Kategoriler
Manşet Oto Haber

Saab’dan Dönüş

NEVS (National Electric Vehicle Sweden), iflas etmiş olan Saab’ı satın aldığını geçen yılın bu zamanlarında duyurmuştu. Bir senelik çalışmanın ardından Trollhättan’daki ana fabrika tekrar açıldı. Firmanın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre üretilecek olan ilk iki model, bir Saab klasiği olan 9-3 serisinden olacak.

Üretim bandındaki hatalar giderilip modellere yeni bazı parçalar eklendikten sonra, bu yıl sonunda veya önümüzdeki yılın başında tam donanımlı üretim başlayacak. NEVS başkanvekili Mattias Bergman’ın açıklaması şu şekildeydi: “Üretime tekrar başlama kararımızdan önce tedarikçilerle son anlaşmaları yapmamız gerekiyordu. Şimdi donanımımız üretime hazır.”

Yeni 9-3’ler ilk olarak benzinli turbo motorlarla gelecek. Önümüzdeki yılsa firmanın adından da anlaşılacağı gibi şu anda geliştirme aşamasında olan elektrikli ve makyajlı modeller üretilecek. Ayrıca Phoenix platformunun da General Motors’tan kalan parçalardan arındırılıp tekrar üretilmesine dair planlar var.

NEVS’in satış beklentisi oldukça iyimser. 2016’ya kadar her sene 120.000 satış planı var. Firma özellikle Avrupa Çin pazarına yönelecek. ABD ve Kanada pazarlarına girilip girilmeyeceğine dair firmadan resmi bir açıklama gelmedi.

NEVS’in merkezi İsveç’te ve birçok yöneticisi bu ülkeden ama firmanın bağlı olduğu holding Çin merkezli bir kuruluş. Saab gibi güvenliğiyle ünlü başka bir İsveçli olan Volvo da Çinli Geely’e geçtikten sonra araçlarının sağlamlığı sorgulanmıştı. NEVS’in iyimser satış tahminlerine rağmen öncelikle güvenlik konusunda sürücüleri ikna etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Mini Jeepler Yakında

Jeep yeni küçük SUV modelini 2014 ortalarında çıkarmaya hazırlanıyor. Bu modelin başta Nissan Juke olmak üzere Opel Mokka gibi modellerle rekabete girmesi amaçlanıyor.

Casus fotoğrafları çekilen prototipten anlaşıldığı kadarıyla yeni bir şasi yolda gibi gözüküyor. Bu şasinin Fiat 500L temelli olması bekleniyor.

Yeni model için segmentinin de etkisiyle şimdilik B-SUV kod adı kullanılıyor. Bu model Kuzey Amerika ve Avrupa’da satışa çıkacak. B-SUV ile araç yelpazesinin genişlemesi ve satışların artması öngörülüyor.

Jeep’in Avrupa sorumlusu Chris Ellis’e göre firma off-road aracı imajını koruyacak ve bu konuda B-SUV sınıfının en iyilerinden biri olacak. Satışları arttırmak için firmanın yüzünü yumuşatmak gibi bir amaç yok.

B-SUV’nin tasarımında yeni Wrangler’dan esintiler görmek mümkün. Rakiplere bir çalım atmak için de dört çeker standart olarak gelebilir. Önümüzdeki günlerde daha fazla ayrıntı ortaya çıkacaktır.

Modelin ilk gösteriminin önümüzdeki yıl mart ayında düzenlenecek olan Cenova Motor Show’da olması bekleniyor. Jeep için yoğun bir dönem olacak çünkü yeni Cherokee’nin de aynı dönemde Avrupa pazarına girmesi planlanıyor. Chris Ellis’in söylediğine göre yeni Cherokee için yakıt tüketimini düşürücü bazı önlemler alınacak.

Chris Ellis, açıklamalarında büyük bir 7 koltuklu modelin geliştirilebileceğinden de söz etti. Henüz bu modelin üretilip üretilmeyeceğini söylemek mümkün değil. Üretilirse B-SUV ile birlikte araç yelpazesinin genişletilmesi için büyük bir adım olabilir.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Testi Başarıyla Bitiren ilk Çinli

Çinli otomobil üreticileri denince akla çoğunlukla güvenliği düşük arabalar gelir. Chery bünyesinde faaliyet gösteren Qoros ise bu algıyı yıkmak istiyor. Yeni geliştirilen Qoros 3 Sedan modelinin Euro NCAP testinden 5 yıldız alması da bunun bir göstergesi.

