motobike 2018’te Açıklandı

Honda, 2018 yılında satışa sunacağı 9 yeni modelden 7’si ile Motobike 2018’deki yerini aldı. Sergilenen modeller, Gold Wing, Gold Wing Bagger, CB125R, CB250R, Africa Twin Adventure, CB125F ve PCX125 oldu. Honda’nın CB1000R ve Forza250 modelleri de Temmuz ayında satışa çıkacak. Türkiye’de ‘Sağlıklı Motosiklet Kültürü’nü oluşturmak üzerine çalışmalarını sürdüren Honda ayrıca fuar kapsamında sürücülere ve sürücü adaylarına güvenlik eğitimleri verirken çocuklara da Ayatorii trafik eğitimleri verecek.

Son 3 yıldır Türkiye motosiklet pazarının lideri olan Honda, 25 Şubat 2018 tarihine kadar bu yıl ürün gamına eklediği 9 modelden 7’sini Motobike 2018 Fuarı’nda sergileyecek. Motobike fuarında yer alan Honda standında, Honda’nın amiral gemisi Gold Wing ve Gold Wing Bagger’ın yanı sıra CB125R, CB250R, Africa Twin Adventure, CB125F ve PCX125 modellerini baştan aşağı yenilenmiş halleriyle görücüye çıkıyor. Öte yandan Honda, neredeyse rekabet ettiği tüm segmentteki modellerinin yenilenmiş versiyonlarını da fuarla birlikte motosiklet severlerin beğenisine sunuyor. Honda NC750D INTEGRA, NC750S, NC750X ve X-ADV modelleri de yenilenen versiyonlarını da Türkiye’de ilk kez sergiliyor. Honda ayrıca CB1000R ve Forza250 modellerini de Temmuz ayında satışa sunacak.

Yeni modellerde güvenlik donanımları öne çıkıyor

Honda’nın yeni modellerinin tasarımları ve konforlarının yanı sıra gelişmiş güvenlik teknolojileri ile de öne çıktığını belirten Honda Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Kılıçer, fuarda gerçekleşen açılış toplantısında, Türkiye’de ‘Sağlıklı Motosiklet Kültürü’nü oluşturmak üzerine kurdukları stratejilerini yeni modelleri ile desteklediklerini söyledi. Honda’nın trafikte güvenlik konusunda 50 yıla yakın süredir eğitim verdiğini ve bu tecrübeyi uygulamalarla Türk sürücülerine de aktardıklarını belirten Özütok, “Pazar lideri olarak motosiklette güvenlik konusunda önemli adımlar atmayı hedefliyoruz. Bunu hayata geçirmek için, kazalara neden olan 2 ana soruna odaklandık; trafik kurallarına uyulması ve araçların trafiğe uygun hale getirilmesi” dedi.

Trafik kurallarına uyum için okul öncesi 4 – 7 yaş grubundan üniversite öğrencilerine kadar eğitim vererek bilinçli yeni nesiller yetiştirmeyi hedefleyen Honda, bu eğitimler hakkındaki bilgileri eğitmenlerle fuar süresince de verecek. 4-7 yaş arası çocuklar için dünyanın dört bir yanında uygulanan Ayatorii trafik eğitimi de uygulamalı olarak fuarda yapılacak. Honda ayrıca bu yıl itibari ile güvenli sürüş bilincini aşılamak için müşterilerine teslimat sırasında güvenli sürüş eğitimi verilmesine de destek olacak.

Taşıtların trafikte kullanıma uygun olmaması konusunu da açıklayan Bülent Kılıçer, “Motosikletlere gelişmiş güvenlik özellikleri sunarak güvenliği pekiştirmeyi hedefliyoruz. Örneğin binicisine daha fazla görünürlük sağlamak için tüm motosikletlerimizi LED aydınlatma ile donattık. Yaralanma riskini azaltmak için dünyada ilk defa Honda bir motosiklette hava yastığını sundu. Ayrıca Honda, önündeki aracı güvenle izlemek için DCT, HSTC ile seçilebilir motor freni ve daha fazlasını sunuyor” şeklinde konuştu.

Motobike ziyaretçileri, fuar sonuna kadar yeni modelleri inceleyebileceği gibi Honda’nın güvenlik eğitmenlerinden bilgi alabilecek ve güvenlikle ilgili tüm donanımları yakından görebilecekler.

