Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

Gerilim iyice arttı

KARŞILAŞTIRMA BMW 320d, MERCEDES C 250 d
Makyajlı BMW 3 Serisi, formunun zirvesindeki Mercedes C Serisi’ne meydan okuyor. Motorlarsa güçlü dizeller.

BMW’nin bir konuda hakkını vermek lazım: Kesinlikle cesur bir marka. Ancak bunun sebebi 3 Serisi’nin makyajında tamamen farklı bir şey yapmaları değil, farklılıkların sadece aracı iyi tanıyanların fark edebileceği kadar sınırlı olması. Markanın en önemli modelini hayatının ikinci evresine hazırlamak için, yeni far ve stoplarla sağa sola serpiştirilmiş birkaç krom dekorasyonun yeterli olacağı düşünülmüş. Peki ama bu makyaj, fırından yeni çıkan Mercedes C Serisi’nin karşısında yeterli olabilecek mi?

rakiplerBMW’NİN İÇ MEKANI MERCEDES’TEN DAHA GENİŞ
Önce içsel değerlerle başlayalım. Dış tasarımda olduğu gibi 3 Serisi’nin iç mekanında da fazla bir değişiklik yok: Daha iyi malzemeler ve birkaç iyileştirme. Yazık, çünkü iç mekandaki atmosfer, bu yüksek fiyat klasmanına pek yakışmıyor. Başka bir deyişle: C Serisi, ağabeyi S’in küçük kardeşi gibi görünürken, 3 Serisi ise 1 Serisi’nin ağabeyi gibi duruyor. Neyse ki BMW, multimedya sisteminin kontrollerinde avantajlı: Hem iDrive’in bastırmalı-çevirmeli düğmesini kullanmak daha rahat, hem de mönü yapılandırması daha basit. Arka sıradaki iç mekan genişlikleri konusunda BMW, Mercedes’ten yarım beden daha geniş. C Serisi’nin özellikle arka koltukları çok kısıtlı ve küçük bagaj kapağı da yüklemeleri zorlaştırıyor. Ancak burada, BMW’nin de iç mekan konusunda çok yetenekli olmadığını hatırlatmak gerekiyor.

BMW 320d
Makyaj sırasında BMW, iç mekanı iyileştirme konusundaki şansını geri tepti: Malzeme ve işçilik kaliteleri Mercedes’in yüksek seviyesinin gerisinde kalıyor. Diğer taraftan 3 Serisi, arka koltuklarda hissedilir derecede daha geniş. Ayrıca süspansiyonu da oldukça dinamik. Konfor olumsuz etkilendiğinden bu sertliği sevmek gerekiyor.

MERCEDES C 250 d
Sadece görsel olarak küçük bir S Serisi gibi durmakla kalmıyor, kaliteli kokpiti ve mükemmel işçiliğiyle de ağabeyini hatırlatıyor. Bu otomobil rahatlıkla lüks sınıfta yer alabilirmiş. Arka koltuklarda iç mekan kısıtlı, süspansiyonda Sport+ moduna gerek yok, konfor yüksek.

karsilastirma

karsilastirma2İKİ FARKLI ÜST DÜZEY TARZ
VW Passat ve diğer rakiplerinden farklı olarak 3 Serisi ve C Serisi’nin tercih edilme nedenleri pratik özellikleri değil. Müşteriler onları, karakter sahibi tipler oldukları, rakiplerinden daha iyi gittikleri ve yüksek fiyatlarının karşılığını bu şekilde verdikleri için satın alıyor.

Gerçekten de ne BMW ne de Mercedes, sürücülerinde en küçük bir hayal kırıklığı bile yaratmıyor. İşte tam bu noktada, BMW’deki makyajın sürüş özelliklerinde çok daha etkili olduğu fark ediliyor. Mühendisler tarafından tamamen yeniden ayarlanan süspansiyon, artık hissedilir derecede daha dinamik bir karakter sunuyor. Hassas direksiyon ise sürücünün aklını okuyormuş gibi hissettiriyor. Sonuç olarak 3 Serisi, virajlarda kendi karakterini konuşturuyor. Virajları hafif bir arkadan kayma ile nötr bir şekilde alan araç, hissedilir bir yana yatma eğilimi de sergilemiyor. Durum böyle olunca 2.0 lt’lik dizel motor bile gerçek bir keyif makinesi haline geliyor.

