Kategoriler
F1

McLaren

Takım adı: Vodafone McLaren Mercedes
Merkezi: Woking, UK
Takım patronu: Martin Whitmarsh
Teknik şef: Paddy Lowe

Şasi: MP4-26
Motor: Mercedes-Benz
Lastik: Pirelli
İlk sezonu: 1966
Dünya Şampiyonluğu: 8
Finiş: 1 (x169)
Pole pozisyonu: 146
En hızlı tur: 142

2011
Kore Grand Prix’i dışında Red Bull’un sıralama turları performansını yakalayamadı, fakat yarışlarda rakibine zorluk çıkarabildi. Hamilton ve Button 3’er galibiyet elde ederlerken takım sezonu rahat bir şekilde 2. sırada tamamladı.

2010
Araç Red Bull kadar hızlı olamadı, ama dayanıklılık açısından ve ıslak zeminde daha iyi bir performans sergiledi. F-kanalı icat eden ilk takım oldu. Sezonun ilk yarısını lider kapattı. Ardından sezonu 2. sırada tamamladı.

2009
Sezona çok kötü bir başlangıç yaptı. Sıkı bir çalışma ile MP4-24 sezon ortasından sonra güçlendi ve Hamilton Macaristan ile Singapur’da kazanarak takımın sezonu 3. sırada tamamlamasını sağladı.

2008
Lewis Hamilton 1999’dan beri takıma ilk pilotlar şampiyonluğunu kazandırdı. Fakat Heikki Kovalainen’nin zayıf kalması ile birlikte takımlar şampiyonluğu Ferrari’ye gitti.

2007
8 galibiyet elde etti ama takım, Ferrari’den veri çaldığı gerekçesi ile 100 milyon dolarlık bir cezaya çarptırıldı ve şampiyona puanları silindi. Pilotlar şampiyonluğunu 1 puan ile kaçırdı.

2006
10 yıldır ilk defa Mclaren galibiyet elde edemediği bir sezon geçirdi. Sezonu 3. sırada tamamladı.

2005
MP4-20 pistteki en hızlı araçtı, fakat dayanıklılık problemleri şampiyonluğu engelledi. 10 galibiyete rağmen sezonu Renault’nun ardından 2. sırada tamamladı.

2004
İlk 7 yarışta sadece 5 puan toplayarak korkunç bir başlangıç yaptı. Ardından takım kendini toparladı. Kimi Raikkonen, Belçika GP’sini kazandı ve Mclaren sezonu 5. sırada tamamladı.

2003
Sezonu 3. sırada tamamladı. Kimi Raikkonen son yarışa kadar Michael Schumacher ile şampiyonluk savaşı verdi.

2002
Sezonu Ferrari ve Williams’ın arkasında 3. sırada tamamladı.

2000-2001
İki sezonda da hem takımlar hem de pilotlar şampiyonasını 2. sırada tamamladı.

1998-1999
Kural değişikliklerine başarıyla adapte oldu ve her iki sezonda da Mika Hakkinen ile pilotlar şampiyonasını elde etti. 1998’de takımlar şampiyonu oldu.

1988-1991
Bu yıllar Mclaren hakimiyetinde geçti. 1988’de Ayrton Senna şampiyonluğu takım arkadaşı Alain Prost’dan aldı. 1989’da ise tam tersi oldu. 1990 ve 1991’de de Senna yine şampiyon oldu.

1985-1986
Her iki sezonda da Alain Prost pilotlar şampiyonluğunu elde etti.

1984
Niki Lauda takıma dahil oldu ve Prost’un yarım puan önünde pilotlar şampiyonluğunu elde etti.

1976
James Hunt, Ferrari pilotu Niki Lauda’yı mağlup ederek dünya şampiyonu oldu.

1970
Bruce Mclaren, Goodwood’da Can-Am spor arabısını test ederken kaza yaparak vefat etti.

1968
Bruce Mclaren Belçika’da galibiyete ulaşarak takımının ilk zaferini elde etti. Mclaren sezonu 2. sırada tamamladı.

1963
Bruce Mclaren Motor Racing Ltd. kuruldu.

Kategoriler
F1

Mercedes

Takım adı: Mercedes GP Petronas F1 Team
Merkezi: Brackley, UK
Takım patronu: Ross Brawn

Şasi: MGP W02
Motor: Mercedes-Benz
Lastik: Pirelli
İlk sezonu: 2010
Dünya Şampiyonluğu: 0
Finiş: 3 (x3)
Pole pozisyonu: 0
En hızlı tur:

2011
Takım tarihindeki en kötü sezonu geçirdi. Dayanıklılık sorunları ve yavaş araç Barrichello ile Maldonado’ya puan mücadelesi verebilme fırsatını tanımadı. Sadece 5 puan toplayabilen takımın teknik direktörlüğüne Sam Michael yerine Mike Coughlan getirildi.

2010
Sezona orta seviyede bir başlangıç yaptı. Takımın aldığı sonuçlar sezon ortasıdan sonra daha da gelişti ve Barrichello, Valensiya’da 4. oldu. Hulkenberg, Brezilya’da sürpriz bir şekilde pol pozisyonunu elde etti. Takım sezonu 6. sırada tamamladı.

2009
Çift katmanlı difüzör sayesinde iyi bir şans elde etti ama bunu Brawn GP ve Toyota kadar iyi kullanamadı. Podyum mücadelesi veremeden sezonu noktaladı ve sezon sonunda Toyota’dan Cosworth’e geçeceğini açıkladı.

2008
Nico Rosberg, Avusturalya’da podyuma çıktı ve sezon Williams için iyi başladı. Fakat sezonun geri kalanında yeterince rekabetçi olamadı. Sezonu 8. sırada tamamladı.

2007
FW29 geçen yılki araca nazaran çok daha dayanıklı oldu. Sezon ortasında Alexander Wurz yerine Kazuki Nakajima getirildi.

2006
Hayal kırıklığı dolu bir sezon geçti. Tam 20 kez yarış dışı kaldı. Takımın en iyi derecesi 6.lık oldu.

2005
Sezonu 5. sırada tamamladı ve BMW ile olan ortaklığını bitirdi. Nick Heildfeld takıma bir pol pozisyonu kazandırdı fakat 5 yarışı hastalığından dolayı kaçırdı. Monako’da her iki pilotu da podyuma çıktı.