ÖNE ÇIKAN MODELLERDEN KISA BİLGİLER;

Honda GL 1800 Gold Wing

Baştan aşağı yeniden tasarlanan Honda Gold Wing daha küçük ve daha hafif; yassı biçimli altı silindirli eşsiz motor silindir başına 4 supap özelliğine sahip ve Elektrik Kontrollü Gaz Kolu, 4 sürüş modu, Honda Seçilebilir Tork Kontrol Sistemi ve Yokuşta Kalkış Desteği ile birlikte sunuluyor. Yeni şasi, bir alüminyum şasi çerçevesini, çift salıncaklı ön süspansiyon sistemini içeriyor ve tek taraflı Pro-Arm süspansiyon, arka yay ön yükleme ayarında olduğu şekilde elektrikli olarak ayarlanabiliyor. Bir elektrikli ekran, Smart Key (Akıllı Anahtar Sistemi) ve Apple CarPlay de standart donanım olarak sunuluyor. Tamamıyla yeni, üçüncü nesil Honda’nın benzersiz yedi vitesli Çift Kavramalı Şanzımanı da isteğe bağlı olarak satın alınabilecek.

GL1800 GOLD WING (MT) 159.000 TL
GL1800 GOLD WING (DCT) 179.000 TL
GL1800 GOLD WING BAGGER (MT) 138.000 TL
GL1800 GOLD WING BAGGER (DCT)  148.000 TL

 

CB125R ve CB250R

Honda standında ayrıca 2018 yılının en iddialı motosikletlerinden biri olmaya aday CB125R ve CB250R da ilk kez motosiklet tutkunlarının karşısına çıkacak. “Sport Naked” sınıfının bu şık temsilcisi hem gündelik kullanıma hem de filo ihtiyaçların yönelik olarak geliştirildi. Yeni naked serisi sıvı soğutmalı hassas motora, altı vitesli dişli kutusuna ve ayrıca boru biçimli/preslenmiş çelik çerçeveden, 41 mm’lik USD çatallardan, radyal montajlı 4 pistonlu ön kaliper ve diskten ve ön yükleme ayarlı amortisörden oluşan tamamen yeni bir şasiye sahip. Geliştirilmiş özellikler arasında tam LED farlar, LCD ekranı ve Atalet Ölçüm Ünitesi (IMU: Intertial Measurement Unit) kontrollü ABS bulunuyor.

CB125R 18.500 TL
CBR250R 19.200 TL

 

CRF 1000L Africa Twin Adverture Sports

2 yıl önceki fuarın en dikkat çekici motosikletlerinden olan CRF 1000L Africa Twin bu yıl yepyeni Adverture Sports modeliyle maceraya devam mesajı veriyor. CRF 1000L Africa Twin Adverture Sports genişletilmiş yakıt deposu, yükseltilmiş sürüş pozisyonu, artırılmış yerden yüksekliği, ısıtmalı elcikleri, genişletilmiş kaporta ve daha uzun seyahat menzilli süspansiyonu ile bir üst segment kullanıcılarının bile aklını çelmeye aday görünüyor. 3 adet sürüş modu olan Elektrik Kontrollü Gaz Kolu, genişletilmiş Honda Seçilebilir Tork Kontrolü parametreleri ve revize edilmiş emiş ve egzoz tasarımına sahip motosiklet ayrıca Africa Twin’in 30’uncu yıldönümüne özel renk tasarımlarıyla dikkat çekecek.

CRF1000L AFRICA TWIN ADVENTURE SPORTS (MT) 65.000 TL
CRF1000L AFRICA TWIN ADVENTURE SPORTS (DCT) 68.000 TL

  

CRF1000L AFRICA TWIN

2018 modeli için Elektrik Kontrollü Gaz Kolu, 3 adet sürüş modu, genişletilmiş Honda Seçilebilir Tork Kontrol parametreleri, daha hassas güç beslemesi ve heyecan verici motor sesi gibi kapsamlı güncellemeler yapıldı. 2 kg daha hafif olan model sürüş deneyimini zenginleştiren birkaç detay iyileştirmesi de içeriyor.

CRF1000L AFRICA TWIN (MT) 56.800 TL
CRF1000L AFRICA TWIN (DCT) 59.900 TL

 

NC750D INTEGRA

Hem motosikletin hem de scooter’ın en iyi özelliklerini bir araya getiren Honda’nın benzersiz Integra modeli, LED farlar ve LCD göstergeler ile iki adet spesiyal metalik renk seçeneği ile birlikte sunuyor. Honda Seçilebilir Tork Kontrolü (HSTC) 2018 yılı için modele ilave ediliyor.

NC750D INTEGRA 47.500 TL

 

NC750S

Honda’nın kullanıcı dostu, çıplak yol motosikleti NC750S, güçlü torka sahip paralel çift silindirli bir motor, düşük sele yüksekliği ile rahat sürüş pozisyonu, zekice kurgulanmış bagaj bölmesi ve kişiselleştirilmiş renk seçenekleri olan LCD göstergeler sunuyor.

