Kategoriler
Manşet Oto Haber Oto İnceleme Teknik Bilgiler

Makyajlı Citroen C4’ün Fiyatı Belli Oldu

Makyajlı Citroen C4’ün Fiyatı Belli Oldu

Citroen’in Xsara’nın yerini alan C4’ün 2010 yılından beri yollarda olan ikinci nesli makyajlı haliyle Türkiye’de satışa sunuldu.

İlk olarak 2004 yılında, o dönem Fransız markanın oldukça iddialı olduğu Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılan ve Xsara modelinin halefi olarak koltuğu devralan Citroen C4, 2010’dan bu yana ikinci nesliyle yollarda… Aradan geçen 4 yılın ardından karizmatik ve yakışıklı görünmek isteyen C4, makyajlandı ve Türkiye’de satışa sunuldu.

Makyajlanan C4’ün yüzünde ilk dikkat çeken hareketli LED gündüz farları olurken, bu farlar karartılmış bir zemin üzerine yerleştirilmiş.371832774755

İki yeni renk seçeneğinin(Stone Gray ve Planinum Grey) sunulduğu 2015 Citroen C4’ün arka bölümünde de 3D efekti yaratılmış stoplar öne çıkıyor. Ayrıca 18 inç alaşım jantlar makyajlı modelin yenilikleri arasında yer alıyor.

İç mekanda iki farklı döşeme seçeneği sunulurken, asıl dikkat çeken 7 inç boyutundaki multimedya ekranı oluyor. Bu ekran bazı tuş ihtiyaçlarına da cevap vererek orta konsol üzerindeki tuş karmaşasına çare niteliğinde…

371927628227

Makyajlı C4’ün kaputunun altında iki adet Puretech benzinli motor sunulsa da Türkiye’de şu an için yalnızca 92 HP’lik HDi motor manuel şanzımanla, 115 HP’lik versiyonsa otomatik şanzımanla satılıyor. Makyajlı C4, 60.700 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.371870996960

Kategoriler
Manşet Oto Haber Oto İnceleme Teknik Bilgiler

Alfa Romeo Giulia İle Piyasa Yeniden Hareketlenecek!

İtalyan markanın uzun süredir sessiz kaldığı orta sınıf, Giulia ile yeniden hareketlenecek.

Özellikle Almanların dominant olduğu orta sınıfta, rekabete yeni bir üye daha katılıyor. İtalyan marka Alfa Romeo’nun gelecek modellerine de ışık tutan modeli Giulia, markanın bu sınıfta Alfa Romeo 75 modelinden bu yana yollara çıkaracağı ilk arkadan itişli modeli olma özelliği taşıyor.

1530 kg ağırlığa sahip Giulia’nın ağırlık dağılımı 50:50 oranında ol7077917401989859708_dduğu belirtilirken, kilogram başına üreteceği 3 HP’lik güç oranıyla hem dengeli hem de performanslı bir otomobil olacağını söylemek mümkün. Tasarımıyla kaputunun altındaki canavara vurgu yapan Giulia’ya Ferrari destekli 510 HP güç üreten 3.0 litrelik turbo beslemeli V6 motor hayat veriyor. Aracın 0’dan 100 km/s değeriyse 3.9 saniye olarak açıklanıyor. Bu verilerle Mercedes-Benz C63 AMG S ile hemen hemen aynı güce sahip otomobil, aynı zamanda BMW M3 ve Audi RS4 gibi performanslı orta sınıf temsilcileriyle de rekabete girecek.

Birçok aktif ve pasif güvenlik donanımıyla gelecek olan Giulia’nın önümüzdeki günlerde daha küçük hacimli ve gündelik hayata daha uyumlu motor seçenekleri de gün yüzüne çıkacak.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Renault Twingo 2015’e hazır

20 yıl önce A segmenti’nin çehresini Twingo’nun ilk jenerasyonu ile değiştiren Renault, Twingo modelini yeniliyor. Fransız otomobil üreticisinin mühendisleri ve tasarımcıları yeni Renault Twingo’yu tamamen baştan yaratmış.

Yeni model yaratılırken de klasik Twingo ve Renault 5 modellerinden ilham alınarak geçmişe sağdık kalınmış. Sonuç ise tamamen yeni, yenilikçi ve mükemmel bir sürüş deneyimi olmuş.