2004
Ralf Schumacher yaptığı kaza ile 6 yarışa katılamadı. Yerine önce Marc Gene, sonra da Antonio Pizzonia geçti. Takımın radikal ‘walrus’ kanadı işe yaramadı. Sezonu Brezilya’da Montoya’nın galibiyeti ile 4. sırada bitirdi.

2003
Sezon içi gelişim hızı çok iyiydi ve takım tam 4 galibiyet elde etti. Ferrari’nin ardından sezonu 2. sırada tamamladı.

2000-2002
Bazı galibiyetler almasına rağmen, Ferrari’ye karşı bir tehdit olamadı.

1997
Jaques Villeneuve ilk Dünya şampiyonluğunu elde etti ve takım 9. şampiyonluğunu kazandı.

1996
Williams, Damon Hill ile pilotlar ve takımlar şampiyonluklarını elde etti.

1994
Ayrton Senna’nın hayatını kaybettiği korkunç bir sezon geçirdi. Yine de şampiyon olmayı başardı.

1993
Alain Prost emekliliğini ilan ettiği sezonda şampiyon oldu.

1992
Nigel Mansell’in usta sürüşü ile takım hem pilotlar hem de takımlar şampiyonluklarını kazandı.

1986
Takımın sahibi Frank Williams ciddi bir kaza geçirerek felç oldu, ama yine de takımı yönetmeye devam etti.

1980
Alan Jones şampiyon oldu ve Williams’a ilk takımlar şampiyonluğunu kazandırdı.

1979
Clay Regazzoni, Britanya’da Williams takımının ilk yarış galibiyetini elde etti.

1975
Williams, Formula 1’e adımını attı. 6 puan ile 9. oldu.0

Kategoriler
Oto İnceleme

Yeni Fiat 500 L Testi

MARKA 500 SINIFINA CROSSOVER TADI KATMIŞ.

İlklerin adresi sitemizde, bu haftada yine özel bir araçla yeni Fiat 500L ile karşınızdayız. 500 ailesinin son üyesi hem boyut hem de işlevsellik olarak en genişi. Crossover özellikler taşıyan 500l, ülkemizde pop, popstar ve rockstar paketleri altında 1.4 ile 0,9 benzinli ile 1.3 ve 1.6 litre dizel motorlar ile satışa sunuldu. Ayrıca 1.3 litre dizel versiyon otomatik vites ile de alınabiliyor.

Biz ise testimizde full donanıma sahip rockstar paketli 1.6 litre 105 hp güç üreten dizel versiyonu denedik.

Rockstar versiyon ilk kez dünyada satışa sunulurken.araç geniş yaşam alanıyla fonksiyonelliği birleştirmiş, tasarım ve sürüş özellikleriyle de bir kompakt suv’un performansını sunma iddasında gözüküyor. 500 l , 4.14 m uzunluğa, 1.78 m genişliğe, 1.66 m yüksekliğe ve 412 litrelik bagaj hacmine sahip . 5 koltuklu araç özellikle iç alan ve arka diz mesafesi ile oturma alanı genişliği ile dikkat çekerken hem ön görüş açısı hemde opsiyonel olarak alınan panoramik cam tavanı ile de ferah ve aydınlık bir iç mekan vaad etmiş.

Aracın sunduğu yenilikler arasında: 1,5 metrekarelik panoramik cam tavan, bi-color dış renk seçenekleri, sürücünün kullanım alışkanlıkları doğrultusunda verimli sürüş önerileri geliştiren eco:drive live teknolojisi, 5.4 inçlik dokunmatik multimedya ekran bulunuyor.

Fiat’ın tasarım merkezi centro stile tarafından tasarlanan fiat 500l, efsanevi fiat 500 modelini önden andıran tasarımıyla, ilk bakışta sıcak ve tanıdık bir izlenim bırakıyor. Fiat 500’ün genlerine uygun olarak tasarlanan tavan ve arka bölüm görselliğiyle dikkat çeken fiat 500l, geniş cam yüzeyleri ve tavanıyla maksimum görüş kolaylığı ve iç mekân ferahlığı sağlıyor. Gövdesi çift renkli olarak tercih edilebilen ve 20’den fazla renk seçeneği bulunan fiat 500l’nin, alaşımlı jantlar için sunduğu beyaz, gri ve siyah seçenekleriyle sınırsız kombinasyonu yapılabiliyor.

Dizel test aracımız yol boyunca her hız ve yol koşulunda motor sesi konusunda kabin içine ses geçirmedi . Viraj dengesinde esp devreye girse de yüksek bir araç oluşundan ötürü yinede dikkatli olmak gerekiyor. Buna karşın geniş ön görüş açısı pek çok araçta olmayan tipte.

Araç , sınıfının en verimli iç mekân genişliği ve 412 litreye varan bagaj kapasitesiyle rakiplerinden farklılaşırken, tüm yolcular için sunduğu kullanışlı bölmelerle, yaşam alanının fonksiyonel kullanılmasına olanak sağlamış.

Sürüş keyfi ve araç içi konforu, her hareket yönünde ayarlanabilen koltukların çok yönlülüğüyle desteklenmiş. . Gençleri ve maceracı stili ile heryaştan kullanıcıları hedef alan marka yenlilik ve dinamizim tarzını döşemelere kadar birçok iç mekân detayına yanstımaya çalışmış.

Aksesuarlarıyla dikkat çeken 500l’de, farklı gösterge grafiklerine, krom kaplamalara ve hatta koku yayıcılara kadar uzanan geniş bir yelpazede aksesuar seçenekleri sunulmuş.

Araçta ayrıca yeni dokunmatik ekran dikkat çekici .. Henüz dahili navigasyon ve geri görüş kamerasını bulundurmasa da bu dokunmatik ekran donanımı kategorinin ötesine taşıyor. Küçük bir tablet olarak nitelendirilebilecek 5.4 inçlik ekran, usb bağlantıları, bluetooth ve aux-ın özellikleriyle, hands-free arama, akıllı telefonlar ve mp3 çalarlar aracılığıyla sms mesajlarını okuma ve müzik dinleme imkanı sunuyor. Direksiyon üzerindeki kontroller ve ses tanıma sistemi dikkat kaybını engellerken, en modern dijital uygulamalar 500l’de bir araya geliyor.