NC750S (MT) 36.500 TL
NC750S (DCT) 39.100 TL

 

NC750X

Honda’nın üst düzey şehiriçi motosikleti daha güçlü ve maceraperest bir görünüme büründü. Güçlü torka sahip paralel çift silindirli motor, uzun yol için de geliştirilmiş süspansiyonu, bagaj bölmesi, kişiselleştirilmiş renk seçenekleri olan LED farlar ve LCD göstergeleriyle dikkat çekiyor. İki seviyeli ‘Honda Seçilebilir Tork Kontrolü’ ise (HSTC) 2018 model NC 750X’de artık standart donanım arasında sunuluyor.

NC750X (MT) 41.400 TL
NC750X (DCT) 44.600 TL

 

X-ADV

Honda X-ADV, sert SUV stilini ve rahatlığını, uzun yol süspansiyonu ve 745 cc’lik çift silindirli motorundan gelen güçlü performans ile harmanlıyor. 2018 için model, çift kavramalı şanzımanda (DCT) G arazi düğmesi ve motorda 2 Seviyeli Honda Seçilebilir Tork Kontrolü (HSTC) ile güncelleniyor.

X-ADV 62.200 TL

kaynak: Motoaktuel

Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

Eğlenceli SUV’lar

Su geçme derinliğini boş verin! Yaklaşma açısı ya da dağıtıcı diferansiyel de neymiş! Tamam, burada SUV’lardan, hem de 4 tekerlekten çekici SUV’lardan konuşuyoruz. Ancak konuklarımız araziye çıkmak için değil, keyif vermek için yaratılmış araçlar. SUV kullanmanın keyfini, eğlenceli sürüş özellikleriyle destekliyorlar. Ayrıca: Tabi ki asfalt üzerinde!

Bu tür araçları incelerken karşımıza, yeni Mazda CX-3, tazelenmiş Suzuki Vitara ve narin Fiat 500X ile karşılaştık. Testimiz için dizel motorlu ve 4×4 versiyonları tercih ettik ancak ellerinde otomatik dışında bir seçenek olmadığından 500X, karşılaştırmamıza otomatik şanzımanlı olarak katıldı.

Bazı otomobillerde insanlar, bazı şeyleri rahatça göz ardı edebiliyor. Örneğin Countryman için herkes Mini’yi “azarlayıp” bunun hala bir Mini olup olmadığını sorgularken, aslında şişirilmiş bir 500 olan 500X, sevimli görünümüyle herkesin sempatisini kazanıyor. Büyük ihtimalle bunun sebebi pörtlek gözlerinin hala çocuksu bir ifade taşıması. Diğer taraftan konu bizim yaptığımız karşılaştırmalar olduğunda, sevimliliğin kendisine en küçük bir yardımı bile olmayacak. Çünkü testlerimizde sadece ölçülebilir değerleri ve sürüş hislerini dikkate alıyoruz. Tamam, Fiat burada en güçlü motoru sunuyor olabilir ama açık ara farkla en ağır otomobil de kendisi. Kendisinden çok daha güçsüz olan Mazda CX-3 ise buna, akıllı hafif üretim teknikleri ve dizel motorunun sessiz çalışmasıyla cevap veriyor. İkinci Japon rakipse yeni Suzuki Vitara. Adını öncüsü Grand Vitara’dan miras olmasına rağmen yeni Vitara’nın artık öncüsü ile hiçbir benzerliği kalmamış. 4.18 m ile Vitara, trafikte en küçük alanı işgal ediyor, karşılaştırmanın en düşük ağırlığıyla Mazda ile birlikte yüksek puanlar topluyor ve 120 HP’lik gücüyle Mazda (105 HP) ve Fiat’ın (140 HP) arasında konumlanıyor. Günümüzün patlama halinde büyüyen sınıfı olan küçük SUV’lara dahil olar rakiplerin bu karşılaştırmayı gerçekten ciddiye almaları gerekiyor. Neticede pazar hızla büyüse de, başarı her zaman garanti değil. Çünkü gerçekten çok sayıda güçlü rakip var.