Qoros 3 Sedan, testten 5 yıldız alan tamamı yerli olarak geliştirilmiş ilk Çin yapımı model olmayı başardı. Üstelik bu, yerel bir başarı olmakla sınırlı kalmadı; 2013 yılında test edilmiş dünya çapında tüm modeller arasında da en yüksek puanı Qoros 3 Sedan aldı.

Testi yapan görevlilere göre modelin en çok öne çıktığı kısım “yetişkin koruması” sınıfı oldu. Ön, yan ve dikey hedef çarpışmalarında araç müthiş bir dayanıklılık örneği gösterdi. Bu da Qoros’un işini ne kadar ciddiye aldığının bir göstergesi.

Puanlamaya bakacak olursak yetişkin korumasından 95, çocuk korumasından 87, yaya korumasından 77 ve güvenlik yardımcılarından 81 aldığını görüyoruz. Firmanın Avrupa’ya açılmasında bu puanlar en büyük reklamları olacak gibi görünüyor.

Asyalı başka bir model olan Kia Carens MPV de Qoros 3 Sedan’la aynı zamanda test edilip 5 yıldız aldı. Yetişkin korumasında 94 ve güvenlik yardımcılarında 81 puanla yakın bir sonuç gösterdi. Diğer yandan çocuk korumasından 76, yaya korumasından 64 puan alarak bu alanlarda Qoros 3 Sedan’ın oldukça gerisinde kaldı.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Logan mı Symbol mü ?

Yeni Dacia Logan’ın Paris Motor Show’da vitrine çıkmasının üstünden henüz bir yıl geçti. Bu kısa süreye rağmen şimdiden bir makyaja gidilecekmiş gibi görünüyor. En azından test sırasında fotoğrafları çekilmiş bir prototip modelden edindiğimiz izlenim bu yönde.

Prototipin radyatör ızgarası ve ön farları Renault Symbol’e ait, flaşörler ise Logan’dan. İki model de aynı platformdan geldiği için ve tasarımları birbirine çok benzediği için fotoğrafa bakarak hangisi olduğunu söylemek güç.

İlk ihtimal bu modelin Symbol olması… Renault, tamponlarda değişikliğe giderek modeli daha geniş bir kitleye yaymak istiyor olabilir. Diğer ihtimal de bahsettiğimiz gibi Logan… Dacia Duster’la daha fazla görüntü benzerliği oluşturulmak isteniyor olabiliri.

İkinci ihtimal daha kuvvetli gözüküyor. Geçtiğimiz günlerde Frankfurt Motor Show’da Duster’ın yeni 125 beygirlik 1.2 litre turbo motoru tanıtıldı (bundan önce en yüksek 90 beygirlik vardı). Bu motorun Logan’da da kullanılması planlanıyorsa görüntü olarak da Duster’la bir ilişki kurmak istenmes mantıklı duruyor.

İlk nesil Logan’ın piyasaya çıkışından sonra serinin en büyük motorlu modeli Logan Prestige üretilmişti. Şu anda testi yapılan prototip, yeni Prestige için de bir ön hazırlık olabilir.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yeni Outlander Piyasada

Yeni Mitsubishi Outlander satışa sunuldu. Tek motor ve donanım seçeneği ile satışa sunulan Yeni Outlander başlangıç fiyatı ise 116.960 TL olarak belirlendi.

7 koltuklu oturma kapasitesi ile özellikle kalabalık aileler için ideal bir yaşam alanı sunan Yeni Outlander, 169 litre bagaj hacmi sunarken, üçüncü sıra koltuklar yatırıldığında 769 litre, ikinci sıra yatırıldığında ise toplamda 1596 litreye ulaşan bir alan yaratabiliyor.

1998 cc ve 150 beygirlik bir güç sunan motoruna yeni CVT otomatik şanzıman sistemi eşlik ediyor. Selefine göre daha ekonomik bir tüketim değeri sunan Yeni Outlander 100 km^de ortalama 6,7 litre yakıt tüketiyor.

Euro NCap çarpışma testlerinden 5 yıldız ile tam puan almayı başaran Yeni Outlander ayrıca 7 hava yastığı, şerit takip sistemi, çarpışma önleyicisi sistem, hız sınırlandırıcılı uyarlanabilir Cruise kontrol sistemi gibi güvenlik donanımlarını da standart olarak sunuyor.