Puan tablosuna bakıp, durum böyleyse, sürüş dinamikleri bölümünü Mercedes’in nasıl kazandığını merak edebilirsiniz. Bunun sebebi BMW’nin daha kötü çıkan fren ölçümleri. Sıcak frenlerle 3 Serisi, 100 km/s hızda C Serisi’nden 1.40 m sonra durabiliyor. Bu fark günlük kullanımda, çarpmakla çarpmamak arasında belirleyici bir rakam. Bunlara madalyonun diğer yüzü de ekleniyor: Dinamik ayarlar nedeniyle süspansiyon konforu öncüsünden belirgin derecede daha zayıf. Özellikle kıza zemin darbeleri iç mekanda hoş olmayan vuruntulara neden oluyor.

C Serisi ise daha farklı bir karaktere sahip. En azından test aracımızdaki gibi havalı süspansiyona sahip olduğunda… Konfor modu seçildiğinde Mercedes, her türlü zemin bozukluğunu ütülüyor ve S Serisi gibi hissettiriyor. Geçmişin aksine Mercedes, artık dirketlikten uzak ve sallantılı bir araç değil. Hatta tam tersine viraj dinamizmi 3 Serisi ile neredeyse aynı. Tek fark ön tekerlekleri üzerinde biraz daha fazla kayması.

Benzer bir manzara motor için de geçerli. 14 HP daha zayıf olmasına rağmen 320d, gaz komutlarına daha dinamik tepkiler veriyor ve uyumlu çalışan, 8 ileri oranlı otomatik şanzımanın başarılı karakteri sayesinde tam bir rüya otomobiline dönüşüyor. 3 Serisi’nde BMW, artık sessiz ve sarsıntısız çalışan yeni motor kuşağına yer veriyor. Mercedes de motor ve otomatik şanzımanla ilgili eleştirileri dikkate almış gibi görünüyor. 4 silindirli motorun homurtulu çalışma sesleri artık daha az duyuluyor ve 7 ileri otomatik şanzıman da olması gerektiği gibi, sarsıntısız çalışıyor. Diğer taraftan bu iki otomobil birbirinden kesinlikle çok farklı. Aynı elit seviyede tamamen farklı karakterler… Bu nedenle burada belirleyici olan kişisel tercihler olacaktır. Sonuç olarak Mercedes, puan tablomuzda birkaç puan fazlasını toplamayı başarıyor.

FİYAT OLARAK İKİ RAKİP DE ORTA SINIFIN ÜST SIRALARINDA
BMW 320d’nin ülkemizdeki başlangıç fiyatı 173 bin 778 TL olarak açıklanıyor. Bu da yüksek kalite ve imaj için yüksek bir bedel ödenmesi gerektiğinin bir kanıtı. Ne yazık ki Mercedec C 250 d ülkemizde şanssız bir konumda. Çünkü 2.2 lt’lik motor hacmi nedeniyle bir üst vergi dilimine giriyor. Bu da 325 bin 700 TL’lik (!) başlangıç fiyatı anlamına geliyor. Almanya fiyatlarındaysa farklar daha sınırlı: 320d’nin 37 bin 250 Euro’luk fiyatı C 205 d’den sadece 7 bin Euro düşük.

BAĞLANABİLİRLİK HARİKA
BMW 320d ve Mercedes C 250 d’nin bağlanabilirlik kabiliyetleri o kadar iyi ki, yolculuk sırasında internette gezinmek, elektronik postaları kontrol etmek veya eşzamanlı trafik verilerini kullanarak trafik sıkışıklıklarından kaçmak sanki normalmiş gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Bu konuda BMW bir zamanlar avantajlıydı. Şimdiyse Mercedes ile eşitlik söz konusu. Hem de çok yüksek seviyede bir eşitlik: Adaylar neredeyse tüm disiplinlerde en yüksek puanları aldılar. Diğer taraftan C Serisi, asistan sistemler konusunda avantajlı. Örneğin 60 km/s’ye kadar hızlarda aracı otonom olarak yönlendirme de yapıp hareket ettirebilen ve öndeki araçla aradaki mesafeyi koruyan sistem satın alınabiliyor. Ancak bağlanabilirlikle ilgili bazı donanımların maliyetleri oldukça yüksek.

karsilastirma3

karsilastirma4

 

SONUÇ
STEFAN VOSWINKEL VE HENNING KLIPP
BMW de Mercedes de orta sınıf modellerinde kendi erdemlerine odaklanmış. Bir tarafta belirgin bir dinamizme sahip 3 Serisi, diğer tarafta sakin ve konforlu Mercedes. Bu üst düzey karşılaştırmada iki kazanan birden var. Yani kararı kişisel tercihler belirleyecek.