3. SuzukI Vitara 1.6 DDiS 4×4 / 413 Puan
+ Canlı motor; cep dostu düşük tüketim (5.4 lt/100 km); başarılı süspansiyon
– Vasat kalite hissi; gevşek vites geçişleri; kaba çalışan dizel motor; testin en uzun fren mesafeleri

Suzuki ve modern zamanlar mı? 4.20 m’lik Vitara ile Japon markanın sevilen mini-SUV sınıfına giriş yaptığı kesin. Ancak bu dinamik çizgilere sahip aracın aşırı beğeni toplayacağını düşünmüyoruz. Vasat işçilik ve hoş görünmeyen plastik yüzeyler “eski” bir etki bırakıyor, multimedya sistemi sonradan taktırılmış gibi hissettiriyor, kaba çalışan dizel motor da geçmişin havasını taşıyor. Yazık, çünkü 120 HP’lik güç gayet iyi bir rakam. Uzun tutulmuş vites yolları 0-100 km/s hızlanma süresini uzatsa da, 320 Nm’lik yüksek tork sollama manevralarında gayet iyi esneklik değerleri sağlıyor. Aşırı yumuşak süspansiyon, dinamizm kelimesinin Vitara’nın sözlüğünden çıkartılmasını gerektiriyor. Konforlu sürüşler sunan Vitara, sadece iyice bozuk zeminlerde vuruntu sesleri üretiyor.

TEKNIK2. Mazda CX-3 SKYACTIV-D 105 AWD / 415 Puan
+ Sessiz ve sarsıntısız çalışan motor; atak sürüş özellikleri; makul fiyatlar; aşırı direkt vitesler
– Çok küçük arka kısım; bozuk zeminlerde çok azalan yol konforu; vasat koltuklar

Bu Mazda kesinlikle canlı bir araç. Hem de CX-3 Skyactiv-D’nin 105 HP’lik gücüyle karşılaştırmanın en zayıf motoruna sahip olmasına rağmen. Bunu sağlayansa hafif üretim teknikleri: 1339 kg ile CX-3, karşılaştırmanın en hafif aracı. Bu da 10.9 sn içinde 100 km/s’ye ulaşmasını sağlıyor. Bu sırada vitesler yuvalarında neredeyse kendi kendisine kayıyormuş gibi hissettiriyor, motorsa harika bir sessizlik sunuyor. 1.5 lt’lik makine bu sayede test ekibindeki herkesin beğenisini kazandı. Süspansiyon ve sürüş özellikleri de dinamizm odaklı. İlk anda insanın hoşuna giden bu özellik, ilk 100 km’nin ardından canınızı sıkmaya başlıyor: Kısa zemin darbelerini aşırı sert karşılıyor ve arka akstan bolca vuruntu sesi geliyor. Tüm bunlara küçük ve ince dolgulu koltuklarla, oturma yeri yerine ek bagaj alanı olarak kullanılmaya daha uygun olan ikinci koltuk sırası da ekleniyor.

DEGERLENDIRME1. Fiat 500X 2.0 Multijet 4×4 / 419 Puan
+ En geniş iç mekan; güçlü motor; başarılı süspansiyon ayarları; iyi çalışan otomatik şanzıman
– En yüksek tüketim; otomatik şanzımanda çok artan fiyat; kokpitte fonksiyonel zayıflıklar; küçük bagaj

Bu küçük İtalyan kesinlikle çok çekici. Şişirilmiş SUV versiyon 500X bile orijinal 500 kadar sempatik görünüyor. Ancak geniş iç mekan gibi önemli bir koza da sahip. Rakiplerinin hiçbirinde buradaki kadar ferah bir ortamda yolculuk edemiyorsunuz. Sadece bagaj biraz daha büyük olabilirmiş. Diğer taraftan iki katlı bagaj zemini standart. İç mekanın kalitesi makul, tasarımı ise sevimli. Ancak keyifli bir tasarım yaratmaya çalışırken mühendisler, bazı kullanım zorluklarını göz ardı etmişler. 2.0 lt’lik güçlü dizel motorda ise hiçbir sorun yok. Hafif homurtulu çalışan motor 140 HP’lik yüksek gücüyle rakiplerini geride bırakırken, 500X’i seri bir şekilde hareket ettiriyor. 9 ileri oranlı otomatik şanzıman (opsiyon) da motora başarıyla eşlik ediyor. Rahatsız edebilecek tek şeyse, biraz fazla sık vites değiştirmesi. Rakiplerinden 200 kg ağır olması ve yüksek motor gücü, yüksek tüketim olarak geri dönüyor: 6.6 lt/100 km’lik test tüketimi, rakiplerinden 1 litre daha fazla. Neyse ki Fiat, tüysıklet rakiplerinden bir sınıf daha olgun ve oturaklı sürüş özellikleri sunuyor. Süspansiyon otoyol zeminlerindeki bozuklukların çoğunu yok ederken, birbirini takip eden hsonucızlı virajlarda karoserin fazla sallanmasını engelliyor. Bu konuda 500X, Mazda’ya yakın özellikler sunuyor.