Çift bölgeli dijital klima, anahtarsız çalıştırma, 9 hoparlörlü Rockford Fosgate, Akıllı dört çeker sistemi ve deri koltuklar gibi konfor odaklı özellikleri ile de dikkatleri üzerinde toplamayı başaracak gibi gözüküyor

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Volkswagen Müzesi

Almanya’nın Wolfsburg şehrinde bir müze yer alıyor. Buranın bizi ilgilendiren özelliği ise bir Volkswagen müzesi olması. Firma araba üretmeye başladığından beri üretilmiş olan hemen hemen her model burada sergileniyor. 1943 Beetle’dan son model yarış tipi Scirocco’ya kadar uzanan bir model aralığı var.

Müzede prototiplere büyük önem veriliyor. Bir kereye mahsus üretilmiş modeller oldukça dikkat çekici. Bunların arasında Beetle’ın yerini alması planlanmış Karmann Ghia benzeri iki kapılı sedan, çıkma pencereli dört çeker otobüs, ilk nesil Golf sayılabilecek 3 kapılı küçük hatchback ve deneme amaçlı yapılmış Passat GTI hatchback yer alıyor.

Müzedeki favori araçlardan biri EA-48. Bu dört koltuklu minik araç BMW Isetta gibi modellere rakip olarak üretilmiş. Onu özel kılan, Porsche’den hiçbir parça içermeyen ilk VW modeli olması. Ayrıca firmanın önden çekişli ilk denemelerinden biri olarak tarihte yerini almış.

EA-48 hiç üretime geçmese de supermini sınıfının öncülerinden biri olarak görülüyor. Üretime geçilememesinin sebebi zamanın VW başkanı Heinz Nordhoff’un Beetle satışlarını düşüreceği yönündeki endişeleriydi. 1956 yılında üretilen ikinci prototip, proje iptal edildikten sonra hurdaya gitti.

Müze, Autostadt’taki müzeyle karşılaştırıldığında oldukça tenha. Öyle ki hafta içi sadece randevuyla açılıyor. Otomobiller motorlarına göre hava soğutmalı ve su soğutmalı olarak kategorilere ayrılıyor.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yeni Cross Caddy Piyasada

Volkswagen çok satan Hafif Ticari aracı Caddy modelinin farklı bir yorumu olan Cross Caddy versiyonunu 54.800 TL’den başlayan fiyatlar ile satışa sundu.

Sadece 1,6 litrelik dizel motora ait düz ve otomatik şanzıman seçenekleri ile satılan Cross Caddy, 102 beygir güç ve 250 Nm tork üretebiliyor.

Normal Caddy modeline oranla yerden daha tüksek yapısı ile dikkat çeken Yeni VW Cross Caddy, özel tasarımlı tamponlar, 16 inç sportif jantlar ve özel tasarım koltuk desenleri ile dikkatleri üzerine çekiyor.

Tek donanım paketi ile satışa sunulan ticari modelde ESP, ASR, yokuş kalkış destek sistemi, kararan iç dikiz aynası, sis farı ve alüminyum alaşım jant gibi donanımlar ise standart olarak sunuluyor.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yeni Corolla Yeni Paket

Toyota yeni piyasaya sürülen Corolla modeline bir yani donanım paketi daha ekledi. Touch adı verilen donanım paketi modelin tüm motor versiyonları ile birlikte satın alınabiliyor.

Buna göre Touch donanım paketinde baz versiyon olan Life paketine ek olarak Ön sis farları, Elektrikli katlanabilir yan aynalar, Geri görüş kamerası, Deri direksiyon simidi, Otomatik klima (çift bölgeli), 12V güç çıkışı (arka), Kayar kapaklı ön kol dayama, Arka kol dayama (çift bardaklıklı), Toyota Touch 2 Multimedya sistemi, Direksiyondan kumandalı Bluetooth kablosuz cep telefonu bağlantısı ve 6 Hoparlör standart olarak sunuluyor.