 

kaynak: autoshow.com.tr

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Yeni BMW Z4 bu yaz tanıtılacak

Toyota’nın Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıttığı Supra konseptinden sonra gözler aynı platformda üretilecek olan BMW Z4’e çevrildi. Yeni BMW Z4’ün de bu yaz tanıtılıp, Paris Otomobil Fuarı’nda sergileneceği belirtiliyor.

Coupe karoserle üretilecek olan Supra’dan farklı olarak yeni Z4 bir roadster olacak. Bu tercihin en büyük sebebi ise Jaguar F-Type, Porsche 718 Boxster ve Mercedes-Benz SLC’nin pastasından pay kapmak.

Z4’ün motor seçenekleri dört ve altı silindirli ünitelerden oluşacak. Giriş seviyesindeki modelin 2.0 litrelik dört silindirli motoru yer alacak ve Avrupa pazarında satılacak.

 Amerika pazarında ise 3.0 litrelik turbo beslemeli motor yer alacak bu motorun 340 ve 390 HP’lik iki farklı güç çıkışı olacak. Bütün motor seçeneklerinde çift kavramalı otomatik şanzıman standart olarak yer alacak.
kaynak: ahaber
Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

Çıtayı yeniden Mercedes belirliyor

Mercedes yeniden doğru rotada. Çok da iyi gitmeyen birkaç yılın ardından Alman firma, özellikle S Serisi (2013’ten beri) ve C Serisi (2014’ten beri) ile yeniden yüksek puanlar topluyor. Puanların dışında Mercedes’in başarıları da, sempati seviyesi de arttı. Bunu sağlayansa Mercedes’i Mercedes yapan erdemlere dönüş yapması: Konforlu, kaliteli, lüks ve güvenli.
Tam da bu rotayı izleyen yeni GLC’de Mercedes, işini sağlama almış. GLC, köşeli öncüsü GLK’nın aksine daha geniş kitlelere hitap edebilecek bir dizayna sahip. C Serisi’nin başarısını kanıtlamış teknolojilerinin kullanıldığını ise model adındaki “C” harfinden anlamak mümkün. Elit iç mekanda da aralarındaki akrabalık hemen fark ediliyor. Tüm bunlara eksiksiz bir güvenlik paketi de ekleniyor.

Durum böyle olunca rakipleri, GLC’ye pek kafa tutamıyor. Olgunlaşmış bir model olan BMW X3 (2010’dan beri yollarda), kalitesiyle öne çıkan Audi Q5 (2008) ve karakter sahibi Volvo XC60 (2008) GLC’nin yanında biraz “yaşlı” kalıyor. Rakiplerin dördü de karşılaştırmamıza 200 HP civarında güç üreten dizel motorlar, 4 tekerlekten çekiş ve otomatik şanzıman kombinasyonuyla katıldı. Dört rakip de bolca konfor ve performansın yanında birçok çekici özellik de sunuyor. Ancak finalde ipi Mercedes göğüslüyor.

tekniktablo4. Volvo Xc60 d4 AWD / 472 Puan
+ Stil sahibi iç mekan ve 5 silindirli motoru XC60’ın en önemli kozları.
– Süspansiyon karakteri uyumlu değil, konfor ve ataklıkta geri planda kalıyor.

Bu Volvo’yu tavsiye etmemizin bir, hayır iki nedeni var. İlki motor. Çünkü tam da olması gerektiği gibi: Güçlü, boğuk sesli ve benzersiz. 2.4 lt’lik makine 190 HP ile gayet güçlü, çekişi kuvvetli ve iyi devirleniyor. Madalyonun diğer yüzüyse tüketim: 7.4 lt ile 4 silindirli rakiplerinden 1 litre daha yüksek. Otomatik şanzıman ise hem sadece 6 ileri orana sahip, hem de vites geçişleri gecikmeli. Ancak bu pek de rahatsız edici değil, çünkü Volvo’nun rahat karakteriyle gayet uyumlu. XC60 aceleyi pek sevmiyor: Direkt olmayan ve darbelerden etkilenen direksiyon ağırkanlı kalıyor ve 20 inçlik büyük jantlarıyla süspansiyonu sert ve vuruntulu çalışıyor. İkinci neden: İç mekanın temiz ve rahat İskandinav stili. Volvo bu konuda kesinlikle başarılı. XC60’ın gayet geniş olan iç mekanı da, 575 kg ile karşılaştırmanın en yüksek taşıma kapasitesini sunması da beğeni topluyor.