Euro ncap çarpışma testlerinden, 5 yıldız alan fiat 500l, standart olarak sunulan 6 havayastığı, abs+ebd, asr+msr+erm+dst ve hillholder içeren esp sistemi, cruise control gibi birçok güvenlik öğesiyle de iddiasını açıkça ortaya koyuyor.

22 adet eşya gözünün sunulduğu otomobilin ön konsolu da farklı renklerdeki dekorlarla görsel açıdan da zenginleştirilmiş.ve plastik malzemelere ise yer verilmemiş.Otomobilde bulunan 1.6 litrelik ikinci nesil multijet’te, üçüncü nesil common rail yakıt püskürtme sistemi bulunuyor. 3750 d/d’de 105 hp maksimum güç üreten bu motorun 320 nm’lik maksimum torku ise 1750 d/d’den itibaren ortaya çıkıyor. 6 ileri oranlı şanzımanın uyumu iyi gözükürken özelleişkel engebelei ve bozuk yolalrda denediğimiz süspansiyonda gayet tutarlı e sağlam gözüktü.Araçta elektronik sürüş destek sistemleri de (asr, esp, erm-devrilme önleme sistemi) standart olarak tüm versiyonlarda 1310 klio boş ağırlığıa olan rockstar versiyon 158 km lik maksimum hıza 15.1 saniyelik 0-100 km hızlanma süresine şehir içinde 4.7 şehir dışında 3.9 ortalama ise 4.2 yakıt tükettim değerleri sundu.

Kategoriler
Oto İnceleme

İzmitli i10

Hyundai-Yeni-i10-2

Tasarım dilini tüm ürün gamına yayan Hyundai, tasarımı ile genç ve dinamik, donanım seviyesi ile de üst segment standartlarını zorlayan Yeni i10’u Türkiye pazarında satışa sundu. Markanın globalleşme çalışmalarının bir diğer adımını oluşturması bakımından önemli bir yere sahip olan Yeni i10, 1.0 lt D-CVVT Style düz vites versiyonuyla birlikte 28.490 TL’ye satılıyor. Segment olarak A ve B arasında konumlandırılabilen Yeni i10, rekabetin yoğun olduğu ve fiyat odaklılığının yüksek olduğu bir skalada yer alıyor.

Hyundai’nin başarılı otomobili i10’un Türkiye’de üretilen yeni jenerasyonu, ilk kez 2013 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tüm dünyaya tanıtılmış ve geçtiğimiz ay düzenlenen bir törenle üretimine başlanmıştı. Hyundai, 2014 yılında Avrupa, Türkiye ve bölge ülkelerde 88 bin adet Yeni i10 satmayı planlıyor. Bu rakamın 86 bin adedinin Avrupa’da satılması ve A-segmentinden de yüzde 6,3’lük pazar payı alınması hedefleniyor. Hyundai Assan İzmit Fabrikası’nda 2010 yılından bu yana üretilen i20 modelinin yanında üretilmeye başlanan Yeni i10 ile birlikte, toplam üretimin yüzde 90’dan fazlası öncelikle Avrupa olmak üzere 30’un üstünde ülkeye ihraç edilecek.

Konfor ve güvenlik bakımından üst segment araçlardan bile daha zengin donanıma sahip olan Yeni i10, dinamik dış tasarımı ve kalitesi artırılmış iç mekanıyla dikkat çekiyor. Önceki modelin ortaya çıkmasının ardından geçen beş yıllık süre içerisinde önemli aşamalar kaydeden i10, artık daha büyük boyutlara sahip, daha kullanışlı ve aynı zamanda Avrupalı çizgileri sayesinde daha estetik. Hyundai’nin akıcı tasarım hatlarını en iyi şekilde yansıtan Yeni i10, böylece markanın diğer yeni nesil modellerine dahil olarak modern premium felsefesini de perçinlemiş oluyor. Akıcı tasarım felsefesinin son ürünü olan ve Avrupa pazarı için özel olarak dizayn edilen Yeni i10, sportif ve geleceğe göz kırpan bir tasarıma sahip. İlk bakışta dikkatleri üzerine çeken altıgen geniş ön ızgarası meydan okur nitelikte. Sportif arka görünüm ise heyecanı ve hareketliliği yansıtıyor.

 

Oldukça konforlu ve elit bir iç mekana sahip olan Yeni i10, donanım seviyesiyle de bir hayli iddialı. Dinamik tasarımına ek olarak, 0,31 Cd’lik sürtünme katsayısı ile sınıfının en iyi derecesini elde eden i10, bu sayede rakiplerine göre daha verimli bir motor ve daha sessiz bir sürüş vaad ediyor.

Akıcı tasarım felsefesi ile yeniden şekillenen Yeni i10, Türkiye pazarında gençlerin gözdesi olacak. Geniş ön ızgarası, geriye doğru uzanan çekici ön farları, stop lambaları, kapı üzerinde sportif kaplaması, arka spoyleri ve sportif boyutlarıyla Yeni i10 dikkatleri ilk bakışta üzerinde topluyor. Fonksiyonellik bakımından da segmentinin sınırlarını aşan i10, geniş yükleme kapasitesine sahip. Yüksek donanım seviyesiyle üretilen araç, artırılmış malzeme kalitesi ve estetik kokpit dizaynıyla ön plana çıkıyor. Yeni i10, konforlu iç mekanı ve sportif dış tasarımına ek olarak geliştirilmiş sürüş özellikleri ve şaşırtıcı seviyedeki sessiz kabiniyle de adından sıkça söz ettiriyor. Öne doğru daha eğimli bir açıyla tasarlanan ön cam ve A sütunu sayesinde daha fazla görüş açısı elde edilirken iç mekan ferahlığı da ilk anda farkediliyor. İddialı ve gösterişli 11 farklı gövde ve 3 farklı iç mekan rengi ile satışa sunulacak olan Yeni i10’un tasarım dilinde parlak fikirler ortaya atılıyor. Bej, mavi ve tarçın renklerinden oluşan iç mekanda kullanılan malzemelerle birlikte kalite hissi de artırılmış oluyor. Araç içinde özellikle kapı içi trimlerde malzeme ve işçilik kalitesi üst segment standartlarında, çıplak metal görünümü bulunmuyor. Koltuk başlıklarında da segmentinin üzerindeki kaliteyi görmek mümkün. Sürüş esnasında kullanıcısına keyif sağlamayı amaçlayan Yeni i10’da Radyo, CD ve MP3 çalar, USB ve AUX girişleri, ön ve arka kapılarda hoparlör ve tüm bu donanımları sürüş esnasında da kontrol etmeyi sağlayacak direksiyondan kumanda sistemi bulunuyor.