2008 yılında Renault, yeni jenerasyon Twingo ile yenilikçi ancak 1992 yılında satışa sunulan modelin köklerine de sadık kalan bir model ortaya çıkarmıştı.

3. jenerasyon Renault Twingo ise Daimler ile beraber işbirliği içerisinde tasarlandı. Daimler’de yeni Twingo’ya katkıda bulunarak 2 ve 4 kişilik yeni Smart modelleri için de platform elde etmiş oldu.

Daimler ve Renault arasındaki stratejik işbirliği 2010 yılında imzalandı ve yeni Twingo ile Smart modellerinin ortak üretimi için anlaşmaya varıldı.

renault-twingo-2014.jpg

Motoru arka kısımda konumlandırılan A segmenti Renault, bu sayede iç tasarımında hatırı sayılır bir genişleme sunarken dönüş çapında da iyileştirme sağlamış. Ufak boyutları ve arkada konumlandırılan motoru sayesinde yeni Renault Twingo’yu birkaç manevra ile kolayca park etmek mümkün kılınmış.

Renault’un geçtiğimiz yıl tanıttığı konsept modeller Twin Z ve Twin Run’ın yeni Twingo’nun kişiliğinde yansımaları da bir hayli fazla olmuş. Geniş kişiselleştirme seçenekleri sunulan yeni Twingo’da bebek mavisi, beyaz, sarı ve kırmızı gibi pop renkler sunulacak.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Pistonun montaj ve hareket boşluğu nedir?

Montaj boşluğu: Piston soğuk (oda sıcaklığında) iken, piston ile silindir arasında bir miktar boşluk vardır. Buna montaj boşluğu denir.

Hareket boşluğu: Piston ısınınca çok az genişler ve sonuçta çapı artar. Bu sebepten dolayı, bütün motorlarda, piston ısınıp genleştikten sonra silindir ile arasında bir yağ filmi oluşumuna izin verecek bir boşluk vardır. Bu aralığa/boşluğa piston hareket boşluğu (yağ boşluğu) adı verilir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Piston vuruntusu nedir?

Üst ölü nokta bölgesinde, piston tarafındaki kuvvet yönünü değiştirir. Orada, piston karşı taraftaki silindir duvarına doğru eğilir ve bu nedenle gürültü oluşmasına neden olur. Bu olaya piston vuruntusu adı verilir. Bunu azaltmak için, piston pimi ekseni tam ortalanmadan düzenlenmiştir.

Piston pimi ekseninin eksenden bir miktar kaydırılmasıyla piston, üst ölü noktadan ve bununla basınç artışından önce taraf değiştirir ve karşı taraftaki silindir duvarından kendini destekler.

Küçük dayanma yüzeyi: Pistonun sıkıştırma zamanında yaslandığı yüzeyine küçük dayanma yüzeyi denir.

Büyük dayanma yüzeyi: Pistonun iş zamanında yaslandığı yüzeyine büyük dayanma yüzeyi adı verilir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Piston piminin görevi nedir?

Piston pimi, piston ile piston kolunu birbirine mafsallı olarak bağlar. Pistonun üzerine etkiyen yanma sonu basıncını biyele aktarır. Piston pimlerinin içi hafif olmaları için genellikle boş yapılır.

Yanma sonucu meydana gelen kuvvetler;

pernoyu eğmeye,
oval deformasyona ve
aynı zamanda önemli kesitlerde makaslamaya zorlar.

Önemli not: Pim yeri iyi seçilmemişse ÜÖN’da piston devrilme yapabilir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Piston piminin boyutlandırılması, mukavemeti ve malzemesi

Boyutlandırılması: Silindir çapına bağlı olarak, pistonun iç ve dış çapı belirlenir. Pimin uzunluğu benzin motorlarında lp=0,8D, dizel motorlarda lp=0,85D civarındadır.

Yüzey basıncı: Pim ile biyel arasındaki yağ filminin yırtılmaması için buradaki basınç 50 MPa’dan küçük olmalıdır.

Eğilme zorlaması: Pim, 700-900 MPa emniyet gerilmesini sağlamalıdır. Yüksek dönme sayılı motorlarda emniyet faktörü olarak emniyet gerilmesi iki katı alınabilir.