3. degerlendirmetabloAUDI Q5 2.0 TDI quattro / 505 Puan
+ Sessiz ve sarsıntısız çalışan TDI da, canlı şanzıman da beğeni topluyor. Arka kısım değişken, kalite yüksek
– BMW ve Mercedes’in süspansiyonları daha konforlu, direksiyon hissi sentetik, asistan sistem sayısı kısıtlı

Q5 genel olarak başarılı, olgun ve becerikli bir SUV. Aslında tek bir problemi var: X3 ve GLC bazı konularda daha da iyi. Yüksek kalite seviyesi, geniş iç mekanı ve ayrı ayrı ileri-geri kaydırılabilen pratik arka koltuk sırası Audi’ye yüksek puanlar kazandırıyor. 2.0 lt 190 HP’lik TDI motor yumuşak ve sessiz çalışırken, 7 ileri oranlı DSG şanzıman hızlı ve yumuşak vites değişimleri sunuyor. Ancak rögar kapakları veya enlemesine yarıklardan geçerken 20 inçlik jantlar nedeniyle süspansiyondan vuruntu sesleri geliyor. Direksiyon ise sentetik ve geri bildirimsiz çalışıyor. Asistan sistemlerdeki eksiklikleri (park asistanı, head-up gösterge, adaptif farlar) Audi’nin yaşlandığının işaretleri. Halefi 2016’da gelecek.

2. BMW X3 xDrive 20d / 512 Puan
+ X3 bir SUV’a göre oldukça dinamik. Direksiyon direkt ve canlı, otomatik şanzıman birinci sınıf.
– Sadece iki eleştiri konusu var. İşçiliğin Q5 ve GLC’dekinden daha özensiz olması ve arka koltuklardaki kısıtlı iç mekan.

X3 her zaman SUV sınıfının dinamizm ustası olmuştur. Aynı zamanda çok da sevilen bir modeldir. Başka hiçbir model (buna yeni Mercedes GLC de dahil) onun kadar atak ve kıvrak değil. 2.0 lt 190 HP’lik dizel motor, sert süspansiyon ve direkt direksiyonla çok iyi uyum sağlıyor. Derinden gelen seslerle çalışmasına rağmen gücü ve çekişi beğeni topluyor. 8 ileri oranlı ZF üretimi otomatik şanzıman ise canlı karaktere ve hızlı tepkilere sahip. Bu konuda hiçbir rakibi X3’ün eline su dökemez. Ancak Bavyeralı üreticinin iç mekana biraz dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü Audi’nin SUV’u ve yeni GLC hem görsel hem de hissel olarak daha kaliteli. Diğer bir eleştiri ise, X3’ün arka koltuklarının göreceli olarak daha konforsuz (zemine çok yakın) olması.

1. MERCEDES GLC 250 d 4MATIC / 528 Puan
+ Konfor yüksek; iç mekan tasarımı etkileyici; genişlikler bonkör; performans yüksek; direksiyon başarılı
– Mercedes’in genelde yüksek olan fiyat politikası; manuel vites seçeneğinin olmaması; 2.1 lt’lik motorun sarsıntılı ilk çalıştırma karakteri

Köşeli GLK’dan GLC’ye dönüşüm önemli bir adım. Düz hatlı silueti biraz Q5’i hatırlatıyor. İç mekanda C Serisi’nin çok sevilen çizgileri kullanılmış. Oturma pozisyonu alçak ve sürücü kendisini otomobile entegre olmuş hissediyor. Bu durum bir zamanlar sadece BMW’ye özgüydü. Performansta bir sürpriz yaşadık: 2.1 lt’lik tanıdık motor rakiplerini geride bırakmayı başararak atak bir kullanım sağlıyor. İlk çalışmalarda eskisi gibi sarsıntılı ve kaba olsa da, hız arttıkça sakinleşiyor ve etkili bir çekiş sağlıyor. 9 ileri otomatik şanzıman hızlı çalışıyor ama ender de olsa, çok sayıdaki vites arasından doğru olanı seçmekte zorlanıyor. Hisli ve hassas direksiyon da beğeni topluyor. Özellikle havalı süspansiyona (opsiyonel) sahip olduğunda, GLC harika bir konfor sunuyor. GLC’nin iç mekan sonucgenişlikleri de bonkör ve tüm bunlara çok sayıdaki güvenlik asistanı da ekleniyor. Yani bu sınıfta çıtanın yüksekliğini GLC belirliyor.