Yeni Hyundai i10’da klima, lastik basınç sensörü, ESP, VSM, elektrikli ön ve arka camlar, USB-AUX girişleri, acil durum fren sinyali ESS, yokuş kalkış destek sistemi HAC, viraj içi aydınlatmalı farlar, direksiyondan kumandalı müzik sistemi, LED gündüz farları, sis farları ve 15 inç çift renkli alüminyum alaşımlı jantlar gibi bir üst segment araçlarda yer alan birçok donanımı sunuyor. Viraj içini aydınlatan statik dönüş farları ile de dönüşlerde kolaylık sağlarken ve güvenliği de arttırıyor.

Eski nesil i10’a göre daha genişleyen ve uzayan otomobil, bu haliyle bir üst segmente göz kırpmış oluyor. Önceki i10’dan 80 mm daha uzun olan Yeni i10, tam 65 mm daha geniş ve 40 mm daha alçak. Bu artışın ardından 3665 mm uzunluğa, 1660 mm genişliğe ve 1500 mm yüksekliğe ulaşan Yeni i10, 2385 mm de aks mesafesine sahip. Büyüyen boyutlarıyla beraber daha geniş ve ferah bir oturma alanına kavuşan i10, artırılmış diz mesafesi ve yüzde 12 büyüyerek 252 litreye ulaşan bagaj kapasitesiyle de sınıfının en iyi değerlerini sergilemiş oluyor. Bu değerler ile segmentinin en iyi bagaj hacmini sunan Yeni i10’da 60/40 katlanabilen koltuklar sayesinde bagaj hacmi istenildiğinde 1.046 lt’ye kadar büyütülebiliyor. Ayrıca Yeni i10′da sunulan aktif ön koltuk başlıkları, kaza anında yolcunun boynuna daha yakın mesafede konumlanarak, boyun yaralanmalarının önlenmesine ve/veya azalmasına etkin biçimde destek oluyor.

 

Tamamen yepyeni bir platform kullanan Hyundai i10, sürüş özellikleri bakımından da segmentinin sınırlarını aşmış oluyor. Eskisine göre 5 mm daha uzun dingil mesafesine sahip olan i10, yeni süspansiyon sistemi sayesinde de tüm yol şartlarında kararlı bir tutuş sergiliyor.

Sadece dış tasarımı ve şık iç mekanıyla değil, aynı zamanda gelişmiş motor seçenekleriyle de dikkat çekici olan Yeni i10, ilk etapta 1.0 lt üç silindirli benzinli ve 5 ileri manuel şanzımana sahip versiyon ile satışa sunuldu. Kasım ayında 4 ileri otomatik şanzımanlı versiyonuna da kavuşacak olan Yeni i10 ayrıca 1.2 lt Kappa benzinli ve otomatik şanzımanlı bir diğer versiyonuna da kavuşacak. Otomatik vites keyfini çıkarmak ve konforlu kullanımın tadına varmak için geliştirilen H-Matic şanzıman ile aracın vites geçişlerini istendiği an manuel olarak da kontrol etmek mümkün olacak.

Rafine edilmiş sürüş özelliklerini destekleyen motor seçenekleri arasında 66 beygirlik 1.0 lt ve 87 beygirlik 1.2 lt olmak iki farklı benzinli ünite görev alıyor. 998 cc hacme sahip 1.0 lt’lik versiyon 3500 d/d’den itibaren maksimum 94 Nm tork üretiyor. İkili (DUAL) CVVT (Sürekli değişken supap zamanlaması) sistemi egzoz / emme supaplarının açma ve kapanma zamanlamasını, motor devri ve araç yüküne en uygun şekilde uyarlamak suretiyle motor performansını artırırken, yakıt tüketimini ve karbon emisyonunu azaltıyor. 40 lt’lik yakıt deposuna sahip Yeni i10, 100 km’de ortalama olarak 4.7 lt yakıt tüketiyor.  Bu motor aynı zamanda 108 g/km CO2 emisyon salımıyla da çevreci olarak dikkat çekiyor.

1248 cc’lik 1.2 lt Kappa motor ise 4000 d/d’de 120 Nm maksimum tork üretiyor. Bu motor ile 13.8 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayan aracın maksimum hızıysa 163 km/s. İki motor da CVVT sistemine sahipken 1.0 lt’de kullanılan yeni nesil üç silindir teknolojisiyle daha düşük sürtünme ve uzun ömürlü bir yapı elde ediliyor

1.0 ve 1.2 lt benzinli motor seçenekleri ile Türkiye pazarına sunulan Yeni i10, öncelikle Ekim ayında 1.0 düz vites seçeneği ile showroomlardaki yerini alıyor. Kasım ayının sonunda ise 1.0  ve 1.2 otomatik vites seçeneği Türk tüketicisinin beğenisine sunulacak. 1.0 lt manuel ve otomatik modeller sadece Style donanım seviyesiyle sunulurken,1.2 lt otomatik versiyon ise sadece Elite donanım seviyesine sahip olacak.

Kategoriler
F1 Manşet

Ferrari Ekibine Tekrar Mı Katılıyor ?

Ferrari’nin altın yıllarında teknik direktör olarak büyük başarılara imza adan Ross Brawn’ın, İtalyan ekibine geri dönebileceği spekülasyonları yapılıyor.

Michael Schumacher’li dönemde Ferrari’de bulunan İngiliz teknik adam, dün İnterlagos’ta Maranello ekibine ayrılan alanda takım patronu Stefano Domenicali ile görüşürken görüntülenmişti.

58 yaşındaki Brawn’ın er ya da geç Mercedes’deki pozisyonunu Paddy Lowe’ye bırakacağı biliniyor. Lowe, geçtiğimiz hafta Austin’de yaptığı açıklamada, “Ross, bir noktada geri çekilecek. Şu an Ross’un bu konudaki çağrısını bekliyoruz” ifadesini kullanmıştı.

Ross’un Mercedes’den ayrılma kararından çok, Ferrari’ye döneceğini açıklamasının önemli bir gelişme olacağını belirten yorumcular, bunun İtalyan ekibinde takım yönetimi açısından da önemli bir değişime yol açabileceğini belirtiyor.