Malzemesi: Piston pimlerinin yüzey sertliği semantasyon veya nitrürleme yolu ile sağlanır. Sertleştirilmiş yüzeyin kalınlığı pim çapının %30’unu aşmamalıdır. Pimin çok zor koşullar altında çalışması istendiği (Piston pimleri, yanma sonucunda oluşan yüksek basınç ve darbelere dayanabilmesi) için krom-nikel alaşım semantasyon çelikleri ve nitrür çelikleri kullanılır.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Segman ağız aralığı

Eğer segman ağız aralığı normalden fazla olursa, piston üzerindeki kompresyon basıncı bu aralıktan aşağı kaçabilir. Segman ağız aralığının normalden az olmasının da zararları vardır. Aralık az olursa, segmanlardaki doğal genleşme nedeniyle segmanın iki ucu birbirine değerek segmanın kırılması veya segman dış çapında meydana gelecek büyüme ile silindir içinde çizilme ve sıkışmalar meydana gelebilecektir. Bu nedenle, segman ağız aralığının oda sıcaklığında 0,2-0,5 mm olması gerekir.
image_pdf

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Segmanlardaki radyal basınç nelere bağlıdır?

Radyal temas, iş zamanında segman arkasındaki yanma gaz basıncı ve segman esneme özelliği ile olur.

Segman yuvasındaki basınç, segmanı radyal yönde silindire doğru bastırır ve sürtünme işi artar. Radyal basınç 50-250 kPa’dır.

Segmanların boyutları radyal basıncın büyüklüğüne ve dağılımına bağlıdır. Ortalama radyal basınç;

Kompresyon segmanlarında: 0,11-0,25 MPa

Yağ segmanlarında: 0,20-0,40 MPa

Ortalama radyal basınç:

Motorun dönme sayısına,
Silindir çapına,
Yağlama koşullarına,

ve

Malzemeye

bağlıdır.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Segmanların Pompalama Etkisi

Piston segmanları, motor çalışırken segman kanalı içerisinde aşağı-yukarı hareket ederler. Segmanların aşağı-yukarı hareketleri esnasında yağı yukarı doğru pompalarlar ki böylece piston ve silindir arasında daha iyi bir yağlanma sağlanmış olur. Eğer segman ve segman kanalı arasındaki yan boşluk normalden fazla olursa, pompalama etkisi artacak ve yanma odasına daha fazla yağ basılacaktır ki bu durum yağ tüketimini arttıracaktır.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Kompresyon (Ateş) segmanı nedir?

Kompresyon segmanları, sıkıştırma ve yanma stroku esnasında, piston ile silindir arasından karter yağ haznesine hava-yakıt karışımı ve yanmış gazın kaçmasını engeller. Kompresyon segmanlarının sayısı motora göre değişir. Genellikle her bir piston üzerinde 2 adet kompresyon segmanı yerleştirilmiştir. Üstteki kompresyon segmanı direkt yüksek basınç ve sıcaklık ile temas halinde olduğu için buna ateş segmanı denir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Krank Milinin Görevi

Piston kolunun doğrusal hareketini dönme hareketine çevirir ve bu şekilde bir tork (döndürme kuvveti) oluşturur. Krank mili; kam miline, yağ pompasına, yakıt püskürtme pompasına, su pompasına ve yardımcı donanımlara (örneğin alternatör, hidrolik direksiyon pompası vb. gibi) hareket verir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

D-100 karayolu otoyol mu yoksa ana arter mi?

İstanbul’da yollar otoyol, anayol ve diğer yollar olmak üzere 3 sınıfa ayrılmaktadır. D-100 Karayolu yol yapısı, şerit genişliği, erişim kontrolü vs. itibari ile otoyol olarak inşa edilmiştir. Ancak otoyolun önemli bir ayrıcalığını teşkil eden “erişim kontrolü” özelliğini “metrobüs” hattının ilavesiyle yitirmiş olduğundan otoyol karakteristik özelliğini kaybetmiş durumdadır. Bu nedenle bu yol diğer ana arterler gibi sınıflandırılabilir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Brüt ve net yolculuk oranı nedir?

Brüt yolculuk oranı, o trafik analiz bölgesinde üretilen toplam yolculuk sayısının o trafik analiz bölgesindeki toplam nüfusa oranıdır. Net yolculuk oranı ise toplam yolculuğun yolculuk yapan insan sayısına oranıdır.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Ulusal Trafik Güvenlik Programı Nedir?