SONUÇ
Gerald Czajka ve Berend Sanders
Fiat 500X kendisine bir zafer serisi hazırlamış gibi görünüyor. Benzinli ve iki tekerlekten çekişli versiyonun ardından bu küçük İtalyan SUV’u, 4×4-dizel kombinasyonunda da zafer kazandı. Çünkü başarılı genel konsepti, ne iç mekan genişliğinden ne de sürüş özelliklerinden ödün veriyor.

kaynak: autoshow.com.tr

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yeni BMW Z4 bu yaz tanıtılacak

Toyota’nın Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıttığı Supra konseptinden sonra gözler aynı platformda üretilecek olan BMW Z4’e çevrildi. Yeni BMW Z4’ün de bu yaz tanıtılıp, Paris Otomobil Fuarı’nda sergileneceği belirtiliyor.

Coupe karoserle üretilecek olan Supra’dan farklı olarak yeni Z4 bir roadster olacak. Bu tercihin en büyük sebebi ise Jaguar F-Type, Porsche 718 Boxster ve Mercedes-Benz SLC’nin pastasından pay kapmak.

Z4’ün motor seçenekleri dört ve altı silindirli ünitelerden oluşacak. Giriş seviyesindeki modelin 2.0 litrelik dört silindirli motoru yer alacak ve Avrupa pazarında satılacak.

 Amerika pazarında ise 3.0 litrelik turbo beslemeli motor yer alacak bu motorun 340 ve 390 HP’lik iki farklı güç çıkışı olacak. Bütün motor seçeneklerinde çift kavramalı otomatik şanzıman standart olarak yer alacak.
kaynak: ahaber
Kategoriler
Manşet Oto Haber

2019 Ford Mustang GT California Special

2019 Ford  Mustang GT California Special
California Special ismi, 1968 yılında Ford’un ’64 Shelby GT’ prototipinden ilham aldığında ve orijinal Mustang için estetik bir yükseltme paketi olarak sunulduğunda ortaya çıkmıştı.

2019 Ford  Mustang GT California Special
Şimdi yarım asır sonra, California Special bir dizi geliştirmeyle geri dönüyor.

2019 Ford  Mustang GT California Special
Mustang GT, 5.0 litrelik V8 ve altı ileri manuel ile sunulacak.

2019 Ford  Mustang GT California Special
Benzersiz beş kollu jantlar, karartılmış ızgara, yanlarda soluk bir şerit gibi özellikler ekleniyor.

2019 Ford  Mustang GT California Special
Yeni koltuklar ve elbette hem içeride hem dışarıda özel rozetler var.

2019 Ford  Mustang GT California Special
California Special ile birlikte, Ford 2019 Mustang’e başka iyileştirmeler de getirdi.

2019 Ford  Mustang GT California Special
Yeni bir Bang & Olufsen ses sistemi, değişken egzoz sesi ve yeni renkler bunlardan birkaçı..

Kaynak: ahaber

Kategoriler
Elektrikli Araçlar Manşet

Volkswagen’in elektrikli geleceği, pil tedarikçilerine bağlı

Volkswagen CEO’su Matthias Mueller, elektrikli otomobil atılımında hayati öneme sahip pillerin geliştirme ve üretimi işini uzmanına bırakacaklarını dile getirdi.

Otomotivin geleceği, her yıl uluslararası fuarlarda tanıtılan ve çıtayı daha da yükselten elektrikli konseptlerle şekillenirken, bu tip araçların en hayati parçası olan pillerin üretimi konusu Volkswagen’in yıllık toplantısında da gündeme geldi.


Berlin’de yatırımcılar ve basınla buluşan üst düzey yönetimin en tepesindeki isim CEO Matthias Mueller, grup bünyesindeki 11 markayla 2025‘e kadar pazara 80 yeni elektriklendirilmiş (hibrit) ve 50 tamamen elektrikli model sunmaya hazırlanırken bu konuda işinin uzmanı (BOSCH, LG, Panasonic, VARTA vb.) pil üreticileri ile iş birliğinde olacaklarını dile getirdi.

YILDA 150 GIGAWATT-SAAT’LİK PİL GEREKECEK

VW’nin Kuzey Amerika pazarına yönelik üretimlerinin gerçekleştiği Chattanooga, markanın evi Almanya ve küresel pazarın en önemli adresi Çin’deki tesislerde üretilecek I.D. Vizzion, Crozz ve Buzz konseptlerinin üretim modelleri için yılda 150 gigawatt-saat kapasitelik pil ihtiyaçları olacağı ön bilgisini paylaşan Mueller, içten yanmalı motorları da kolay kolay bırakmayacaklarının sinyalini 2030’a kadar geliştirmelerin devam edeceğini belirterek veriyor.