İngiliz Sky televizyonuna konşuan Domenicali, yerine başka bir ismin gelebilmesi için farklı bir pozisyona atanmaya hazır olup olmadığı sorusuna, “Elbette. Bunun en iyi çözüm olduğunu görürsem, hemen yarın bunu yaparım, kesinlikle” karşılığını verdi.

Domenicali, “Ayrıca bu kararı alacak patronlarım var. Sonuç olarak en önemli şey Ferrari’nin birkez daha Formula 1’de ölçüt alınan bir takım olmasıdır” yorumunda bulundu.

Yeniden Brawn’la yan yana çalışmaktan mutlu olup olmayacağı sorusuna ise Domenicali, “Bu soruya cevap veremem. Çünkü ne cevap verirsem vereyim, gazetelerde bir sürü başlık olacaktır. Ross’a, her şeyden önce bir arkadaş olarak, bir profesyonel olarak saygım büyük. O yüzden, bekleyip görelim” dedi.

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Fren Teknolojisinde Büyük Gelişim

Hibrit ve elektrikli taşıtlarda neredeyse tüm fren enerjisini geri kazanarak aracın mümkün olan en uzun mesafeyi kat etmesini sağlıyor
Son yıllarda, otomobil fren sistemleri hiç olmadığı kadar güçlü hale geliyor. Özellikle ABS ve ESP sistemleri, güvenliği ciddi ölçüde arttırmasının ardından, aynı dönemde, fren gücünün artırılmasında benimsenen standart vakum bazlı yaklaşım ise neredeyse aynı kaldı. Bugüne kadar, fren enerjisinin geri kazanımının kapsamı kısıtlı kalırken, sürücünün pedal gücü ise sadece önceden belirlenmiş tek bir ölçüde artırılabiliyordu. Bosch, sürücü frenleme işlemini başlattığında duruma bağlı destek sağlayan bir elektromekanik fren güçlendirici olan iBooster sistemini geliştirdi. iBooster, Bosch’un her türlü taşıt konfigürasyonu için uygun bir fren sistemini bir araya getirebilmesini sağlayan modüler bileşen yelpazesini tamamlıyor. Orta vadede, iBooster birçok taşıttaki geleneksel fren güçlendiricilerin yerini alacak. Hibrit ve elektrikli taşıtların, daha fazla seyahat mesafesi ve yakıt verimliliğine ulaşabilmek için fren sırasında mümkün olduğunca çok elektrikli tahrik enerjisini geri kazanması gerekir. İdeal durum, otomobilin sadece elektrik motorunun kinetik enerjiyi elektriğe dönüştürmesinden ötürü yavaşlatılmasıdır. Bu sistem, değerli enerjinin fren yoluyla kaybedilmesinin de önüne geçer. Bosch iBooster, sadece elektrik motoru kullanılarak 0,3 g’ye varan yavaşlama oranlarının elde edilmesini sağlayıp tipik frenleme operasyonlarında kaydedilen enerjinin neredeyse tamamını geri kazanıyor. Bu sayede, günlük trafikteki tüm genel fren manevralarını enerjiye çevirebiliyor. Frene daha güçlü şekilde basılması halinde ise, iBooster fren merkez silindirini kullanarak ihtiyaç duyulan ek fren basıncını geleneksel yoldan üretiyor. Pedal kesinlikle normal bir his verdiğinden, sürücü motor ile frenlerin birbiriyle ahenkli etkileşiminin farkına dahi varmıyor.

DAHA FAZLA GÜVENLİK
Elektromekanik konseptin sunduğu avantajlar bunun da ötesine geçiyor. Önceden uyaran acil frenlemesisteminin tehlikeli bir durum tespit etmesi halinde, iBooster sadece 120 milisaniye içinde, yani eski sistemlerden üç kat daha hızlı şekilde, tam frenleme basıncı oluşturuyor. Dolayısıyla, acil durumlarda iBooster sistemi,taşıtı geleneksel bir fren sistemi kullanan bir sürücüden daha hızlı durdurabiliyor.

Kategoriler
Oto İnceleme

Peugeot 208

Peugeot-208-ETG

Peugeot 208 ürün yelpazesi yeni motor ve şanzıman seçenekleri ile genişlemeye devam ediyor. Eylül ayında pazara sunulan, düşük yakıt tüketimi ve düşük emisyon oranları ile dikkat çeken 1.0 lt VTi motor seçeneğinden sonra, Kasım ayında da 1.2 lt VTi motor seçeneği ile ETG (Efficient Tronic Gearbox) şanzıman seçeneği sunuluyor. İşletim sistemleri geliştirilen bu yeni robotize şanzıman, tam otomatik şanzıman kullanım hissine sahip.

Benzinli otomatik vitesli araç satışları, Peugeot 208’in de yer aldığı B HB segmentinin %23’ünü oluşturuyor. Benzinli otomatik araç satışlarının %86’sı ise 1.4 lt hacminden küçük motorlu otomobillerden oluşuyor. Peugeot, bu segmente çok uygun bir motor ve şanzıman seçeneğini 208 modelinde bir arada sunuyor.

Peugeot 208 1.2 lt VTi motor ile ETG5 şanzıman seçeneği daha kolay bir kullanım ve manevra kabiliyeti sunuyor. Sistemde direksiyondan vites değiştirme pedalları da bulunuyor. 35 bin 400 TL’den başlayan fiyatlar ile sunulan 1.2 VTi 82 hp ETG5, Access, Active ve Allure olmak üzere 3 donanım seviyesine sahip.

Bu yeni şanzıman seçeneğine sahip olan 1.2 VTi motor, karma parkurda 110 g/km CO2 emisyonu ve 100 kilometrede 4,8 litrelik yakıt tüketimi sergiliyor. Değişken supap zamanlamasına sahip bu atmosferik motor 5750 devir/dakikada 82 hp maksimum güç ve 2750 devir/dakikada 118 Nm’lik maksimum tork sağlıyor.

Kategoriler
Oto İnceleme

Honda CRV inceleme

SUV Segmentinin deneyimli oyuncusu rakiplerine meydan okuyor.