53.600 TL^den başlayan fiyatlar ile satışa sunulan Touch paketine sahip Toyota Corolla Ağustos ayı itibariylr ülkemizde 8.000 adetlik bir satış başarısı gösterdi.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Volvo s1000

Volvo’nun CEO’su Hakan Samuelsson, nisan ayında Automotive News China’ya bir ropörtaj vermişti. Haberde dikkat çekici kısım “BMW 7 serisi ve Audi A8 gibi lüks ve güçlü modellerle rekabet edecek bir model üreteceğimiz yönünde söylentiler var. Markamızın imajına uymayacağı için böyle bir düşüncemiz yok.” ifadeleri olmuştu.

Samuelsson’un sözleri sebebiyle otomotiv dünyasında S80’in serisinin en üst modeli olarak kalacağı fikri oluştu. Volvo ise son açıklamasında S100 isimli modeli çıkaracağını duyurarak otomobilseverleri ters köşeye yatırdı.

Bu seferki açıklama Volvo’nun sahibi Çin merkezli Geely firmasının patronu Li Shufu’dan geldi. Shufu’nun açıklamalarına göe S100’ün platformu yeni nesil S80’in platformunun genişletilmiş versiyonu olacak. Üretim ise Volvo’nun Çin’deki fabrikalarında gerçekleştirilecek.

Li Shufu güç üniteleriyle ilgili bir açıklamada bulunmadı. Samuelsson ise önceki açıklamada “V8 ve V12 gibi motorlarla aynı yarışa girmek gibi bir hırsımız yok.” demişti. Şimdi merak edilen konu S100’ün motorunun teknik özellikleri. Model henüz geliştirme aşamasında olduğu için motor konusu kısa vadede açıklığa kavuşacak gibi görünmüyor.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Dur Kalk’ta İstanbul Zirvede

Castrol ve TomTom Global Dur-Kalk Endeksi adlı ortak araştırmalarının sonucunu yayınladı. Araştırmaya göre İstanbul, sürücü başına yıllık 31 bin adeti aşan dur-kalk ortalamasıyla araştırma kapsamında yer alan 50 şehir içinde zirvede yer aldı. İstanbul’u takip eden diğer şehirler ise Mexico City ve Moskova oldu.

Dünya çapında büyük metropolleri içeren araştırmanın sonuçlarına göre İstanbul’daki sürücülerin, listenin en sonunda yer alan Rotterdam şehrindeki sürücülere göre yılda 24 bin kez daha fazla dur-kalk yaptığı ortaya çıkmış!

Buna göre İstanbul, sürücü başına yıllık 31 bin 200 adetlik dur-kalk ortalamasıyla zirvede yer alırken, ikinci sırayı 30 bin 480 adetlik ortala dur-kalk sayısıyla Meksiko ve üçüncülüğü ise 29 bin 520 adetlik dur-kalk ortalamasıyla Moskova elde etti.

Dünya çapında büyük metropolleri içeren araştırmanın sonuçlarına göre İstanbul’daki sürücülerin, listenin en sonunda yer alan Rotterdam şehrindeki sürücülere göre yılda 24 bin kez daha fazla dur-kalk yaptığı ortaya çıktı. Araştırmada yer alan önemli diğer şehirlerden biri olan Pekin’de yıllık 28 bin 200 adet, Londra’da 21 bin adet, New York’ta 15 bin 480 adet ve Sidney’de ise 13 bin 200 adetlik sürücü başına dur-kalk ortalaması olduğu tespit edildi.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Hyundailerde Çakmaklık Olmayacak

Teknolojinin ilerlemesiyle pek çok araç içi aksesuarın da otomobil endüstrisinden tamamen silinen kasetçalarlar gibi modası geçti. CD çalar da yakında aynı kaderi paylaşacak gibi görünmekte. Fakat bu aksesuarlar teknolojik sürece bağlı olarak araçlardan kaldırılırken bazıları da sadece araç üreticileri istediği için kaldırılmakta.

Örneğin araç çakmağını ele alalım. Şimdiye kadar çakmağı olmayan bir araç görmedim. Bunun bir nedeni müşterilerin büyük çoğunluğunun sigara kullanmasıyken, diğer nedeni de çakmak girişinin telefonlardan küçük araç süpürgelerine, hatta lastik hava pompalarına dek pek çok alet için bir şarj aleti olarak kullanılabilme özelliğinin olması.

Financial Times’ın bir raporuna göre, Hyundai çakmak girişlerini USB girişlerine yer açabilmek için kaldırma kararı aldı. Şu anda bu karar sadece Güney Kore’de yürürlüğe girdi ve 1 Ekim’den itibaren üretilecek tüm Hyundai marka araçlarda artık çakmak girişi olmayacak. Bunlar, USB girişleri olarak değiştirilecek.