SONUÇ
Dirk Branke ve Berend Sanders
Mücadele zorlu olsa da yeni GLC, en önemli rakipleri olan X3 ve Q5’i geride bırakmayı başardı. Yüksek konforu, etkileyici kalitesi, geniş iç mekanı ve en modern asistan sistemlerine sahip olması, Mercedes’e birinciliği getirdi. GLC’yi sırasıyla dinamik X3 ve olgunlaşmış Q5 takip etti. Sempatik Volvo da 5 silindirli motoruyla hala iyi bir seçim olabilir.

Kaynak: autoshow.com.tr

Kategoriler
Manşet Oto Haber

Mercedes en değerli, Ford Otosan ilk kez listede

Dünyanın en değerli otomotiv markalarında yeni nesil elektrikli modellere öncülük edenler yükselişte…

Brand Finance’ın yayınladığı son rapora göre otomobilin mucidi Alman Mercedes-Benz, Japon dev Toyota ve diğer Alman rakiplerini geride bırakarak dünyanın en değerli otomotiv markası oldu. Otomotiv dünyasının yıldızı Mercedes, 44 milyar dolarlık marka değeriyle geçtiğimiz yıla göre yüzde 24 değer kazanarak geçen yılın birincisi Toyota ve ikincisi BMW’yi geride bırakarak birinciliğe yükseldi. Dördüncü sırada Volkswagen yer alırken, liste Honda, Nissan, Porsche, Ford, Audi ve onuncu sıradaki Chevrolet ile devam ediyor.

Listeye 75. sıradan ilk kez giren Ford Otosan, SEAT, Opel’in İngiltere pazarına yönelik markası Vauxhall ve 97.’likten 93.’lüğe yükselen TOFAŞ’ın önünde yer aldı.

Mercedes-Benz’in 2015 yılında S-Sınıfı ile başladığı daha sportif ve modern görünümlü ürün atağının beraberinde otomotiv endüstrisindeki en son teknolojiyi yollardaki ürünlerinde hızlı bir şekilde sunmaya başlamasıyla bu başarıyı elde ettiği dile getiriliyor.

Aston Martin ise en yüksek oranda değer kazanan marka olarak 77.’cilikten 24.’lüğe yükselerek listenin en dikkat çeken markası. 2017 yılına oranla yüzde 268 değer kazanan İngiliz spor otomobil üreticisini Çinli BYD ve Haval, ABD’li Tesla, İngiliz Jaguar ve Mercedes’in mini sınıfa yönelik markası Smart takip etti.

İşte 2018’in en değerli otomotiv markaları

1-
Mercedes-Benz: 2017 yılına göre yüzde 24’lük artışla 43 milyar 930 milyon dolarla en değerli marka oldu.

2-

Toyota: 2017 yılına göre 2 milyar 500 milyon dolar değer kaybederek 43 milyar 700 milyon dolarlık değeriyle ikinciliğe geriledi.

3-

BMW: İlk üçün ikinci Alman markası olan Bavyeralı üretici, 2017 yılına göre yüzde 6 değer kazanmasına rağmen üçüncülüğe geriledi.

4-

Volkswagen: Dieselgate skandalına rağmen elektrikli otomobil atağıyla imaj tazeleyen üretici yüzde 35 değer artırışıyla artık 33 milyar 670 milyon dolar değerinde.

5-

Honda: Japon üretici de yüzde 4 artışla 22 milyar 132 milyon dolarlık marka değeriyle yedincilikten beşinciliğe yükseldi.

6-

Nissan: Yüzde 22’lik kayıpla 19 milyar 376 milyon dolarlık değeriyle altıncılığa gerileyen Japon üretici, Ford ile beraber listenin en çok değer kaybedeni.

7-

Porsche: Stuttgart merkezli premium ve spor otomobil üreticisi yüzde 54 değer artışıyla hemşehrisi Mercedes gibi yıldızı parlayanlardan. 2018 yılında marka değeri 19 milyar 55 milyon dolara ulaştı.

8-

Ford: Seri üretim otomobilin mucidi ABD’li marka, elektrikli atılımında rakiplerine kıyasla geri kalması sebebiyle yüzde 23 değer kaybıyla 17 milyar 294 milyon dolara geriledi.
9-

Audi: Alman Premium otomobil üreticisi yüzde 19 değer kazanmasına rağmen bir sıra geriledi.