Bu haftaki test konuğumuz geçtiğimiz aylarda 6.nesli ile yollara çıkan Honda‘nın suv aracı Yeni CRV. Yeni görünümü ile daha agresif sportif ve amerikan tarzına bürünen araç şu an ülkemize 2.0 litre, 114 beygirlik motor ve otomatik şanzıman ile gelirken önümüzdeki aylarda 1.6 dizel manuel seçeneği de aileye katılacak. 192 newton tork üreten mevcut motor aracı 182 km maksimum hıza taşırken 0-100 km hızlanma süresi 12,3 saniye. Yeni Crv 4,5 metre uzunluğa, 2,1 metre genişliğe ve 1,6 metre yüksekliğe sahip. 1593 kilo boş ağırlığa sahip araç, 589 litrelik normal bagaj hacmi sunarken 58 litrelikte bir yakıt deposuna sahip. Otomatik benzinli araç 100 km’de şehir içinde 10,1, şehir dışında 6,2, karmadaysa 7,7 litrelik tüketim değerlerine sahip. Lifstyle ,Executive,ve Executive Ekstra güvenlik paketi olan aracın bizde full versiyon güvenlik paketlisini denedik. Araçta 4 dış renk mevcutken bunlara üç de iç döşeme eşlik etmiş. Dış tasarıma bakınca üç kanatlı radyatör ızgarası ve ızgaraya doğru uzanan ön farları, honda’nın yeni “y” şekilli yüzünü korumaya devam ederken dikey olarak konumlandırılan arka farlar ilk nesilden bu yana alışılmış cr-v imzasını taşımaya devam etmiş. Aracın yeni görünümüne yenilenen ön tampon, ön led gündüz farları ve üç boyutlu tasarımıyla arka led farlar eklenmiş. Cr-v’ de yeniden tasarlanan 2.0-litre i-vtec benzinli motor, 5 vitesli otomatik şanzıman ile beraber çalışıyor. Bir önceki nesil ile aynı performans verilerine sahip olan motorun yakıt tüketimi ve co2 emisyonu düşürülmüş. Yeni cr-v 6500 devirde 155ps güç ve 4300 devirde 192nm tork üretirken, yapılan iyileştirmelerle ortalama yakıt tüketimi 7.7lt’ye ve co2 salınımı da %7 iyileştirilerek 179 g/km’ye düşürülmüş. Motorda yapılan değişikliklere ek olarak vites oranlarında da yapılan iyileştirmelerle beraber bu sonuçlar elde edilmiş. Motor ve şanzımanda yapılan bu değişikliklerin yanında yeni cr-v, kullanıcının tepkilerini ve motor dışında harcanan enerjiyi optimize ederek daha ekonomik sürüş sağlayan econ sistemi ile donatılmış. Econ düğmesine basılarak sistem devreye sokulduğunda, daha fazla yakıt tasarrufu sağlamak için sistem şanzımanı, klimayı ve sabit hız kontrolünü ayarlayarak yakıt ekonomisini arttırıyor. Harekete duyarlı elektrikli direksiyon (ma-eps) sisteminin de kullanılmasıyla yeni cr-v’nin manevra kabiliyeti kolaylaşırken yüksek hızlarda direksiyon tepkisi ve hassasiyeti arttırılmış. Avrupa’da geniş kapsamlı testlerden geçen yeni cr-v’nin mcpherson tipi ön süspansiyonları ve multi-link arka süspansiyonları üstün sürüş konforu ve yüksek hız stabilitesi sağlayacak şekilde tasarlanmış. Yeni CRV’de ayrıca, çarpışma anında darbe enerjisini dağıtarak yolcuları koruyacak şekilde tasarlanan honda’ya özgü güvenlik sistemi gelişmiş uyumluluk teknolojisi (advanced compatibility engineering-ace) gövde yapısı kullanılıyor. Cr-v’de ön, yan ve perde hava yastıkları tüm donanım seçeneklerinde standart olarak sunuluyor. Otomobilin yüksekliğinin, iç hacimde herhangi bir küçülme olmaksızın, eski modele oranla 30 mm azaltıldığı görülüyor. Bu, honda’nın “maksimum insan, minimum makine” felsefesini ne kadar başarılı bir şekilde uyguladığının bir göstergesi. 4.nesil cr-v’de bir önceki nesile göre bagaj hacmi 147lt arttırılarak 589lt’ye ulaşmış. Tek dokunuşla 60:40 oranında katlanabilen arka koltuklar ile arka kapıları açmadan kolayca koltukları yatırıp, bagaj hacmini 1146 litreye kadar genişletmek mümkün. Executive seçeneğine opsiyonel olarak sunulan güvenlik paketine, bir önceki nesilde olduğu gibi euroncap, advanced ödüllü cmbs, acc(adaptif cruise control) sistemlerinin dışında ek olarak lkas (şerit koruma destek sistemi) de sürüş güvenliğini arttırmak için eklenmiş.
Kategoriler
Oto İnceleme

Suzuki Sx4 S-Cross inceleme

Suzuki Yeni Crossover’ı na çok güveniyor.

Bu hafta sıra dışı tasarım özellikleri ile sx4 s-cross sizlerle… araç çekici tasarımı yanında, pazarda rakiplerinden farklılaşacak bir çok üstünlüğe sahip gibi duruyor.
En başta, 1600 cc’lik motorlarda suv segmentinde kısıtlı seçenekler sunulurken, Suzuki sx4 s-cross rekabetteki en geniş motor ve şanzıman seçeneklerini sunacak. S-cross’un motor yelpazesi 1.6 dizel ile 1.6 benzinli düz ve otomotik vites seçenekleri var. Bununla birlikte  hem dizel, hem de benzinli araçlarda 4×2’nin yanında, 4×4 opsiyonu da mevcut.
Araç yeni nesil 4×4 allgrip teknolojisiyle değişken yol koşullarına mükemmel uyum sağlama iddasında. Allgrip sisteminde orta konsolda yer alan bir düğmeyle 4 farklı sürüş modunu seçilebiliyor.. Allgrip sisteminde normal sürüş koşullarında auto modu, daha fazla performans hissetmek için sport modu, karlı yollarda snow modu ve çamurlu yollarda lock modu seçilebiliyor. Sx4 s-cross; etkin motor teknolojisiyle sınıfının en düşük yakıt tüketimine ulaşmayı hedeflenmiş. Sx4 s-cross ayrıca sınıfının en büyük panoramik sunroofuna sahip . Çift kademeli açılabilir panaromik sunroof 56 cm’lik açılma özelliğiyle arka koltukta oturanlarada aydınlık bir ortam sunuyor.
Sx4 s-cross’ta güvenli bir sürüş için her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Araçta, 7 hava yastığı, esp, yokuş kalkış desteği, lastik basıncındaki düşüşleri ekrana yansıtan lastik basınç sensörü ve katlanabilir pedal sistemi sunuluyor. Sx4 s-cross, ayarlanabilir arka koltuk sırtlıkları, üstün kaliteli deri koltukları, koltuk ısıtıcıları ve geniş arka kabini sayesinde tüm yolcular için konforlu bir yolculuk vadediyor. Diğer taraftan 430 litrelik bagaj hacmiyle kendi sınıfında öne çıkıyor. Bunların yanı sıra sx4 s-cross, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, otomotik vites seçeneğinde direksiyondan kumandalı vites değiştirme, bluetooth handsfree sistemi, yağmur sensörleri, otomatik yanan hıd farlar, cruise control ve ön & arka park sensörleriyle konforlu bir sürüş sunuyor.
Sx4 s-cross ayrıca; özel olarak tasarlanan metalik kristal yeşil gövde boyasıyla da hem çevre dostu özelliğini, hem de “şehrin içinde doğa, doğanın içinde şehir’ temasını ön plana çıkarıyor. Aynı zamanda 115g/km co2 emisyonu ile sınıfındaki en çevreye duyarlı otomobiller arasında yer alıyor.
Kategoriler
Oto İnceleme