Bu durum, araç üreticisi bir firma tarafından uygulanan ilk çakmak yasağı ve bu durumun Hyundai’nin diğer ülkelerdeki piyasalarına da sıçraması bekleniyor.

İlk çakmak girişi araçlara 1925’de eklenmiş ancak son 20 yıldır sigara içme oranlarında özellikle Batılı ülkelerde görülen ciddi azalmanın yanı sıra. Hükümetlerin özel araçlarda sigara içilmesini yasaklamak üzerine birtakım çalışmalar yapmaları da, Hyundai’nin bu kararının ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor.

Chrysler de 1990’ların ortalarında kül tablalarını araba modellerinden çıkartarak benzer bir karar vermişti. Tek merak edilen sigara tiryakilerinin bu konudaki görüşlerinin ne olduğu? Bu durum sigara tiryakilerinin Hyundai modellerini alma oranlarını azaltacak mı, yoksa önemsiz bir detay mı?

Kategoriler
F1 Manşet

Ferrari Ekibine Tekrar Mı Katılıyor ?

Ferrari’nin altın yıllarında teknik direktör olarak büyük başarılara imza adan Ross Brawn’ın, İtalyan ekibine geri dönebileceği spekülasyonları yapılıyor.

Michael Schumacher’li dönemde Ferrari’de bulunan İngiliz teknik adam, dün İnterlagos’ta Maranello ekibine ayrılan alanda takım patronu Stefano Domenicali ile görüşürken görüntülenmişti.

58 yaşındaki Brawn’ın er ya da geç Mercedes’deki pozisyonunu Paddy Lowe’ye bırakacağı biliniyor. Lowe, geçtiğimiz hafta Austin’de yaptığı açıklamada, “Ross, bir noktada geri çekilecek. Şu an Ross’un bu konudaki çağrısını bekliyoruz” ifadesini kullanmıştı.

Ross’un Mercedes’den ayrılma kararından çok, Ferrari’ye döneceğini açıklamasının önemli bir gelişme olacağını belirten yorumcular, bunun İtalyan ekibinde takım yönetimi açısından da önemli bir değişime yol açabileceğini belirtiyor.

İngiliz Sky televizyonuna konşuan Domenicali, yerine başka bir ismin gelebilmesi için farklı bir pozisyona atanmaya hazır olup olmadığı sorusuna, “Elbette. Bunun en iyi çözüm olduğunu görürsem, hemen yarın bunu yaparım, kesinlikle” karşılığını verdi.

Domenicali, “Ayrıca bu kararı alacak patronlarım var. Sonuç olarak en önemli şey Ferrari’nin birkez daha Formula 1’de ölçüt alınan bir takım olmasıdır” yorumunda bulundu.

Yeniden Brawn’la yan yana çalışmaktan mutlu olup olmayacağı sorusuna ise Domenicali, “Bu soruya cevap veremem. Çünkü ne cevap verirsem vereyim, gazetelerde bir sürü başlık olacaktır. Ross’a, her şeyden önce bir arkadaş olarak, bir profesyonel olarak saygım büyük. O yüzden, bekleyip görelim” dedi.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Fren Teknolojisinde Büyük Gelişim