Volkswagen, 2015’te patlak veren Dieselgate skandalının halen çözüme ulaşmamış kısımlarıyla uğraşırken, markanın zedelenen imajını kurtarmak için elektrikli atılımında elini çabuk tutmak zorunda. Alman otomotiv devi, dizel salınım skandalıyla ilgili süreçte kendini kanun denetleyici ve düzenleyicilerin insafına bırakmış durumda.

kaynak: hürriyet

Kategoriler
Manşet Motor

Sınırlı Sayıda Üretilen Vespa 946 RED İstanbul’da!

Motosiklet dünyasının ikonik yüzü Vespa, Türkiye’nin en önemli motosiklet fuarı olan Motobike İstanbul’da bu yıl da motosiklet ve moda tutkunlarının gözdesi oldu. Sınırlı sayıda üretilen özel seri Vespa 946 RED ABS, Vespa Primavera 50 ve Vespa Sei Giorni ABS modelleriyle tasarım ve kalitesiyle tam anlamıyla rakipsiz olan Vespa, bu yıl da dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Motosiklet dünyasının en köklü ve ikonik markalarından Vespa, bu yıl da Türkiye’deki en önemli motosiklet organizasyonu olan Motobike İstanbul Fuarı’nda moda ve motosiklet tutkunlarının gözdesi oldu. Tasarım ve kalite anlamında rakipsiz olan birçok Vespa modeli, katılımcıların ilgisini üzerine çekmeyi başardı.

Fuarda özel olarak sergilenen Vespa 946 RED ABS modeli, özel kırmızı rengi ve RED logosuyla dikkat çekerken, RED temalı Vespa’yı alan kullanıcılar, AIDS Araştırmaları Vakfı’na da bağışta bulunmuş oluyor. Sınırlı sayıda üretilen model, 946 adıyla da 1946’da üretilen ikonik Vespa modeline atıfta bulunuyor. ABS ve ASR ile donatılan RED modelinde, sınıfının en verimlisi 125 cc benzinli motora, LED far ve sinyal lambaları ile tamamen LCD gösterge tablosuna yer veriliyor.

Vespa Primavera 50 modelinde, siyah, kırmızı, beyaz, mercan ve mavi renklere yer verilirken, 49,9 cc hacmindeki tek silindirli, hava soğutmalı 4 supaplı motor ön plana çıkıyor. 6,4 litrelik yakıt deposu ve 1 litreyle 35,5 km yapabilen menzil kapasitesiyle uzun yolculuklar vaat eden Primavera 50, üstelik B sınıfı ehliyete sahip olan motosiklet tutkunları tarafından da kullanılabiliyor.

Vespa Sei Giorni modeliyse, 1951 yılında “Sei Giorni Internazionale Rallisi”  için üretilen, orijinal Sei Giorni modeline atıfta bulunan bir motosiklet olarak günümüze kadar geldi. Motosikletin güncel versiyonu, 278 cc hacmindeki 22 HP gücündeki performanslı motoruyla dikkat çekiyor. Elektronik enjeksiyon kontrollü, 4 supaplı ve su soğutmalı motorla donatılan Sei Giorni, standart olarak sunulan ABS ile güvenliği de elden bırakmıyor. 8,45 litrelik deposu ve 1 litreyle 29,4 km vaat eden menziliyle öne çıkan Sei Gironi modeli, mat yeşil renk seçeneğiyle satışa sunuluyor.

kaynak: motoaktuel

Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

Çıtayı yeniden Mercedes belirliyor

Mercedes yeniden doğru rotada. Çok da iyi gitmeyen birkaç yılın ardından Alman firma, özellikle S Serisi (2013’ten beri) ve C Serisi (2014’ten beri) ile yeniden yüksek puanlar topluyor. Puanların dışında Mercedes’in başarıları da, sempati seviyesi de arttı. Bunu sağlayansa Mercedes’i Mercedes yapan erdemlere dönüş yapması: Konforlu, kaliteli, lüks ve güvenli.
Tam da bu rotayı izleyen yeni GLC’de Mercedes, işini sağlama almış. GLC, köşeli öncüsü GLK’nın aksine daha geniş kitlelere hitap edebilecek bir dizayna sahip. C Serisi’nin başarısını kanıtlamış teknolojilerinin kullanıldığını ise model adındaki “C” harfinden anlamak mümkün. Elit iç mekanda da aralarındaki akrabalık hemen fark ediliyor. Tüm bunlara eksiksiz bir güvenlik paketi de ekleniyor.