Seat Toledo İnceleme

İspanyol markası Rapid’in kardeşine çok güveniyor.

En iyi testlerin adresi sitemizde, bu hafta vw grup bünyesindeki İspanyol markası Seat’ın yeni Toledo modeli ile karşınızdayız. B plus veya c giriş sedan sınıfında yer alan araç platform kardeşi Skoda Rapid ile birlikte Citroen c elysee, Peugeot 301 ve Fıat Lınea’ya rakip olmuş durumda. Ülkemizde yaz başından beri satışta olan araç ilk olarak 2012 paris fuarında tanıtılmıştı. Araç; 1.2 tsı 105 hp, 1.4 tsı 122 hp ve 1.6 tdı 105 hp motor seçenekleri ile satılmakta, yakın zamanda ise aileye dizel otomatik versiyonda eklenecek. Bizde sizler için performans ve gücü ile dikkat çeken 1.4 tsı 122 hp dsg otomatik modeli denedik. Toledo, reference ve style altında iki pakete sahip. 200 newtonluk torku ile seri hızlanabilen araç 206 km’lik maksimum hıza, 9,5 saniyelik 0-100 km hızlanma süresine 55 litrelik yakıt deposuna 100 km de şehir içinde 74, şehir dışında 4.8 litre tüketime sahip. 200 km lik testimiz boyunca asfalt, stabilize ve toprak kötü yol koşullarında performanslı sürdüğümüz araç 7.7 litre civarında tüketti. 4.4 metre uzunluğundaki toledo, 1.7 metre genişliğe ve 1.4 metre yüksekliğe sahip özellikle arka alan diz ve baş mesafesinde iddialı olan araç geniş bir iç hacim sunmuş bununla birlikte Skoda’dan tanıdığımız lift back camla açılır sedan bagaj kapağına sahip araç 550 litreye yakın müthiş bir bagaj hacmi de sunuyor. Plastik ve doygun tasarımı olan iç mekanda saklama gözlerine fazla yer verilmezken ön dashboardın sağlamlığı pozitif. 3 kollu direksiyon üzerinde bluetooth ses ve kontroller yer alıyor. Önde radyo -cd çalar altında otomatik klima aralarında ise ufak bir cep var. Koltukların kavradığı araçta sürücü görüş açısı ideal ve a sütunun ince oluşu avantaj, buna karşın yüksek hızda rüzgar sesi alan toledo, esp nin’de yardımı ile yola sağlam basan bir duruşa sahip. 1155 kilo boş ağırlığa sahip araç bozuk yol koşullarında sert süspansiyonu ile darbeleri iyi absorde ediyor. 7 ileri otomatik şanzıman aracı iyi yönetiyor ve kontrol sağlıyor. Gösterge tablosu Vw’lerden alıştığımız ince beyaz çizgilere sahip ve Türkçe buradaki yol bilgisayarından tüm verileri elde edebiliyorsunuz. Az sayıdaki kumanda biriminin yerleşimi de ergonomik. Ancak, dört cam da elektrikli olmasına karşın, sürücü kapısında sadece iki ön camın açma-kapama kumandasının bulunması önemli eksiklik. Eşya gözü ve bardaklık konusunda cömert olmayan ama kısıtlı da olsa ihtiyaçların karşılanabildiği kokpitte, orta konsoldaki dokunmatik ekran, hem grafikleri hem de kullanımıyla keyif veriyor. Tek yönlü otomatik klima hızlı ve etkin çalışıyor. 2602 mm’lik dingil mesafesinin bulunduğu otomobilin arka koltuklarında son derece başarılı bir diz mesafesi var. Buradaki baş ve omuz mesafeleri de yeterli. Sonuçta araç çocuklu aileler kadar ağırlıklı şirket çalışanlarına ve kiralama şirketlerine hitap eden bir model. Aracın standartlarında abs,ebd esp, sürücü yolcu ön hava yastıkları,elektrikli- ısımatlı yan aynalar style pakette ise ışıklı soğutmalı torpido,arka park sensörü, cruse kontrol,ön kol dayama, elektrikli arka camlar,perde hava yastıkları ve ek paket olarak dokunmatik bilgi ekranı satın alınabiliyor.
Kategoriler
Oto İnceleme

Opel İnsignia inceleme

Opel’in amiral gemisi yeni görünüm ve özellikleri ile dikkat çekiyor.