10-

Chevrolet: General Motors’un dünya pazarlarında yeniden yapılanmaya giden markası yüzde 11 değer artışıyla 12 milyar 822 milyon dolarlık değere ulaşırken listedeki yerini korudu.

kaynak: hurriyet

Kategoriler
Manşet Oto İnceleme

Küçük hacim kapışması

Mercedes-Benz ve BMW hemen hemen her segmentte yarışıyorlar. Mercedes- Benz bu tatlı rekabeti bir adım öne götürmek için C serisini yenileyerek selefinden daha çekici bir tasarıma imza attı. Ayrıca artan kullanım maliyetleri iki markayı da düşük hacimli motorlara yöneltti. Biz de bu iki iddialı modeli karşı karşıya getirdik.

Tasarım

Yenilenen Mercedes-Benz C serisi, BMW 320i’ye göre karşılaştırmaya daha avantajlı başlıyor. Eski tasarım dili, yerini bambaşka bir çizgiye bırakarak daha sportif bir görsel ile kendini gösteriyor. BMW’nin efsanevi Angel farları ve Mercedes-Benz’in led destekli aydınlatmaları tercih konusunda müşterileri fazlasıyla zorlayacak. Ön yüzde BMW alışıla gelmiş böbrek ızgaralarıyla konuğumuz olurken, Mercedes-Benz C serisi geniş ön ızgarasıyla ön plana çıkıyor. Mercedes-Benz C serisinin daha iddialı tamponlara sahip olduğunun da altını çizmek gerekir. Yan bölümde iki modelde önden arkaya doğru uzana keskin hatlara sahip. Mercedes-Benz C serisinin daha iddialı jantları dikkat çekerken BMW’nin küçük jant grubu bunun yanında biraz sönük kalıyor. Ancak burada C serisinin AMG paket BMW 320’nin ise Modern Line olduğunu unutmamak gerekir. Arka bölümde BMW bagaj kapağı üzerine uzanan stop grubuna yer verirken, Mercedes-Benz C serisi ise yan bölüme uzanan ve bagaj kapağından ayrı olan stoplara sahip. Bu durum BMW’nin yükleme alanını genişletirken Mercedes için handikap olarak kayıtlara geçiyor. Mercedes C180 yine AMG paketin avantajı ile çift çıkışlı yayvan egzozlarıyla rakibini geride bırakıyor. BMW 320i ed, 4624 mm uzunluğa, 1811 mm genişliğe, 1429 mm yüksekliğe ve 2810 mm aks mesafesine sahip.  Rakibi Mercedes-Benz C180’e göre 62 mm daha kısa, 1 mm daha geniş, 13 mm daha alçak olan model 30 mm daha dar aks mesafesine sahip.

 

İç Mekân

Tasarım anlamında iç mekânda yine Mercedes-Benz C serisi bir adım öne çıkıyor. Yenilenmiş ön konsol rakibinden daha iddialı. Ancak piyano siyahı detayların üzerinde parmak izlerinin kalması büyük sorun. İki modelde de konsol üstü ekranlar dikkat çekiyor. Müzik sistemi, yol bilgisayarı gibi birçok özelliği içerisinde barındıran bu ekranlar geri park kamerası olarak da kullanılabiliyor. Burada altının çizilmesi gereken bir diğer durum ise Mercedes-Benz C 180’deki ekranın müzik sistemi kapalı konumda vitesi R konumuna aldığınızda çalışmıyor olması. Önemli bir eksik olan bu durum rakibi BMW 320 ied de bulunmuyor. Ayrıca Mercedes’in bu ekranı sonradan eklenmiş hissini de kişide uyandırması ayrı bir konu. Gösterge panelleri iki modelde de okunaklı. Tasarım gereği Mercedes-Benz C180’in daha başarılı olduğu aşikâr. İki modelde de kapı kollarında yeteri kadar eşya gözü kullanılmış. Fakat burada Mercedes-Benz C 180, vitesi direksiyon arkasındaki bir kola taşımanın avantajını kullanarak daha fazla alan sunmuş. Ayrıca kolçakta sunulan alanında rakibinden daha başarılı olduğu gözleniyor. İki modelde de konsolun üstündeki ekranı kontrol eden joystick sistemin yer aldığı göze çarpıyor. Bu ekranlar bu tuşlarla daha başarılı bir yapıya bürünüyor. BMW burada daha kolay ve kullanışlı ara yüzü ile kullanıcı dostu oluyor. Modellerin ikisi de 3 kollu direksiyon simidine sahip. Sportiflik açısından yine Mercedes-Benz C180 burada rakibinden ayrılıyor. Önde ve arkada sunulan alan her iki modelde de sınır ortalamalarında. İki model de şaft tünelinin yüksek olmasından dolayı orta koltukta oturan misafirlere bir parça sıkıntı yaşatıyorlar.  BMW 320, arka bölümde 480 litrelik bir bagaj hacmine yer vermiş. Bu alan Mercedes-Benz C serisiyle aynı.