Durum böyle olunca rakipleri, GLC’ye pek kafa tutamıyor. Olgunlaşmış bir model olan BMW X3 (2010’dan beri yollarda), kalitesiyle öne çıkan Audi Q5 (2008) ve karakter sahibi Volvo XC60 (2008) GLC’nin yanında biraz “yaşlı” kalıyor. Rakiplerin dördü de karşılaştırmamıza 200 HP civarında güç üreten dizel motorlar, 4 tekerlekten çekiş ve otomatik şanzıman kombinasyonuyla katıldı. Dört rakip de bolca konfor ve performansın yanında birçok çekici özellik de sunuyor. Ancak finalde ipi Mercedes göğüslüyor.

tekniktablo4. Volvo Xc60 d4 AWD / 472 Puan
+ Stil sahibi iç mekan ve 5 silindirli motoru XC60’ın en önemli kozları.
– Süspansiyon karakteri uyumlu değil, konfor ve ataklıkta geri planda kalıyor.

Bu Volvo’yu tavsiye etmemizin bir, hayır iki nedeni var. İlki motor. Çünkü tam da olması gerektiği gibi: Güçlü, boğuk sesli ve benzersiz. 2.4 lt’lik makine 190 HP ile gayet güçlü, çekişi kuvvetli ve iyi devirleniyor. Madalyonun diğer yüzüyse tüketim: 7.4 lt ile 4 silindirli rakiplerinden 1 litre daha yüksek. Otomatik şanzıman ise hem sadece 6 ileri orana sahip, hem de vites geçişleri gecikmeli. Ancak bu pek de rahatsız edici değil, çünkü Volvo’nun rahat karakteriyle gayet uyumlu. XC60 aceleyi pek sevmiyor: Direkt olmayan ve darbelerden etkilenen direksiyon ağırkanlı kalıyor ve 20 inçlik büyük jantlarıyla süspansiyonu sert ve vuruntulu çalışıyor. İkinci neden: İç mekanın temiz ve rahat İskandinav stili. Volvo bu konuda kesinlikle başarılı. XC60’ın gayet geniş olan iç mekanı da, 575 kg ile karşılaştırmanın en yüksek taşıma kapasitesini sunması da beğeni topluyor.

3. degerlendirmetabloAUDI Q5 2.0 TDI quattro / 505 Puan
+ Sessiz ve sarsıntısız çalışan TDI da, canlı şanzıman da beğeni topluyor. Arka kısım değişken, kalite yüksek
– BMW ve Mercedes’in süspansiyonları daha konforlu, direksiyon hissi sentetik, asistan sistem sayısı kısıtlı

Q5 genel olarak başarılı, olgun ve becerikli bir SUV. Aslında tek bir problemi var: X3 ve GLC bazı konularda daha da iyi. Yüksek kalite seviyesi, geniş iç mekanı ve ayrı ayrı ileri-geri kaydırılabilen pratik arka koltuk sırası Audi’ye yüksek puanlar kazandırıyor. 2.0 lt 190 HP’lik TDI motor yumuşak ve sessiz çalışırken, 7 ileri oranlı DSG şanzıman hızlı ve yumuşak vites değişimleri sunuyor. Ancak rögar kapakları veya enlemesine yarıklardan geçerken 20 inçlik jantlar nedeniyle süspansiyondan vuruntu sesleri geliyor. Direksiyon ise sentetik ve geri bildirimsiz çalışıyor. Asistan sistemlerdeki eksiklikleri (park asistanı, head-up gösterge, adaptif farlar) Audi’nin yaşlandığının işaretleri. Halefi 2016’da gelecek.

2. BMW X3 xDrive 20d / 512 Puan
+ X3 bir SUV’a göre oldukça dinamik. Direksiyon direkt ve canlı, otomatik şanzıman birinci sınıf.
– Sadece iki eleştiri konusu var. İşçiliğin Q5 ve GLC’dekinden daha özensiz olması ve arka koltuklardaki kısıtlı iç mekan.

X3 her zaman SUV sınıfının dinamizm ustası olmuştur. Aynı zamanda çok da sevilen bir modeldir. Başka hiçbir model (buna yeni Mercedes GLC de dahil) onun kadar atak ve kıvrak değil. 2.0 lt 190 HP’lik dizel motor, sert süspansiyon ve direkt direksiyonla çok iyi uyum sağlıyor. Derinden gelen seslerle çalışmasına rağmen gücü ve çekişi beğeni topluyor. 8 ileri oranlı ZF üretimi otomatik şanzıman ise canlı karaktere ve hızlı tepkilere sahip. Bu konuda hiçbir rakibi X3’ün eline su dökemez. Ancak Bavyeralı üreticinin iç mekana biraz dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü Audi’nin SUV’u ve yeni GLC hem görsel hem de hissel olarak daha kaliteli. Diğer bir eleştiri ise, X3’ün arka koltuklarının göreceli olarak daha konforsuz (zemine çok yakın) olması.