Yolların ıslahı ve trafik güvenliği projesi 1996’da Dünya Bankası’nın finansal desteği ile başlamıştır. Bu projenin bir parçası da trafik kaza sayısını düşürmeyi amaçlayan Milli Trafik Güvenlik Programı’dır. Bu program güvenlik vizyonunu, güvenlik amaç ve hedeflerini tarif etmiştir. Bu hedeflere ulaşabilmek için kurumsal ve teknik eylem planı geliştirilmiştir.

Programın bir parçası olarak gerekli ekipman satın alınmış ve ıslah çalışmaları ülke şartlarında 317’den fazla kaza kara noktalarında başlatılmıştır. Kara noktaların iyileştirme sonuçları çok olumlu olmuş ve kaza ve ölüm sayıları önemli ölçüde düşmüştür. Her ne kadar Ulusal Trafik Güvenlik Programı ulusal boyutta bir proje olsa da, programda gelişme ile ilgili yapılan birçok tavsiye, İstanbul’da trafik güvenliğini artırmak için uygulanabilir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

İstanbul’da Yapılan Yolculuklardaki Zirve Saatleri

Yolculukların %21’i sabah ve %16’sı akşam zirve saatlerinde yapılmaktadır (Sabah 07:00-09:00 ve akşam 17:00-19:00 saatleri). Asya yakasında Kadıköy, Üsküdar ve Ümraniye ilçelerinde yoğunlaşan yolculuklar Avrupa yakasında Şişli, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Bakırköy, Fatih, Güngören ve Bağcılar ilçeleri etrafında yoğunlaşmaktadır.

Sabah zirve saatteki (07:00 – 10:00) en yüksek oran %60 – %75 ile otomobil olduğu tespit edilmiştir. Türel dağılım oranları her iki istikamette benzer olup çalışma alanlarının sınırına doğru gidildikçe otomobilin toplam trafik içindeki payı azalmaktadır. Tüm perde-kordonlarda otomobilin toplam trafik içindeki ortalama payı yönsel dağılım dikkate alındığında %71-73 arasındadır.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

İstanbul’da arazi kullanımı

İstanbul’da arazi kullanımı genellikle “karma arazi kullanımı” olarak karakterize edilmekte; konut, ticaret, ofis ve diğer arazi kullanımlarını bir arada barındırmaktadır. Öte yandan, bu karma kullanım yapısı bir sokak ve hatta bir bina ölçeğinde bile görülerek, kentteki “parçacıl arazi kullanımını” ortaya koymaktadır. Bu karakteristik yapısı, topoğrafik özelliklerinin de etkisiyle İstanbul’un ne oranda küçük ve parçalı bir kent gelişimine sahip olduğunu vurgulamaktadır.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Aerodinamik dirence etki eden faktörler nelerdir?

Aerodinamik tasarım taşıtın performansı ile direkt olarak alakalıdır. Taşıtın aerodinamik yapısının değiştirilmesi tasarımcı, aerodinamik uzmanları, mühendisler ve üreticilerin birlikte çalışmalarıyla gerçekleştirilir. Taşıtın dış yüzeyi, yol tutuş kabiliyeti, güvenilirliği ve hepsinden önemlisi kolay üretilebilirliği gibi birçok konu göz önünde tutulmalıdır. Taşıtın dış yüzeyi ile ilgili aerodinamik araştırmalar oldukça uzun ve yorucu çalışmalardır bu yüzden gerekli teknik şartları sağlamakla birlikte piyasada müşterinin hoşuna gidecek nitelikleri de içermelidir. Taşıta son şekli verilmeden önce yapılan bir tasarım hatası sadece o kısmını değiştirilerek giderilemez. Bu yüzden ölçekli, birebir prototipler veya modeller kullanılır, hava tünellerinde deneyler ve analizler yapılır. Aerodinamik sürükleme ve kaldırma katsayısının düşürülmesi tasarımdaki iki önemli unsurdur. Diğer önemli bir hususta taşıtın yan kuvvetlere verdiği tepkidir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Sürükleme Katsayısını Azaltmak için Yapılan Çalışmalar