 

Motor

BMW 320 i ed’de 1.6 litrelik turbo beslemeli bir motora yer verilmiş. Bu motor 4800 d/d’de 170 Bg güç, 1500d/d’de 250 Nm tork değeri sağlıyor. 1485 Kg ağırlığındaki modele 7,6 saniyelik hızlanma sağlayan motor maksimum 230 Km/s hız değeri sunuyor. Modelin karma tüketim değeri ise 5.4 litre olarak kayıtlara geçmiş. Modelde sürüş modlarına yer verilmiş. 1.6 litrelik ünite Eco Pro, Comfort ve Sport modlara sahip. Sport + modunu burada yer almıyor. BMW 320i ed Eco Pro modunda maksimum ekonomi sunarken Sport modunda performansının zirvesine çıkıyor.  Model ile sakin kullanımlarda 7.9 litrelik performanslı kullanımlarda ise 11.4 litrelik tüketim değeri elde ettik. Hacim küçülse dahi tüketim değerlerinin aşağı indirilememesi ekonomi konusunda kafada soru işareti bırakıyor. Mercedes cephesinde ise makyajlı selefinde bir ara 1.8 litre sonra tekrar 1.6 litre olarak sunulan ünite test aracımızda yine 1.6 litre olarak kullanılmış. Turbo destekli  1.6 litrelik ünite 5300 d/d’de 156 bg güç ve 1200 ila 4000 devir bantları arasında 250 Nm tork üretiyor. Bu motor modele 8.5 saniyelik 0-100 Km/s hızlanma ve maksimum 223 Km/s hız değeri sunuyor. Fabrika verilerine göre karma tüketim değeri ise 5.5 litre. 7G-Tronic şanzıman ile kombine edilen bu ünite BMW modellerinden anımsadığımız sürüş modlarına sahip. Eco, Comfort, Sport, Sport+ ve Invidual olarak sıralanan modlar size farklı sürüş karakterleri sunuyor. Eco modunda tamamıyla ekonomik sürüşler yaptıran modelin gaz tepkileri yumuşuyor ve klima ve benzeri konfor özelliklerinin performansları düşürülüyor. Sport + modunda gücünün son damlasına kadar size hizmet eden model, individual modda ise motor, direksiyon, start stop sistemi ve havalandırmayı istediğiniz şekilde uyarlama imkanını size sunuyor. Model ile Eco modu aktif iken sakin kullanımlarda 7 litre, Sport + ve Individual mod da performanslı kullanımlarda 9.4 litrelik tüketim değerleri elde ettik. Eco modunda gösterge panelinde ekonomik sürüşe yönlendiren bilgileri takip ederek tüketim değerinizi daha da aşağıya çekebilirsiniz.

 

Konfor ve yol tutuş

BMW 320 i ed’de orta sertlikte süspansiyona yer verilmiş. Kalın yanaklı lastikler ile maksimum konfor vadediyor.  Yalıtım konusunda da motor, yol ve rüzgâr sesini iç mekâna yansıtmıyor. Kumaş ve deri karışımı koltuklar uzun yolculuklarda bile sizi yormuyor. Ancak yan destekleri yetersiz olan koltuklar sportif sürüşlerde can sıkabiliyor. ESP yol tutuş konusunda en büyük yardımcınız. Kapalı alanlarda eğlenmek isterseniz model size bunu tamamen kapatma opsiyonu da sunmuş. ESP’yi kapatsanız dahi model ile dengeli viraj almak oldukça kolay. Buna arkadan itişin ve hisli direksiyonun katkısı büyük. Mercedes-Benz C 180 de ise darbe emişi yüksek süspansiyonlara yer verilmiş. Ancak test aracımızdaki gibi 17 inç jantlar tercih ederseniz konforunuz bir parça törpülenebilir. Viraj performansı da başarılı olan model sınırları zorlandığında arkadan kayma gerçekleştirebiliyor. ESP sistemi sayesinde rayında tutulan modelde ESP devre dışı bırakılıyor. Bu durum sizi boş alanlarda arkadan itişin keyfini çıkarabileceğim düşüncesine itebilir. Ancak ESP’yi devre dışı bıraksanız da sistem kayma şiddetlenince müdahalelerde bulunuyor. İçerideki yan destekli ön koltuklar size özellikle virajlarda fazlasıyla yardım sağlıyor. Ayrıca ayarlanabilir baldır destekli koltuklar son derece dikkat çekici.