1. MERCEDES GLC 250 d 4MATIC / 528 Puan
+ Konfor yüksek; iç mekan tasarımı etkileyici; genişlikler bonkör; performans yüksek; direksiyon başarılı
– Mercedes’in genelde yüksek olan fiyat politikası; manuel vites seçeneğinin olmaması; 2.1 lt’lik motorun sarsıntılı ilk çalıştırma karakteri

Köşeli GLK’dan GLC’ye dönüşüm önemli bir adım. Düz hatlı silueti biraz Q5’i hatırlatıyor. İç mekanda C Serisi’nin çok sevilen çizgileri kullanılmış. Oturma pozisyonu alçak ve sürücü kendisini otomobile entegre olmuş hissediyor. Bu durum bir zamanlar sadece BMW’ye özgüydü. Performansta bir sürpriz yaşadık: 2.1 lt’lik tanıdık motor rakiplerini geride bırakmayı başararak atak bir kullanım sağlıyor. İlk çalışmalarda eskisi gibi sarsıntılı ve kaba olsa da, hız arttıkça sakinleşiyor ve etkili bir çekiş sağlıyor. 9 ileri otomatik şanzıman hızlı çalışıyor ama ender de olsa, çok sayıdaki vites arasından doğru olanı seçmekte zorlanıyor. Hisli ve hassas direksiyon da beğeni topluyor. Özellikle havalı süspansiyona (opsiyonel) sahip olduğunda, GLC harika bir konfor sunuyor. GLC’nin iç mekan sonucgenişlikleri de bonkör ve tüm bunlara çok sayıdaki güvenlik asistanı da ekleniyor. Yani bu sınıfta çıtanın yüksekliğini GLC belirliyor.

SONUÇ
Dirk Branke ve Berend Sanders
Mücadele zorlu olsa da yeni GLC, en önemli rakipleri olan X3 ve Q5’i geride bırakmayı başardı. Yüksek konforu, etkileyici kalitesi, geniş iç mekanı ve en modern asistan sistemlerine sahip olması, Mercedes’e birinciliği getirdi. GLC’yi sırasıyla dinamik X3 ve olgunlaşmış Q5 takip etti. Sempatik Volvo da 5 silindirli motoruyla hala iyi bir seçim olabilir.

Kaynak: autoshow.com.tr

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yeni RAV4, New York Otomobil fuarında tanıtılacak

Cenevre Otomobil Fuarı genel ziyarete açık günleriyle devam ederken Toyota, dünyanın en çok satan SUV modeli RAV4’ün yeni neslinin prömiyerini New York Otomobil Fuarı’na saklamış.

Kompakt SUV türünün yaratıcısı olarak görülen ilk nesil RAV4’ten 20 yılı geride bırakırken Japon üretici modelin beşinci neslini dünyada en güçlü olduğu Kuzey Amerika pazarına hitap eden New York Otomobil Fuarı’nda tanıtacak.


ABD’de yalnızca geçen ay 30 bin adet dördüncü nesil RAV4 satan Toyota, yeni modelde bu başarıyı devam ettirmek için daha dinamik bir dış tasarım üzerinde çalıştığını, geçen yılın sonunda düzenlenen Los Angeles fuarında sergilediği FT-AC konseptiyle göstermişti.

Yeni RAV4’ün tüm ayrıntılarını 28 Mart günü kapılarını açacak New York ‘Auto Show’dan öğreneceğiz.

Kaynak: Hürriyet

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Subaru yeni Forester’ın örtüsünü New York’ta kaldırıyor

Subaru yeni Forester’ı 28 Mart’ta kapılarını açacak New York Otomobil Fuarı’nda tanıtacak…

Dünyanın en önemli otomotiv pazarı Kuzey Amerika’ya yönelik tanıtımların gerçekleşeceği New York otomobil fuarı için geri sayım başlarken, pazarın en önemli Japon oyuncularından Subaru, Station Wagon’dan SUV’a evrilen Forester modelinin yeni neslinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Markanın adıyla özdeşlemiş Symmetrical All Wheel Drive (dört tekerden simetrik çekiş sistemi) ve Boxer motor özelliklerine sadık kalarak ilerleyen üretici, iç ve dış tasarımda eskiyen yüzünü VIZIV konsept modelleriyle kökten değiştireceğini göstermiş ve yeni Crosstek (ülkemizdeki adıyla XV) ile bu değişime başlamıştı.

Subaru Forester | Detroit Otomobil Fuarı 2018

2012 yılında piyasaya çıkan ‘SJ’ kod adlı dördüncü nesil de son makyajla ömrünü tamamlarken, markanın yepyeni platformu üzerine ve yeni iç-dış tasarım konseptiyle şekillenerek karşımıza çıkacak.

Yeni Forester’ın dünya pazarlarına ne zaman sunulacağı ve akabinde ülkemize ne zaman ulaşacağı henüz belli değil.

Kaynak: Hürriyet