Aracın kaportası çevresinde akan havanın mümkün olduğunca kesintisiz ve pürüzsüz bir yüzey etrafında akması sağlanarak sürükleme katsayısı daha da düşürülebilmiştir. Bu amaca yönelik araçlarda kapı camlarının ve farların kaporta ile aynı yüzeyde, ön ve arka camların daha yatık tasarlanması, yan aynaların formunun aerodinamik özellik taşıması, lastik oyuklarının genişletilmiş çamurluklarla örtülmesi, ön ve arka tekerlekler arasına etekler yerleştirilmesi, ön panel altına hava barajları (airdam) yerleştirilmesi, jant kapaklarının mümkün olduğunca aerodinamik yapıda imal edilmeleri, aracın altındaki düzgünsüzlükleri alt kaplama takviyesi ile gizlenmesi gibi önlemlere rastlanmaktadır.

Bahsedilen önlemler sayesinde sürükleme katsayısı; binek araçlarında 0,25′e, otobüslerde 0,5′e, motosikletlerde 0,4′e, kamyonlarda ise 0,65′e düşürülmüştür. Hava akımı içinde akım yönüne dik olarak tutulan bir levha için bu değer 1,28, paraşütte 1,70, tabanca mermisinde 0,3, futbol topunda 0,29, yolcu uçaklarında 0,25, bomba ve yedek yakıt tankı taşımayan savaş uçaklarında 0,20 civarındadır.

Laboratuar çalışmalarında bulunan sonuçlar normal trafikte tespit edilen sonuçlarla çoğunlukla uyuşmamaktadır. Çünkü araca etkiyen yan rüzgâr, yük durumu vb. faktörler sürükleme katsayısına doğrudan tesir etmektedir.

Açık bir pencere, bagajdaki 20 kg’lık fazla yükün oluşturduğu yere yaklaşma veya kullanılan lastiklerin daha kalın olanlarıyla değiştirilmesi gibi hallerde sürükleme katsayısı değeri %10–12 artış gösterir. Küçük gibi görünen bu artışın ise yakıt sarfiyatının %4-10 yükselmesine neden olduğu tespit edilmiştir.

CD değerini azaltma çalışmalarının sonucu olarak şu söylenebilir: Geliştirilen farklı önlemler sayesinde direnç kaybı oldukça düşürülebilmiştir ve hatta daha da düşürülebilir ancak bu amaç için uygulanacak ilave önlemlerin doğurabileceği maliyet artışı CD değerinin küçültülmesi sonucu ortaya çıkacak avantajı aşacağından bu gibi önlemler şimdilik sadece deneme, geliştirme ve yarış gibi özel amaçlı araçlara uygulanabilmektedir. Bu tür araçlarda CD değeri 0.20′ye kadar düşürülebilmektedir.

Kategoriler
Teknik Bilgiler

Mekanik ve otomatik otopark sistemleri neden tercih edilmektedir?

Otomatik park sistemleri özellikle, konvansiyonel yöntemlerle ihtiyaç duyulan park alanlarının oluşturulamadığı veya bunların kullanılması sonucunda kullanıcı konforunu olumsuz yönde etkileyecek sonuçların doğması halinde düşünülmesi gereken bir uygulama türüdür.

Bu nedenle otomatik park sistemlerinin kullanıldığı alanlar genellikle, şehir içindeki yerleşim ve iş alanları ile otellerin bulunduğu yerler olarak ortaya çıkmıştır. Kullanımın yaygınlaşması sistemlerin oturmasına, tesis maliyetlerinin düşmesine ve halkın bu sistemleri kabullenmesine yol açmaktadır ya da açacaktır. Özellikle küçük kapasiteli otomatik park sistemlerinde yürüme yolu mesafesinin düşmesi ayrı bir avantaj olarak görülmektedir. Gidilecek yere çok yakın park edilebilmesi ve buna bağlı olarak merkez yoğunluğun dağıtılması çıkış ve varış noktasındaki trafik yoğunluğunu yaymakta ve azaltmaktadır.

Daha büyük ve genellikle kamusal alanda kullanılan otoparklarda otomatik park sistemlerinin kullanılması, kullanıcılar açısından daha konforlu ve emniyetli olmaları halinde daha fazla fayda sağlamaktadır. Başarılı bir şekilde gerçekleştirilen tesislerin arasında Budapeşte işletime alınan otomatik otopark sistemi gösterilebilir.