En yenilerin adresi sitemizde, bu haftadaYeni Opel Insıgnıa sizlerle. C plus veya D giriş segmentin de olarak konumlandıracağımız araç, Opel’in en güvendiği modellerinden biri. Yeni araçlar birlikte sunulan en önemli değişiklik ise 1.6 lt 170 hp’lik sıdı motor. Bu motor 280 nm’ye kadar tork üretirken 6 ileri otomatik şanzıman ile bu gücü aktarıyor. Ayrıca bu güç kategorisindeki en iyi tork değeri olarak ta öne çıkıyor. Sedan, sports tourer ve yeni country tourer olarak üç kasa yapısına sahip araçta edition ,elegance ve cosmo altında 3 pakette, dizel ve benzinli motorlar otomatik- manuel şanzıman seçeneklerine sahip olmuş. Bizde sizler için ailenin en dolu üyesi, 1.6 lt 170 hp otomatik cosmo paketli aracı denedik. iç ve dış tasarımıyla iddialı gözüken araçta öne grup tamamen elden geçirilmiş özellikle farlarda ve ön ızgarada bu değişimi fazlası ile hissettik. Yeni nesil doğrudan püskürtmeli turbo benzinli motor performansı arttırırken, yeni nesil bir bilgi-eğlence sistemi pek çok akıllı telefon işlevini otomobile entegre etmiş ve orta konsoldaki dokunmatik ekran vasıtasıyla basit bir şekilde kullanılabiliyor. Arka tarafta da ledle desteklenmiş stop grubu içeride kanat şeklinde karşımıza çıkan dashboard ve konsol yeniliğin izlerinden. Ayrıca araçta 1.4 lt 140 hp benzinli ve 2.0 dizel 130 hp, 160 ve 195 hp lik motor seçenekleri de mevcut ve yine tabii 2.0 versiyonda 4 çeker awd pakette var. Ancak aracın en dikkat çeken motoru kullandığımız otomatik şanzımanlı yeni 1.6 170 hp lik motor. Test sırasında asfalt ve stabilize yol koşullarında denediğmiz insignia gücünden ödün vermeden yolda sağlam duran bir duruş sergiledi 18 inç jantın olduğu araç bu nedenle bozuk yollarda biraz temkinli gitse de süspansiyon ve konfor olarak rakiplerinden aşağı kalmadı.baktığımız zaman aracın ön yüzünde; • yeni far tasarımı • yeni led gündüz far formu – gelişmiş led teknolojisi • daha geniş ve alçaltılmış krom ön ızgara • yeni ön tampon tasarımı ve mercek formlu yuvarlak yeni sis farları Arka yüzünde; • yeni led arka farlar • bagaj kapağında arka farları bölen ve boylu boyunca uzanan belirgin krom çıta dikkat çekerken Tamami ile yenilenen iç mekanda; • yeni direksiyon tasarımı • yeni gösterge paneli ve orta konsol tasarımı • yenilenen klima kontrol düğmeleri • orta konsol’da 2 alternatif: 4″ renkli ve 8″ dokunmatik renkli ekran • gösterge panelinde 2 alternatif: 4″ & 8″ renkli ekranlar • touch pad: mevcut ınsignia’da sunulan turn-push düğmesi yerine, dokunmatik kontrollü yüzey (üst sağ resim) • keyless go sistemi: anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi Dikkat çekiyor. Yeni nesil teknolojik özelliklere baktığımızda; • daha etkili ve daha az enerji tüketimine sahip yeni bi-halojen farlar • bi-halojen farlar ile sunulabilen led gündüz farları • geliştirilmiş bi-xenon farlar (afl+) • bi-halojen farlar ile uyumlu uzun far asistanı • anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi • yeni sürücü-otomobil arayüz sistemleri • yeni bilgi ve eğlence sistemleri – 8″ renkli dokunmatik ekran • yeni nesil entegre navigasyon sistemi – 8″ renkli dokunmatik ekran • yeni nesil adaptif cruise control sistemi – araç durana kadar frenleme yapan ve öndeki aracın hareketi ile otomatik olarak harekete geçiren stop & go fonksiyonu • radar bazlı güvenlik sistemleri : kör nokta uyarı sistemi, akan trafik uyarı sistemi ve şerit değiştirme uyarı sistemleri • geri görüş kamerası mevcut. Araçta kullanılan ecoflex teknolojilerinin de dahil olduğu, yakıt tüketimini azaltan yeniliklerde öncü görevini üstlenmeye devam etmiş.
Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yağışlı Havalarda Güvenli Sürüş önerileri

Yağışlı havada kaza riski, yağışsız havaya oranla yüzde 25 daha fazla.

Yağmurlu havada fren mesafesi normalin yüzde 30’u kadarkarlı havada ise 8 kata kadar olabilmektedir. Bu yüzden yağışlı havalarda aracınızı kullanırken yapılacak bir hata daha fazla kaza riskini beraberinde getiriyor.

Peki yağışlı havalarda sürücülerin yapması gerekenler nedir? Sizin için araştırdık.

Düşük Hız

Yağışlı havalarda fren mesafesinin artması, normal şartlar altında geçerli olan takip mesafesinin de arttırılması anlamına geliyor. Yağışlı havalarda hızlı otomobil kullanıyor olmanız durmanızı dahada geciktirir bu yüzden yağışsız havaya nazaran yağışlı havalarda daha düşük hızlarla seyredilmesi gerekir.

Sollama

Yağışlı havalarda sollama yaparken silecekleriniz daha hızlı çalışması gerekmektedir. Bu sayede dışarıdan gelecek olan herhangi bir etkiye karşı kontrollü olabilesiniz.

Takip Mesafesi

Yağışlı hava koşullarında takip mesafeniz yağışsız hava koşullarına göre daha fazla olmalıdır. Zeminin ıslak olması ve durma mesafenizin fazla olması göz önünde bulundurulduğunda, kötü bir durumla karşılaşmaktan kaçınmak için alınacak en iyi önlemlerin başında takip mesafenizi arttırmak gelir.

Kayganlaşan Yol

İlk yağmurların yolu kayganlaştırdığını unutmayın. Yol üzerindeki toz, çamur vs. gibi birikintiler ilk yağmurla birlikte çamur gibi bir hal alarak lastiklerin sürtünmesini azaltır. Özellikle kuru yol üzerine yağmaya başlayan yağmurda araç hızınızı düşürün ve takip mesafenizi arttırın.

Fren Balataları

Herhangi bir sebepten dolayı fren balatalarınız ıslanırsa kuruması için fren pedalına birkaç defa hafifçe basın. Bu size daha sonra karşılaşabileceğiniz bir durumda güvenli bir şekilde durmanızı sağlar.

Tüm bu uyarılara ek olarak araç farlarının açık olması, cam buğulanmasının engellenmesi, araç bakımı, mümkünse kış lastiği kullanılması ve emniyet kemerinizi takmayı unutmayın.