Hibrit ve elektrikli taşıtlarda neredeyse tüm fren enerjisini geri kazanarak aracın mümkün olan en uzun mesafeyi kat etmesini sağlıyor
Son yıllarda, otomobil fren sistemleri hiç olmadığı kadar güçlü hale geliyor. Özellikle ABS ve ESP sistemleri, güvenliği ciddi ölçüde arttırmasının ardından, aynı dönemde, fren gücünün artırılmasında benimsenen standart vakum bazlı yaklaşım ise neredeyse aynı kaldı. Bugüne kadar, fren enerjisinin geri kazanımının kapsamı kısıtlı kalırken, sürücünün pedal gücü ise sadece önceden belirlenmiş tek bir ölçüde artırılabiliyordu. Bosch, sürücü frenleme işlemini başlattığında duruma bağlı destek sağlayan bir elektromekanik fren güçlendirici olan iBooster sistemini geliştirdi. iBooster, Bosch’un her türlü taşıt konfigürasyonu için uygun bir fren sistemini bir araya getirebilmesini sağlayan modüler bileşen yelpazesini tamamlıyor. Orta vadede, iBooster birçok taşıttaki geleneksel fren güçlendiricilerin yerini alacak. Hibrit ve elektrikli taşıtların, daha fazla seyahat mesafesi ve yakıt verimliliğine ulaşabilmek için fren sırasında mümkün olduğunca çok elektrikli tahrik enerjisini geri kazanması gerekir. İdeal durum, otomobilin sadece elektrik motorunun kinetik enerjiyi elektriğe dönüştürmesinden ötürü yavaşlatılmasıdır. Bu sistem, değerli enerjinin fren yoluyla kaybedilmesinin de önüne geçer. Bosch iBooster, sadece elektrik motoru kullanılarak 0,3 g’ye varan yavaşlama oranlarının elde edilmesini sağlayıp tipik frenleme operasyonlarında kaydedilen enerjinin neredeyse tamamını geri kazanıyor. Bu sayede, günlük trafikteki tüm genel fren manevralarını enerjiye çevirebiliyor. Frene daha güçlü şekilde basılması halinde ise, iBooster fren merkez silindirini kullanarak ihtiyaç duyulan ek fren basıncını geleneksel yoldan üretiyor. Pedal kesinlikle normal bir his verdiğinden, sürücü motor ile frenlerin birbiriyle ahenkli etkileşiminin farkına dahi varmıyor.

DAHA FAZLA GÜVENLİK
Elektromekanik konseptin sunduğu avantajlar bunun da ötesine geçiyor. Önceden uyaran acil frenlemesisteminin tehlikeli bir durum tespit etmesi halinde, iBooster sadece 120 milisaniye içinde, yani eski sistemlerden üç kat daha hızlı şekilde, tam frenleme basıncı oluşturuyor. Dolayısıyla, acil durumlarda iBooster sistemi,taşıtı geleneksel bir fren sistemi kullanan bir sürücüden daha hızlı durdurabiliyor.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yağışlı Havalarda Güvenli Sürüş önerileri

Yağışlı havada kaza riski, yağışsız havaya oranla yüzde 25 daha fazla.

Yağmurlu havada fren mesafesi normalin yüzde 30’u kadarkarlı havada ise 8 kata kadar olabilmektedir. Bu yüzden yağışlı havalarda aracınızı kullanırken yapılacak bir hata daha fazla kaza riskini beraberinde getiriyor.

Peki yağışlı havalarda sürücülerin yapması gerekenler nedir? Sizin için araştırdık.

Düşük Hız

Yağışlı havalarda fren mesafesinin artması, normal şartlar altında geçerli olan takip mesafesinin de arttırılması anlamına geliyor. Yağışlı havalarda hızlı otomobil kullanıyor olmanız durmanızı dahada geciktirir bu yüzden yağışsız havaya nazaran yağışlı havalarda daha düşük hızlarla seyredilmesi gerekir.

Sollama

Yağışlı havalarda sollama yaparken silecekleriniz daha hızlı çalışması gerekmektedir. Bu sayede dışarıdan gelecek olan herhangi bir etkiye karşı kontrollü olabilesiniz.

Takip Mesafesi

Yağışlı hava koşullarında takip mesafeniz yağışsız hava koşullarına göre daha fazla olmalıdır. Zeminin ıslak olması ve durma mesafenizin fazla olması göz önünde bulundurulduğunda, kötü bir durumla karşılaşmaktan kaçınmak için alınacak en iyi önlemlerin başında takip mesafenizi arttırmak gelir.

Kayganlaşan Yol

İlk yağmurların yolu kayganlaştırdığını unutmayın. Yol üzerindeki toz, çamur vs. gibi birikintiler ilk yağmurla birlikte çamur gibi bir hal alarak lastiklerin sürtünmesini azaltır. Özellikle kuru yol üzerine yağmaya başlayan yağmurda araç hızınızı düşürün ve takip mesafenizi arttırın.

Fren Balataları

Herhangi bir sebepten dolayı fren balatalarınız ıslanırsa kuruması için fren pedalına birkaç defa hafifçe basın. Bu size daha sonra karşılaşabileceğiniz bir durumda güvenli bir şekilde durmanızı sağlar.

Tüm bu uyarılara ek olarak araç farlarının açık olması, cam buğulanmasının engellenmesi, araç bakımı, mümkünse kış lastiği kullanılması ve emniyet kemerinizi takmayı unutmayın.