 

Güvenlik 

Mercedes C serisi katıldığı çarpışma testlerinden 5 yıldız ile ayrıldı. Çarpışma esnasında kabini sağlam kalan model sürücü ve yolcunun iki kaval kemiği dışında tüm uzuvlarına tam koruma sağladı. Yandan araç ile çarpmalarda tam koruma sağlayan model, sabit bariyer çarpmalarında ise göğüs bölgesine sınırda bel bölgesine ise yeterli koruma sağlamış. Arkadan çarpmalarda da boyun bölgesine sağladığı koruma ile Mercedes C serisi çarpışma testlerinden 5 yıldız almayı başardı. BMW ise yeni nesil 3 serisi EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldızla ayrılmayı başardı. Mankenlerin vücudu mükemmel şekilde korundu. BMW, benzer korumayı değişik oturma pozisyonları ve farklı boydaki mankenlerde de tekrarladı. Yan bariyer çarpışma testinde 3 serisi, içerisindekilerin vücudunun tamamını mükemmel korudu ve maksimum puanları aldı. Tekrarlı yan direk çarpışma testinde ise mankenin göğüs bölgesinde yeterli kafa ve karnının alt kısmında ise mükemmel koruma sağladığı tespit edildi. 3 serisini koltukları arkadan çarpışmalarda etkili olan kamçı etkisine karşı mankenin boyun bölgesini mükemmel şekilde korudu.

 

Yorum- Alper Güler

Yine kafa karıştıran ve tercihler konusunda müşterileri zor durumda bırakan bir karşılaştırma ile birlikteyiz. Tasarım anlamında Mercedes-Benz C180 burada rakibinden daha iddialı. Mercedes-Benz C180 son haliyle dinamizmin neredeyse doruklarında. Arka bölümdeki bagaj yükleme alanı ise dikkatimi çeken bir diğer ayrıntı. “Bu aracı olan buna dikkat eder mi?” diye sorabilirsiniz. Ancak bagaj alanlarının eşit olduğu bu durumda bagajı çok kullanan birini bu konuda ince eleyip sık dokuması gerekiyor. İçeride ise C serisi 1 adım önde. Piyano siyahı detaylar, deri direksiyon hepsi çok hoş. Orta konsolda yer alan ekranın; internete akıllı telefonunuzla bağlanma imkânı sunarken vites R konumunda sistem kapalı iken çalışmaması büyük eksiklik. BMW’de ki park kamerasının geri gidişte yardımcı olan manevra çizgileri rakibini bu konuda geride bırakıyor. Sürüş modlarına iki otomobilde de yer verilmiş. Individual ve Sport + modu Bmw 320 i ed de yer almıyor. Individual modu göz ardı edilebilir ancak Sport+ modunda Mercedes’de adaptif süspansiyon sisteminin olduğundan daha sertleşerek size yol tutuş konusunda daha da artı katması önemli bir detay. İki modelde de ESP’nin kapatılıyor olabilmesi güzel bir detay ancak Mercedes-Benz C serisinde ESP tam kapatılamıyor. Bunun yanı sıra C180’deki ESP sistemi BMW 320’ye göre daha temkinli. Yani hiçbir aksiyon yapmanıza neredeyse izin vermiyor. Burada rakibinin çift kademeli ESP sistemi farkını ortaya koyuyor. Gelelim fiyat konusuna. Mercedes-Benz C180 AMG paket ile 150 TL’yi biraz geçiyor. BMW 320 i ed’yi ise M paket satın alamıyorsunuz. Bunun yerine marka bunu size 134 Bin TL etiketli Sport Line paketi ile sunuyor. İki modeli de tartıya koyduğumda benim için ağır basan taraf BMW oluyor. Ek olarak güç takıntınız yok ise 130 Bin TL’ye 316i M sport paketli satın alarak bu sportifliği ikiye katlayabiliyorum. Zor bir tercih ancak karar sizin.

Kaynak: arabam.com